20 yılda 415 çocuk, devlet güçleri tarafından katledildi

Birleşmiş Milletler Örgütü, 1954 yılında oybirliği ile Ekim ayının ilk pazartesi gününü “Dünya Çocuk Günü” ilan etti. Bu tarihten itibaren dünyanın bir çok ülkesi bugünü kutlarken; Kürt çocuklarına ise ölümler, işkence ve zindanlar reva görülüyor. 8164c6408c

Raporlara göre, son 20 yılda 415 çocuk, devlet güçleri tarafından katledildi. Türkiye’de toplumsal gösterilere katıldıkları gerekçesiyle çok sayıda çocuk cezaevinde tutulurken, çocuklar hakkında “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” iddiasıyla 40 yıla varan hapis cezaları isteniyor. Gözaltı ve tutukluluk süreçlerinde işkence ve baskılara maruz kalan çocukların, kaldığı koşullar ve yine ağır ceza mahkemelerinde yargılanıyor olması tepkilere neden olurken Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, çocuklar için yeni bir yasal düzenlemeye getireceklerini söyledi. Fakat Çiçek’in ifade ettiği hükümetin ‘yeni yasal düzenleme’ bu konuda bir çözümden ziyade sadece sorunu erteleyen bir yasa olduğu yönünde eleştirilere maruz kaldı.

Kürt çocukları

Çocuklar İçin Adalet Çağrıcıları Grubu’nun hazırladığı rapora göre, 1989 yılından 2009 yılına kadar son 20 yılda polis ve askerler tarafından 415 çocuk öldürüldü. Raporda, 10 ile 17 yaşlarında olan çocukların başta Şırnak, Mardin, Hakkari, Amed, Muş, Van, Ağrı olmak üzere özellikle bölgede birçok il ve ilçelerde devlet güçleri tarafından öldürüldüğü belirtildi. Bu ölümler karşısındaki yargı kararları da uzun süre tartışıldı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin polislerce öldürülen Uğur Kaymaz davasında ‘polislerin meşru müdafaa sınırları içinde kaldığı’nı belirterek yargılanan 4 polis memuru hakkında beraat kararı vermesi de sadece bir örnek. Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, Siirt’te, Abdullah Aydan’ı öldüren uzman çavuş ile ilgili beraat kararında ‘bölgenin özelliklerini’ gerekçe göstermesi ölümlerin önünü açan bir karar oldu. Yargıtay’ın Aydan kararı sonrası dillendirilen kaygılar üzerinden çok geçmeden haklı çıktı. Çünkü Amed’in Lice İlçesi’nde 12 yaşındaki Ceylan Önkol karakoldan açılan ateş sonucu parçalanarak yaşamını yitirdi. Savcı olay yerine 3 gün sonra gitti. Küçük kızın ceset parçalarını köyün imamı ile ailesi birlikte topladı. 5 gün sonra köye giden insan hakları heyeti olay yerinde hala ceset parçaların bulunduğu belirterek, yetkilileri olayı aydınlatmaya çağırdı.

Güvenlik kaygısı

Hakimlerin ve savcıların özgürlükçü bir hukuka sahip olmadıklarını belirten Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, “Sürekli güvenlik kaygısı ile evrensel hukuku çiğnemek güvenliği sağlamayacaktır. Bu tutumlar insanların vicdanlarını sızlatmaya devam edecek ve protestoların artmasına neden olacaktır. Öncelikle hakim ve savcıların da kafaları değişmesi gerekir” diye konuştu. İnsanların düşüncelerini ifade etmemesi “bir polis devletinde yaşıyoruz” anlamını taşıdığını belirten Kozağaçlı, bu konuda ciddi bir mesafenin kaydedilmesi gerektiğini belirtti. Savcı ve hakimlerin bu yönlü tutumlarının devam etmesi durumunda Türkiye’nin hukuk kavramını kullanamaz duruma geleceğini savunan Kozağaçlı, Türkiye’nin hukuk devletinden uzaklaşmış olacağını ifade etti.

SERKAN KURT/ DİHA/ANKARA

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s