İnfazların sırrı Özel Harp’te

İnfazların sırrı Özel Harp’te
Taraf / HELİN ALP – Istanbul – 31.12.2009

Günlerdir aramanın yapıldığı Özel Harp Dairesi, Susurluk Raporu’nda da yer aldı. Öldürülen Kürt işadamları için infaz emrinin bu birim tarafından kararlaştırıldığı ve ifa edildiği belirtiliyor

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a suikast soruşturması kapsamında aranan ve eski adı Özel Harp Dairesi olan Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı’na ilişkin iddialar, Kürt işadamlarına yönelik cinayetleri yeniden gündeme getirdi.

Ergenekon Davası’nın görüldüğü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen Susurluk Raporu’nun “devlet sırrı” gerekçesiyle gizlenen 12 sayfasında yer alan bilgiler bu cinayetlere ışık tutuyor. Gizli bölümlerde Kürt işadamlarına yönelik suikastlar ve Özel Harp Dairesi’nden söz ediliyor. Raporun 75-77-78. sayfalarında Kürt işadamı Behçet Cantürk’ün öldürülmesine ilişkin bölümde şöyle deniyor: “Kim olduğu ve ne yaptığı aşikâr olmasına rağmen devlet, Behçet Cantürk’le baş edememiştir. Yasal yollar yetmemiş neticede Özgür Gündem gazetesi plastik patlayıcılarla havava uçurulmuş, Cantürk’ün devlete biat etmesi beklenirken adı geçenin yeni bir tesis kurmak üzere harekete geçmesi üzerine, Türk Emniyet Teşkilatı tarafından öldürülmesi kararlaştırılmış ve karar infaz edilmiştir…”

1990’lı yıllarda kaçırılan Behçet Cantürk, Savaş Buldan, Adnan Yıldırım, Hacı Karay gibi birçok kişi faili meçhul cinayete kurban gitti. Aradan yıllar geçmesine karşın cinayetler üzerindeki sis perdesi kalkmadı.

Aramalardan sonuç çıkabilir
Diyarbakırlı Behçet Cantürk, 14 Ocak 1994 tarihinde şoförü ile birlikte Sapanca’da ölü bulundu. Cantürk şakağına sıkılan tek kurşunla öldürülmüştü. Cantürk ailesi adına konuşan Avukat Mehmet Celal Baykara’ya göre Özel Harekât’taki aramalar, bazı belgelerin ortaya çıkmasını sağlayabilir. Cantürk ve Medet Serhat’ın dosyasının Kadıköy ve Sapanca savcılığında bekletildiğini belirten Baykara, “Ergenekon sanıkları ile dönemin Başbakanı Tansu Çiller ile Mehmet Ağar’ın ifadelerinin alınması yönünde talepte bulunduk. Bir buçuk yıldır yazılı ya da sözlü hiçbir sonuç almış değiliz. Ergenekon soruşturması bu bakımdan çok önemlidir. Özel harekattaki aramalarda bazı belgelerin ortaya çıkma ihtimali var” dedi.

Kim adına işlendiği belli değil
Cantürk’ün arkadaşı ve aynı zamanda avukatlığını da yapmış olan Medet Serhat da Cantürk’ten 11 ay sonra 12 Kasım 1994 tarihinde, İstanbul Erenköy’deki evinin önünde öldürüldü. Medet Serhat’ın oğlu Rumet Serhat babası öldürüldüğünde 16 yaşındaydı. Babasının öldürülme nedenini “şahsi menfaatleri için devletin adının kullanıldığı adi cinayetler” olarak açıklayan Serhat, şunları söyledi: “Babam ve şoförümüz öldürülürken annem ağır yaralı olarak kurtulmuştu. Çok travmatik bir durumdu benim için. Kimsenin yaşadıklarımı yaşamasını istemiyorum. Ergenekon Davası son zamanlarda bizim için çok önemli fakat bir buçuk yıldır üç kere müdahil olmak için başvurduk. Bu davalar demokratikleşmenin önünü tıkayan davalardır.”

Suçu varsa cezasını çekseydi
Eski DEP Milletvekili Mehmet Sincar ise 1993 yılında faili meçhul cinayetleri soruşturmak üzere gittiği Batman’da uğradığı silahlı saldırı sonucu öldü. Taraf’a konuşan eşi Cihan Sincar, şunları söyledi: “Bir insanın suçu varsa hukuk var, suçu neyse cezasını çekebilir. Yeni yıl için tek dileğim bir anne olarak kimsenin ölmemesi. Eşimin katillerinin bulunmaması Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bir ayıbıdır. Bu bir siyasi cinayettir. Kimseyle bir düşmanlığı olmayan bir milletvekiliydi. İstenirse gerçek katilleri ortaya çıkarılır.”

Umudumuz Ergenekon davası
Öldürülen Kürt işadamlarından Savaş Buldan’ın eşi BDP Milletvekili Pervin Buldan, özellikle 91-94 yılları arasında terörle mücadele adı altında binlerce kişinin faili meçhul bir şekilde öldürüldüğünü söyledi. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller ve Bakan Mehmet Ağar’a yönelik suçlamalarda bulunan Buldan, şunları söyledi: “4 Kasım 1993’te Başbakan Tansu Çiller ellerinde PKK’ya haraç veren işadamlarının ve sanatçıların listesi olduğunu açıkladı ve ‘onlardan hesap soracağız’ dedi. Bu açıklamadan sonra cinayetler işlendi. Susurluk Komisyonu tarafından açıklanan rapor, sansürlü olarak yayımlandı. Aslında bu raporlarda kimlerin hangi cinayetleri işlediği ve nasıl vurduğu yazıyor. Bu cinayetlerin çözümü için Türkiye’nin eline fırsatlar geçti. Bunlardan en sonuncusu da Ergenekon Davası’dır. Bu dava çektiğimiz acıları dindirmez ya da gidenleri geri getirmez ama karanlık olayları açığa çıkaracak olması bakımından önemlidir. Özel hareket ya da başka güçler, ne olursa olsun bu karanlık olayların açığa çıkması gerekir.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s