Vazgeçilen Değerler

Vazgeçilen Değerler

Robin Welat

“Kürt siyasetçisi ve aydını” İhsan Aksoy’un Taraf Gazetesi’nden Neşe Düzel’e verdiği röportajda Kürt belediye başkanlarının gözaltına alındığı ve adına “KCK operasyonu” denen zulmü haklı gösterecek açıklamalarını esefle okudum. Türk basınında onlarca, yüzlerce köşe yazarı, yine onlarca, yüzlerce düzen siyasetçisi zaten Kürt belediye başkanlarının tutuklanmasını destekleyen yazılar yazdılar. Peki Kürt cephesinden bir “siyasetçi”nin desteğine ihtiyaç var mıydı acaba? Türk köşe yazarları ve siyasetçilerinin vurduğu darbeler yeterli değil mi ki Kürtler adına siyaset yaptığını söyleyen bir şahıs da bu koroya katılıyor? KCK yapılanmasını, Türk basını ve siyasetçisi bilmiyor mu? Halkın oylarıyla seçilmiş bir Kürt belediye başkanını, bir siyasi komiserin kuklası olarak göstermek adına siyaset yapılan halka da saygısızlık değil midir?

Neden diye soruyorum kendi kendime ve mantıklı bir yanıt bulamıyorum. Adına siyaset yapılan halktan destek görmemek, bir belediye meclis üyeliği bile kazanamamak, bir belediye başkanlığı, bir milletvekilliği bile çıkaramamanın verdiği öfke, nefret ve intikam hissiyle söyleniliyor olmasın sakın bu sözler.

Bütün Kürt belediye başkanları ve siyasetçileri cezaevlerine atıldığında yerine onların nasıl KCK’den emir alan kuklalar ve memurlar olduğunu anlatanları mı koyacak devlet? Bu halk, acaba kendi oylarıyla seçilenleri bir nevi ihbar edenlere mi oy verecek?

Daha önce Ümit Fırat da, rahmetli Abdulmelik Fırat da ve daha niceleri Kürt ulusal hareketine saldırarak Kürtlükler’ini sırat köprüsünden geçirmişlerdi.

Bir akademisyen değilim, bu nedenle Kürt siyasetçi veya aydını nedir dendiğinde iyi bir açıklama yapabilecek kapasitede görmüyorum kendimi ama Kürt siyasetçisi veya aydını ne değildir diye sorulduğunda söylenecek sözüm var.

Kürt gençlerinin taşladığı düşman kalelerinin burçlarında düşmana omuz verip Kürt çocuklarına ok fırlatan bazı Kürt siyasetçileri ve aydınları yarın öbür gün hangi yüzle Amed, Hakkari, Batman vb sokaklarında dolaşacaklar. Şu anda mücadeleyi yürüten hareket ve onun kadroları ne kadar hata yaparsa yapsın durdukları yer itibarıyla her zaman haklılıklarını koruyacaklardır. Düşman kalesinin burçlarından inmek bazı Kürt aydınlarına mücadeleyi yürütenlere yol gösterici ve hataları düzeltmeye yönelik eleştiri yapma hakkını sağlayacaktır.

Kürt aydınlarının ve siyasetçilerinin görüşlerini özgürce ifade etmelerinden ve herhangi bir tehdide maruz kalmamalarından yanayım ama kendilerinin de hangi halk için mücadele ettiklerini unutmamalarını ve kendilerine mikrofon uzatan, sayfalarını açan ve Kürt ulusal hareketine küfretmelerini isteyen Türk basın-yayın kuruluşlarına karşı dikkatli olmaları gerektiğini bilmelerini isterim. Türk televizyonlarında ya da gazetelerinde isimleri geçecek diye Kürt ulusal hareketine küfretmek gerçekten kabul edilebilecek bir şey değil. Bazen susmak ve beklemek düşmanla yanyana durmaktan çok daha anlamlı bir eleştiridir.

Aydının görevi birilerine hoş gelecek sözler sarf etmek değildir, ama Kürt aydını ille de birilerine hoş gelecek sözler sarf etmek istiyorsa yıllardır baskı ve zulüm altında inleyen Kürt halkına ve onun direnen çocuklarına şefkat dolu birkaç cümleyle bu işe başlayabilir.

Robin Welat

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s