Ordu, Cami Bombalamaz!

Ordu, Cami Bombalamaz!

Günlerdir basında “Ordu cami bombalar mı bombalaz mı?” tartışmaları yapılıyor. Kanaatimce tartışmalar ya saptırılıyor ya da yanlış bir eksen üzerinde yürütülüyor.

Cami nihayetinde bir ibadethane ve insanların Allah’a sığındığı bir mekan. Daha dün Taliban Budha tapınağını yıkmadı mı? Ya Endülüs Camilerini kim yaktı? Kütüphaneler de birer ibadethane. İskenderiye Kütüphanesini ister M.Ö I. Yüzyılda Sezar, isterse M.S 4 yüz yıl sonra Hıristiyan İmparator I. Theodosius ve isterse, M.S. VII. Yy. da Müslüman Orduların Komutanı Amr İbnul As yaksın, sonuçta din ve devlet adına yakılan bunun gibi yüzlerce ve belki de binlerce mabed vardır. İnsanlığın ortak mülkü ve değeri olan bu tür mabedlerin yıkılıp yakılmasını ilahi kudret ve adalet şiddetle cezalandırır.

Örneğin İskenderiye Kütüphanesinin yakılması, insanlığın 1500 yıl Ortaçağ karınlığında debelenmesine neden olmuştur.

Her şey aslına dönüyor ve insanlık bu zorbalığı lanetliyorsa demek ki sorun taştan topraktan yapılma cami, kilise, havra yada kütüphane yakma/yıkma sorunu değil, tabiat ve insan doğasıyla oynama sorunudur.

Kutsal kitaplar ve dini kaynaklar ilahi ölçülerle (doğal dengeyle) oynayanların hazin sonla buluştuklarını örnekler vererek anlatmaktadır.

Erkeği kutsayıp kadını lanetleyen Lut Kavmi, Tanrısal kimliğe bürünen Nemrut ve Firavn’un başına gelenler ile yakın dönemde « Ari Irk » yaratmak isteyen Hitler’in yaşadığı/yaşattığı drama ve devleti kutsayan Mussoluni benzeri kişilikler, doğal gelişim yasalarıyla, doğayla, doğal ölçülerle oynadıkları için sonları helak olmuştur.

İlahi (doğal) ölçülerle oynamak zulümdür. Allah (c.c) her olayın kendi mecrasında ve doğal akışında gelişmesini emretmiştir. Dolayısıyla doğal gelişimle oynamak ta zulumdür.

Zulüm, Arapca Za, Le, Me kökünden gelen bir kelimedir. Arap dil bilimcileri zulümü,  bir şeyi kendisine ait olan yerin dışına koymak, eksiltmek, çoğaltmak, mahiyetini değiştirmek olarak tanımlamaktadırlar.

Bu tanıma göre, bitkilerin, hayvanların ve insanlığın doğal yapısıyla, doğal dengeyle onamak ta zulüm tanımı kapsamına girmektedir.

Bu anlamda ister devlet ve isterse kişiler yapmış olsun. Bireyleri ve toplumu kendine zorla benzeştirmek, zor yoluyla kendisi gibi davranmasını istemek de zulümdür.

Şimdi Türkiye’de « Balyoz Darbe Planları » tartışılıyor. Balyoz Darbe Planı, bir bütün olarak, ordunun milyonları zor ve hile yoluyla kendi istem ve doğrultusunda hareket etmesini sağlama projesidir.

Bu zulüm projesini deşifre eden bazı çevreleri Genelkurmay tehdit etmekte, korkutmaya çalışmaktadır. Uyuşturulmuş Türkiye Müslümanlarına da « Allah Allah diyerek taaruzu geçen bir ordu, nasıl olur da camileri bombalar ? » diye masllar anlatmaktadır.

Sanki cumhuriyetin ilk dönemlerinde camileri at ve katır tavlasi yapan onlar degildi de uzaylılardı ! Sanki Tekke ve Zaviye Kanunu cikararak, binlerce ulemayı yok eden onlar değildi de Gavur Avrupalıydı!

Bu ordunun Türkiye’de neler yaptığını pek o kadar bilmiyoruz. Ama Kürdistan’da yakmadıkları medrese ve cami yoktur.

Çok uzaklara gitmeye gerek yok. Diyarbakır/Lice camisini 1993 yılında bu ordunun helikopterli bombalamadı mı? Şu fotoğrafta görülen bizim köyün camisi. (Riz/Sağgöze/ Bingöl/Genç) Bu caminin üstüne tonluk kazan bombaları da bu ordunun F16 uçakları tarafından Allah! Allah nidalarıyla atılmıştır.

Bu cami bombalanırken Kuran ve ilmi kitaplarla doluydu. O bombalamada etrafa saçılan Kuran parçalarını bu gün bile toplamak mümkün. Tonluk iki kazan bombasının atıldığı bu caminin içinde metrelerle ifade edilen çukurlar açılmıştır.

1979-80 yıllarında sırtıyla kum ve taş taşıyarak bu camiyi inşa eden bilge insan Hafız Sıddık Turhallı’da yine bu ordu ve beslemeleri tarafından 28 Ağustos 1992 yılında Diyarbakır’da cadde ortasında kurşun yağmuruna tutularak katledilmiştir. Fotoğrafta gördüğünüz mezar taşı da Türk ordusunun Hizbul-kontra eliyle katlettiği bir din bilginine aittir.

Kürdistan’da bu kadar pervasızlaşan bir ordu aynı işi neden batıda da yapmasın veya yapmaya kalkışmasın? Kaldı ki bu ordu Müslüman Türk halkının ordusu değil ki! Türk halkının çocukları bu ordunun sahibi değil, piyade erleridir. Zavallı piyade erlerin tek hakkı ve yetkisi de karavana kaşıklamaktır. Karavana kışıklama dışında ne Türklerin ve ne de Kürtlerin bu orduda hiçbir hakkı yoktur. Bir gerçeği tekrar tekrar vurgulamakta yarar var. TSK, Türk halkının ordusu değil, Generallerin çıkar bekçisidir.

Yüz yıldır bu ordu hile ve yalan üzerine zorba bir iktidar yürütmektedir. Bu zulumdür. Zulum, ölçü ve mizanla oynamadır.

Şehir bombalayan, köyleri yakıp yıkan, binlerce masum insanı yol ortasında kurşunlayan, öldürdüklerinin mezar taşlarına bile tehammül etmeyen, halkın maddi değelerini gasp eden, mukkedesatına küfür eden, namusuna el uzatan, insanlarımızı asimile edip kendisine yabancılaştıran, dile, dine, mezhebe yasak koyan cezalandıran bir ordu, doğal dengeyle oynamış, ilahi kudretle alay etmiş demektir.

« Sakın dengeyi bozmayın ! » ( Rahman suresi ayet 8) Dengeyi bozanlar kendi sonlarını da hazırlar. Bu kadar zulmün müssebbibi olan Türk ordusu ilahi kudretle/doğal dengeyle oynamıştır. Ekranlara konuşan zalim generallerin ağızlarındaki köpükle boğuluyor gibi görünmelerinin nedeni, helaka doğru giderkenki süreçte yaşadıkları korku ve paniktendir.

İlhi kudret yada doğal yasalar geneldir. Ne ağayı beyi tanır ve ne de Kürdü Türkü, Almanı, İngilizi ! Kürtler bu nizamın içinde sadece bir parça. Kendisine yapılan bir şeyi hoş karşılamayan kişi, yapı yada siyaset aynı şeyi başkasına yapıyorsa zulüm yapıyor demektir. Zulüm döngüsüne kapılan kişi, yapı ya da siyasetlerin sonu hep helak olmuştur. Kürtlerin diğer halklarla ve kendi aralarında ki ilişkilerde bu ilahi düzenden çıkaracakları çok şey vardır. Unutulmasın ki toplumsal huzur ve refahı getiren adalettir.

Topluma deli gömleğini giydirmek, ölçüleri zorlamak hiç kimseye hiçbir şey kazandırmaz. Kaybettirir. Milyonluk Türk ordusuna kaybettirdiği gibi.

Allah Kelamı ne diyor :

« Sakın dengeyi bozmayın! »

Hafız Ahmet TURHALLI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s