Yine mağduriyet mevsimi geldi

Yine mağduriyet mevsimi geldi

10/02/2010
sahinha@yahoo.com
Haluk Sahin
Sekiz yıldır iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi yöneticileri yine mağduriyet makamından çalmaya başladılar. Bunun erken seçim işareti olabileceğini söyleyenler var.
AKP’nin şanslı bir parti olduğunu biliyoruz. Ne zaman işler ters gidip, biraz sıkışacak olsa bir şeyler imdadına yetişiveriyor…
Şanslı olmak demek, şans perisinin dolaştığı yerlerde bulunmayı gerektirir derler. Belki de bunu iyi beceriyorlar.
AKP seçim dönemlerinde ‘mağduriyet’ psikolojisini kullanarak çok başarılı sonuçlar aldı. 2007 Temmuz’unda yüzde 47’e çıkmasının ve kendi has adamını Cumhurbaşkanı seçtirmesinde, cesaretle kışkırtılan ve ustalıkla yönetilen bu psikolojinin önemli rolü yadsınamaz. Parti liderinin biyografisi de bu role, yani ‘Cumhuriyet döneminde ezilen ve horlanan dindar kitleler’in temsilcisi rolüne uygun düşüyor.
Son sekiz 10 yıldır istendiği zaman ön plana çıkarılan bellibaşlı mağduriyet konularını biliyoruz: Türban ve imam-hatip katsayısı. Geçen hafta içinde ikisi birden hortlamasın mı!
Bunların her ikisi de, taban tarafından haksızlık olarak algılanan ve AKP’ye oy getiren konular. Mağduriyet kat sayısı açısından bunları geride bırakan iki konu var: Askerin siyasete müdahalesi ve partiye karşı açılmış kapatma davası.
‘Balyoz’ darbesi iddiasını birincinin yerine koyabiliriz. Buna bir de, Ankara kulislerinde sözü edildiği üzere, kapatma davası eklenirse AKP’nin işi ballı kaymaktır… Mağdurların şahı olur ve ilk seçimde en az yüzde 50 oyla seçilir.
Normal demokrasilerde sekiz yıldır iktidarda bulunan siyasi partiler, bu süre içindeki icraatlarıyla övünür, seçmenden yaptıklarının puanını almaya çalışırlar.
Sekiz yıldır muhalefette bulunan siyasal partilerin ise, haksızlığa uğramışların mağdur savunucusu rolünü oynamaları olağandır. Erk musluklarından uzakta kalmaları onları zor durumda bırakmıştır. Mazlumdurlar.
Türkiye’de durumun tam tersi olduğunu gözlüyoruz..
Aslında yalnızca bizde değil, her yerde popülist liderler mağdur rolünü severler. Bu açıdan en sevdikleri öcüler elitlerdir. Para babaları, büyük medya, yargı, büyük toprak sahipleri, yabancı güçler vb. gibi ‘şeytan’lar, gerektiği zaman, örneğin seçim yaklaşırken taşlanır. Kitleler buna bayılır. Diğer sıkıntılarını unutur, liderin çevresinde toplanır.
Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez bu yöntemin en büyük ustalarından biridir.
Bize dönecek olursak… Mağduriyet söyleminin patlama yaparcasına geri dönüşünde, Tekel direnişinin payının olabileceğini düşünüyorum. Çünkü başlangıçta önemsenmeyen bu direnişten, büyüyen bir muhalif hareket çıktı. Bu kez mağdurlar ve mağdur edenler yer değiştirmişti. Ola ki, mağdurluğun tekelini başkalarına bırakmak istemeyenler bundan hiç ama hiç hoşlanmadılar ve seslerini yükselttiler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s