Şivan’ın dönüşü

Hasan Bildirici

Tarih: 13 Şubat 2010 Cumartesi

Epeyi zamandır Şivan Perwer’in Türkiye’ye dönüşü konuşuluyor. “Yüzüklerin Efendisi’ndeki ülke kurtaran “Kral’ın Dönüşü” gibi bir anlam yükleniyor buna. Daha önce de söylemiştim, sürgündeki Kürt aydınlarının, siyasetçilerinin ve sanatçılarının karar verip dönmeleri konusunda söylenecek fazla bir şey yoktur. Kürt aydın ve siyaset dünyası ortak davranma yetisinden yoksun olduğu için, bu konuda hayal görmenin lüzumu da yok. Vakti gelen, gitmesi gerektiğine inanan kişi, kişiliğini ve onurunu koruyarak gider sınırlara dayanır

2000 yılında, yaşadığım ülkenin Türk konsolosluğuna pasaport için ben de başvuru yapmıştım. On yıldır cevap yok. Devletlik değil, çetecilik yaptıkları ve devleti, kendi milliyetçi ve dinci gruplarına peşkeş çektikleri ve kendi katillerini ve uyuşturucu tacirlerini kırmızı ve yeşil pasaportlu gezdirdikleri için bizlere normal vatandaşlık sırası gelmiyor. Türk sömürgeciliği altında normal vatandaşlık durumunu zaten hiçbir zaman yaşayamayacağız… Kürt iktidarını da onun için savunuyoruz.

Şivan Perwer’in dönüş tartışmaları tam bir tiyatroya dönüştü. İşsiz güçsüz kalan Türk köşe yazarları şöyle bir Avrupa’ya uğruyor, Şivan Perwer ile bir iki laf edip, iki de fotoğraf çekiyor, sonra ülkesine döner dönmez de Şıvan’lı bir köşe yazısı döşüyor: “Dönmek istiyor”, “dönecek”, “dönmeye hazır”, “tarih açıklanıyor”, “açıklanacak”… “Şivan sürpriz yapacak!”

Bu yetmedi, işin içine Başbakan ve bakanlar girdi. “Şivan gelsin” diyorlar.

Şivan da, tam gitmek üzereyken “Türkiye beni kaldırmaz!” diyor.

Bu ara, Nobel edebiyat ödüllü Orhan Pamuk, bir milliyetçi saldırıya kurban gitmemek için ülkesine gitmekten korkuyor.

Şivan’ın Türkiye’ye gitmesi niye bu kadar önemli, devlet niye bu kadar ilgi gösteriyor? Şivan tutsak mı? Şivan yoksulluk içinde mi? Şivan aç mı? Şivan şarkılarını mı ulaştıramıyor? Şivan, Kürdistan sorununun kaderini belirleyecek bir kişi mi? Cezaevlerinin Kürt çocuklarıyla dolu olduğu, belediye başkanlarının tek sıra halinde dizilip tutuklandığı bir zamanda devlet için Şivan’ın dönmesi niye bu kadar önemli?

Garip ve anlaşılmaz bir durum diyeceğim, ama AKP’nin ve Türk gazeteciliğinin önemli adamlarını Şivan’ın yanında görünce manzara anlaşılıyor.

Olabilir, şarkılarıyla binlerce Kürdü dağa gönderen Şivan Perwer, Türk yönetimin Kürtler üzerindeki hakimiyetini kabul ediyor olabilir. Kürtlerin çoğu kabul ediyor artık. Çocuklarını isyana kaldırıp, onların küllerinden elde ettikleri kıytırık olanaklarla yeniden Türk boyunduruğuna girmek bir Kürt alışkanlığıdır. Bu kez olacak olan da budur. Kürt sanatçıların ve siyasetçilerin çoğu tıpış tıpış gidecek ve devletin dizi dibinde oturacak.

Ama şişeden çıkmış Kürt halkının yeniden devletin dizi dibine oturup oturmayacağı belli değildir. Bana sorarsanız, ufuksuz aydın ve siyasetçilerine rağmen Kürt halkı bu saatten sonra samimiyetsiz bu devletin dizi dibine ve kucağına oturmaz. Bunu yaşayıp göreceğiz.

Şivan Perwer adına, her konser öncesi basına gönderilen açıklamalarda, “Şivan Perwer’in açılım konusunda önemli açıklamalar yapacağı” bildiriliyor. Şivan Perwer, bir siyasetçi değil, sanatçıdır. Sanatçılar, siyasetle ilgilenebilir, ancak sömürge ulusun sanatçılarının yapacağı siyasal açıklamalar ulusun genel siyasal eğiliminin bir tamamlayıcısı olabilir ancak. AKP’ye bu kadar övgü ve öpücük göndermenin anlamı ne?

Şivan Perwer düne kadar Türkler ve Türk devleti için bir anlam ifade etmiyordu. Dincisi, ulusalcısı, milletvekili, gazetecisi Şivan Perwer’in yanına uğruyor şimdi. Şivan da bundan memnun. Ama sanatçının, hele bir Kürt sanatçısının iktidarla, hele sömürgeci bir iktidar ve basınıyla bu kadar içli dışlı olmasının riskleri biliniyor mu?

Şivan Perwer’in Türkiye’ye dönmesi üzerine Türk basınında bir çok yazı ve röportaj okudum. Türk basını ve iktidarı bir işe el atmışsa, o işten Kürtler lehine genellikle bir şey çıkmaz. Türk sanatçıları ve gazetecileri Kürtleri o kadar çok seviyorlarsa, varlık ve olanak içinde yaşayan Şivan perwer’e koşacaklarına, öncelikle hapishanedeki Kürdistan yetimi çocuklara koşsunlar. Mağdur olan o çocukların ve seçilmiş belediye başkanlarının topluma dönmesi için uğraşsınlar…

Şivan Perwer, Diyarbakır’da bir milyon kişiye konser vereceğini söylüyor. Şivan Perwer’in dönüşünden Kürt halkı ne kadar heyecan duyar bilmiyorum. Şivan Perwer’in dönecek olmasından dolayı benim duyacağım bir heyecan yok. Ağır travma koşulları altında kendi dönüşümden de bir heyecan duymam. Yüzde sekseni açlık sınırı altında yaşayan Kürt halkının da bundan kazanacağı bir şeyin olacağını sanmıyorum. Belki, eğer PKK de destek verirse Şivan Diyarbakır’da görkemli bir iki konser verir. Hepsi bu kadardır.

Ondan sonra da herkes, yaşadığı travma sorunun ağırlığı altına geri döner.

Şivan Perwer’in kendisi, çeteciliğe ve adam ayartmaya denk düşen şikeli devlet ve basın ilişkilerini ret etmesi gerekiyor. Şivan’a yakışan budur.

Dönmek istiyorsa, Türk basınını ve iktidar elemanlarını bunun dışında tutar. Ulusalcısına, dincisine, bilcümle yamuk yumuk kişiye öpücükler göndermez. Hak sahibi bir vatandaş olarak ilgili kuruma başvurusunu yapar, ölçüp biçer, dostlarının karşılaması eşliğinde Türkiye’ye ve Kürdistan’a adımını atar. Ama adımını mağrur atar. Devlete mesafeli atar.

Bunun dışındaki her şey abartıdır.

Kürtler ise her türlü abartıdan ve Şark tezgahından bıkmıştır.

Hasan Bildirici
bildiricihasan@hotmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s