Alevilik ve İslam


Alevilik ve İslam

Hasan Bildirici

Tarih: 1 Mart 2010 Pazartesi

Rahmetli babam bana çok kızdığında, “Kızılbaş oğlu Kızılbaş!” diye küfür ederdi. Ben Kızılbaşlığı babamın küfürleriyle tanıdım. Daha sonra doğup büyüdüğüm Bitlis Şehrinde, Şafilerin ve Hanefi mezhebinde olanlarının tümünün “Kızılbaşlığı” bir küfür olarak kullandıklarını duydum, gördüm. Sadece bu kadar da değil, bizim orada herkes Alevilerin, ana, bacı, kardeş demeden birbirleriyle yattığını söylerdi. Okuduğum yatılı ilk ve orta okulda, dinci hocalar Alevi olduklarını düşündükleri kızlara zorla namaz kıldırırlardı. Ama onlar hiç bir zaman Alevi olduklarını söylemezlerdi.

Biraz daha aklımın kestiği Tatvan ortaokulunda, Alevi olduğundan kuşkulandığımız Dersimli ve Bingöllü çocukları birbirimize gösterdik. Onlarla ne zaman bir araya gelsek, nasıl “mum söndürdüklerini” sorardık. Alevi çocuklar da, öyle bir şeyin olmadığını kızara bozara anlatırlardı. Onbeş yaşında solculuğa başladığım için bizim orada Alevilerin aşağılık bir iftira altında yaşadıklarını erken fark ettim.

Babam ilginç bir adamdı. Bir gün bana:

“Arnavut oğlu Arnavut” diye küfür etti. O zaman güldüm:

“Niye gülüyorsun?” diye sordu.

“Doğruyu söyle baba,” dedim. “Sen hiç Arnavut gördün mü?”

Görmediğini söyledi. Dedim o zaman bir kötülüğünü de görmemişsindir.

Bizim toplumumuzun yargı ve düşüncelerinin çoğu abartılı söylenceler üzerine kuruludur. Amcalarım, babam, halalarım soyumuzu, Hazreti Ömer ve Hazreti Ebubekir’e dayarlardı. Sonra bir baktım ki, bizim orada herkes soyunu onlara dayıyor. Bir ara İmam Hasan’ın torunları olduğumuzu söylediler. Ama mahallemizdeki rakip komşularımızın sülalemize ilişkin görüşleri bence daha isabetliydi. Yedi amcam ve biz fakir olduğumuz için, zengin komşuların bahçesine girdiğimizde, komşu kadınlar bize:

“Aç İskenderin piçleri!” diye hakaret ederlerdi.

İskender, babamın babasının adıydı. Sonra bir araştırdım ki, dedem gerçekten çok fakirmiş. Amelelik yapıyormuş. Sekiz oğul, dört kızı tek odalı evde büyütmüş. Sanırım bu yoksulluktan olsa gerek, soylarını itibarlı bir yerlere dayamak istiyorlardı, ama varlıklı komşularımızın kadınları gerçeği suratımıza çarpardı.

“Aç İskenderin piçleri!”

Piç değildik, fakat dedemizin İmam Hasan veya Ömer soyuyla ilgisiz yoksul biri olduğu doğruydu.

Toplumun vefat etmiş insanlara ilişkin görüşleri de ikiyüzlücedir. Kimin adı geçse:

“Allah rahmet etsin, eyyi adamdı!” derler.

Adı çok sık konuşulan, ancak sağlığına yetişemediğimiz bir büyük amcamızın ismi çok geçerdi. Neşeli bir anında babama, bu amcamızın sağ iken kendisine yaşattığı bir hatırayı anlatmasını istedim.

“Oğlum,” diye anlatmaya başladı. “Kıtlık vaktiydi. Açtık, ayakkabısızdık, bu amcamız bir kazan bulgur pilavının üzerine bir kuzu oturtmuş yiyordu. Biz aç yeğenleri bir parça düşer diye amcamızın etrafında fır dönüyor, köşe bucak bakıyorduk. Aha şu kapının burasından kafamızı uzattık mı, elindeki tahta kaşığı zınkkk diye kafamıza oturturdu…”

Babamın anlattığı bu olayla biz doğmadan vefat etmiş amcamın portresi kafamda netleşmişti. Ama toplum, onun veya başka bir ölümlünün adı geçtiğinde:

“Allah rahmet etsin, eyyi adamdı!” demeyi sürdür.

Bir olay daha anlatıp konuya geçeceğim. Cezaevinden tahliye olduktan sonra İzmir’de kalan amcamı ziyarete gitmiştim. Yaşlı bir yakınımız, devlet hastanesinde ölümün eşiğindeymiş. Amcamla görmeye gittik. Odasına girdiğimizde, yaşlı akrabamız doğruldu:

“Çekilin, tabutum geliyor,” dedi.

Amcam oraya çöktü. Ağladı:

“Oğlum Hasan, ben sana demiştim soyumuz mübarektir,” dedi. “Bak kendi cenaze törenini görüyor.”

“Amca,” dedim. “Bu bir insan halidir. Hasta olan, ölmek üzere olan, acı çeken her insan tabutlu kabuslar görür. Ben de ölüm oruçları ve işkencelerde böyle kabuslar gördüm.”

Amcam birden öfkelendi ve şöyle dedi:

“Sizin gibi inançsız evlatlar doğduktan sonra soyumuz bozuldu!”

Dinlerle ilgili yazılanların çoğu, babamın, amcamın, yaşlılarımızın anlattığı gibidir. İşin aslı nedir, ne değil bilen yok. Eldeki belgeler ne zaman yazılmış onu da bilen yok. Kimlerin kaleme aldığı da bir söylence. İnsanın geçmişi, garip, basit, ama karmaşık…

Kürtler ne zaman Müslüman oldu sahi? Tarihçiler 700’lü yıllardan söz ediyor. Demek 1300 yıl önce. Bir insan ömrünü ortalama elli yıl sayarsak, 26 dedemiz öncesinde Kürtler Müslüman değildi. Zerdüşt inancından olduğunu söylüyorlar. Kürtlerin Arabistan’a en yakın şehri Urfa ve Mardin’dir galiba, Arap atlıları ilkin bu şehirlerin altını üstüne getirmiş olmalı. Aleviler en çok Atatürk cumhuriyetinin bile zor girebildiği Dersim ve civarında yaşadıklarına göre, Arap atlılarının oraya ulaşması imkansız gib… Bana sorarsanız Arabistan’dan yola çıkan İslam dini, benim amcamın soyumuzu yorumlaması gibi, söylence ve el değiştire değiştire Dersim’e varıyor ve şimdiki halini alıyor… İslam’ın çıkışı ve yayılışıyla uzaktan yakından ilişkisi olmayan Alevi Kürtler İslam dinini eski alışkanlıklarını da gözeterek kendilerine göre yorumlamışlar… İyi etmişler. Hem Alevi alışkanlıklarını sürdürmüşler hem de İslam ordularına karşı bir ölçüde kendilerini güvenceye almışlar…

İnsanın geçmişini ve tarihini sorgulaması iyidir, ancak gelecek, geçmiş söylenceler üzerine kurulamaz. Amerikalıların birkaç yüz yıllık bir geçmişleri var, ama dünyaya hükmediyorlar…

Alevilik konusunda kafaların bu kadar karışık olması, Alevilerin yüzyıllardır bir türlü kendileri olamamalarından ve kendilerini özgürce ifade edememelerinden kaynaklanıyor…

Değerli yazar arkadaşım Metin Aktaş, “Alevilik İslam’ın neresinde” başlıklı yazısında, Kuran’da ve İslam dininde Alevilere yer arıyor. Boşuna aramasın, bulamaz. Ayrıca bu arayış bana biraz tuhaf geldi. 1400 yıldır ismi hakaret, katliam ve küfürle anılan Alevilere İslam tarihi içinde bulunmayan yer, şimdi mi bulunacak? Hem çok mu gerekli bu? Bütün Kürtler Türk; Aleviler de katıksız Müslüman olunca bu memleket daha mı iyi olacak?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s