Bahar operasyonları

Bahar operasyonları

Hasan Bildirici

Tarih: 5 Nisan 2010 Pazartesi

Her sene bahar aylarında Türk ordusunun Kürdistan’daki ölüm birliklerinde bir hareketlilik homurtusu başlar. Tanklar, toplar ve modern savaş uçakları; çoğunluğu açlık sınırı altında yaşayan Kürt halkının köy, kasaba ve şehirlerini çiğneyip geçer. Tanklar, yırtık papuçlu Kürt çocuklarının tedirgin izlerine palet çizikleri atar. Kürdistan’nın köy, şehir ve kasabalarını vuracak biçimde konumlanmış askeri birliklerin ölüm homurtusu, baharla birlikte kışlık zahiresini hazırlamaya çıkan üretici Kürt çalışanlarının sinir sisteminin canına okur.

Bu, vatan olamamış, doğurduğu çocuklara anadilini verememiş, ülkesinin adını anamaz hale gelmiş Kürt soyunun yüzyıllık yazgısıdır.

Türk savaş uçakları ve tanklar, dağlardan gerilla cesedi indirecektir. Ölüm birliklerinin homurtu nedeni budur.

Öte yandan gerillalar, çıplak vadilerin ve dağların dolması için ağaçların yaprak vermesini bekler. Daha sonra çatışma çıkacak, aşağılara asker ve gerilla cesetleri inecektir. Birinci Dünya savaşı dört, İkinci Dünya savaşı beş yıl sürmüştür. Fakat Kürt savaşı, Kürtler teslim olmadıkça, yeniden Türk ölüm taburlarının postallarını öpmedikçe daha yıllarca sürecektir.

Çünkü Türk devlet ve ordusu, dört parçadaki Kürt halkına stratejik düşmanlık temelinde konumlanmıştır. Hala bunun için, Kürt Federasyonunun “Kürdistan” damgalı pasaportlarını da kabul etmemektedir. Yine Güney Kürdistan ile kurulan ilişkilerin temelinde, Kuzey Kürdistan’ın tümüyle iç edilmesi mantığı yatmaktadır.

Türk egemenlik sistemine sadece yakayı değil, her şeyini kaptırmış anadili yasak Kürt toplumun kölelik yazgısıdır bu. Nasıl yaşayacağımıza; ne kadar Kürt ne kadar Türk olacağımıza; nerede merminin patlayıp nerede patlamayacağına; ölüm kışlarının nerede konumlanacağına; ne zaman operasyonlara çıkıp ne zaman çıkmayacaklarına; hangi köyün yıkılıp, hangi köyün ihya edileceğine; hangimizin yaşayıp hangimizin öleceğine, hangimizin serbest, hangimizin tutuklu kalacağına, hangimizin ülkede, hangimizin sürgünde can vereceğine karar veren Türk egemenlik sistemidir.

Bahar gelmiştir, Kürdistan dağları yeşermiş, çiçekler açmıştır. Fakat bizim çocuklarımız baharı değil, tankları göreceklerdir. Sabah mahmurluğunu F-16’ların alçak uçuşları yırtacaktır.

Bu ara Kürtler ne yapacaktır? Kemalist Ergenekon’la, dinci Ergenekonculuk arasında loto oynayacaklardır. Bin cinayetli Mehmet Ağar, Ergenekon’un Babası Süleyman Demirel, CİA ajanı Tansu Çiller, Diyarbakır’ın kemiklerini kıran Ünal Erkan, 12 Eylül Celladı Kenan Evren, Kürde karşı en şiddetli savaşı sürdüren Doğan Güreş, Lice kasabı İlker başbuğ, cinayet şebekerinin koruyucusu Yaşar Büyükanıt, sağcı Ergenekon tarafından devletin en tepesine getirilen Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan’ların varlığını es geçip; cılkı çıkmış rütbe hırsızı Avrasyacı üç-beş general eskisine yönelik operasyonların peşine takacaklardır bizi.

Aynı anda iki düşman anlayışa karşı olmayı beceremeyen, bir düşmanına karşı çıkarken mutlak olarak diğer düşmanının oltasına takılan geleneksel Kürt tarzıdır bu… Bu tarz, tarih boyunca başarısız ve yeniktir.

Dedim ya, bahar gelmiştir. AKP’li faşistlerle, yarı ilahileştirilen Türk ordusunun ırk stresi Kürdistan coğrafyasında atılacaktır… Çünkü Kürdistan sadece Kemalist diktatörlerin değil, Türk-İslam faşizminin de atış poligonudur…

Bahar gelmiştir; Kürdistan dağlarının ters laleleri açacaktır.

Fakat bu ara direnenler de olacaktır. Kürt halkına stratejik düşmanlık yapan Türk namluları, eninde sonunda kendi diz kapağına doğru bükülecektir.

Çünkü biz halkız; sömürge namlularından daha güçlü, onlardan daha yerliyiz.

Türk ölüm birliklerinin kışlalarından tek tank çıkmayana kadar sürecektir bu direniş.

Köy koruculuğu ve işbirlikçi ihanet kendinden utanacaktır.

Bahar gelmiştir, Kürt halkının düşmanı olan birlikler ölüm homurtularıyla harekete geçecektir. Direnenler de olacaktır bu arada…

Çünkü Kürdistan’da bir halk vardır, halkın yaşam yasaları, en eskisinin otuz yıllık ömrü olan ölüm silahlarının yasalarından daha güçlüdür…

Red ve inkarı yırtıp attık, kimliğimizi tasdik ettirdik, Kürdistan’ın tank paletleri altındaki baharlarını da geri alacağız.

Hasan Bildirici
bildiricihasan@hotmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s