Ecevit şapkası

Ecevit şapkası

Hasan Bildirici

Tarih: 23 Mayıs 2010 Pazar

Kemal Kılıçdaroğlu, neredeyse tüm delegelerin oyunu alarak CHP genel Başkanı seçildi. Böylece Baykal’a yönelik operasyonun derin bir operasyon olduğu daha iyi anlaşıldı. Eğer derin ve planlı bir operasyon olmasaydı, CHP gibi yorgun, çürük ve kırk parçalı bir parti bir günde Kemal Kılıçdaroğlu etrafında toplanmazdı.

Bundan önce yazdığım “Dersim yetimi” adlı yazıma bazı arkadaşlar olumsuz tepki vererek, CHP ve Kılıçdaroğlu’nun umut olamayacağını yazdılar.

Türk devletinin her türlü hilesini tatmış arkadaşların kaygılarını anlıyorum. Fakat bizim tartıştığımız BDP’nin genel başkanlığı değil, CHP genel başkanlığıdır. Bizim tartıştığımız BDP veya Kürt siyasetlerinin değil, AKP’nin alternatifi bir partideki değişikliklerdir. CHP bugün de gelecekte de bizim umudumuz olamaz. Ayrıca olması gerekmiyor. CHP’nin, insanlara, inançlara ve kimliklere saygılı bir konuma gelmesi Kürtlerin ve Türklerin yararına olur.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığına seçilmesini birkaç başlıkla değerlendirmek gerekiyor. CHP, diğerlerinden daha çok devlet partisidir. Diğer partilerin en eskisinin ömrü on yıllıksa, CHP’ninki 87 yıllıktır. CHP 87 yıldır ya iktidardır ya da ana muhalefet partisidir. Onun için CHP’deki stratejik değişiklikleri devletin değişiklikleri olarak algılamak gerekir.

CHP’yi değerlendirirken sadece Kürt sorununa saplanıp kalmamak lazım. Türklerin de hak ve özgürlük sorunu var. Türklerin de Kürtler kadar çağdaşlaşmaya ihtiyacı var. Türklerin de korkusuz, kaygısız ve huzur içinde gün ve geceler geçirmeye ihtiyacı var. Türklerin Kürtlerden farklı olarak bir de devleti paylaşma sorunları var.

İşlem basit ilerleyecektir. CHP öncelikle AKP şahsındaki Siyasal İslam’a alternetif olarak düşünülmüştür. AKP, muhafazakar Türklük ve İslamcılık lehine, CHP’li Kemalist ordu ve bürokrasiyi hayli hırpaladı. Üç kıtada at koşturmakla Osmanlılıkla övünen Türk ve İslam muhafazakarlığı, AKP aracılığıyla sonunda devlete tümden ortak olmayı başardı. Bu anlamda CHP’nin devleti onlarla paylaşmaktan başka seçeneği kalmadı.

Muhafazakar Türklüğün ve fütuhat kültürüyle beslenmiş Siyasal İslam’ın reform yeteneği yoktur. Olmadığı, Kürt sorunu diye başlayan, daha sonra “milli birlik ve kardeşlik projesi”ne dönüştürülen Açılım tartışmalarında iyice ortaya çıktı. Eğer devlet reformun gereğine inanmışsa bunu en kolay CHP’ye yaptırır. Çünkü CHP tabanı, belirli ölçülerde, aşırı Türk milliyeçilerinden ve İslamcılarından daha fazla reforma yatkındır. Bundan dolayıdır ki, 12 Eylül öncesinde CHP’nin bir çok üyesi faistler tarafından öldürülmüş ve bazı yerlerde sol ile CHP kitlesi iç içe geçmiştir.

CHP bir de devlet aflarının partisidir. Daha önce de sol tutuklulara yönelik af girişimlerini CHP başlatmıştı. Devlet eğer Kürt sorununda kimi adımlar atmak istiyorsa, atılan adımlara paralel olarak Kürtlere ve PKK’ye yönelik bir genel affı CHP gündeme getirebilir. Bu büyük bir olasılıktır.

Önümüzdeki seçimlerde CHP’nin şimdikinden daha yüksek oy alacağı kesin gibidir. Bu oylar büyük ölçüde AKP’den alınacaktır. Hiçbir parti tek başına iktidar olamadığında, CHP ve MHP koalisyonu kurulabilir. Eğer Kürt sorununda bazı adımlar atılacaksa koalisyonda MHP düşünülecektir. Çünkü AKP açılım girişiminde de ortaya çıktı ki, muhalefette bir MHP hiçbir açılıma izin vermiyor. Bu nedenle iktidar ortağı yapıp, Kürtlerle ilgili bazı kararlara ortak edebilirler. İdamın kaldırılması ve Öcalan’ın idam olan cezasının müebbete indirilmesi kararında MHP’nin de onayı var…

CHP tamamen eskiyi tekrar etmek istiyor. 1970 ve 1978 yıllarını tekrar etmek istiyor. Zaten Kılıçdaroğlu’nun giydiği şapka da o zamanların Ecevit’inin giydiği şapkadır. CHP’nin oy oranının yüze 41 olduğu zamandır. Öyle bir dalga yakalayıp, Siyasal İslamı frenlerken sol ve Kürt muhalefeti kontrol altına almayı planlıyorlar. O zaman CHP bunu başaramamıştı ve herkesi silindir gibi ezip geçen 12 Eylül askeri darbesi yapılmıştı…

Şimdiki CHP’nin alternatifi olacak bir askeri darbe yok. Bazı şeyleri başarmak zorunda. Üstelik bir de kocaman bir Kürt sorunu ve Kürtlerin silahla yenilmez PKK’si var…

Şimdiden geleceği az çok görebiliyoruz. CHP’nin Kürt açılımı AKP’ninkinden bir adım daha önde olabilir. Yapacakları anayasa bazı yenilikler içerebilir. Burjuva sistemler, özellikle Türk sistemi böyle yürüyor. Yani santim santim, yani eskiyenin yerine yenisini bir gece yarısı operasyonla planlayarak…

CHP’deki ani değişiklik, Öcalan’ın Mayıs sonundan itibaren aradan çekilme restine verilmiş bir karşılık da olabilir mi?

Bir yanıyla mümkündür. Çünkü Öcalan’ın Siyasal İslam ve Muhafazakar Türklükten çok, Kemalizmin sol kanadı ile ittifaka daha yatkın olduğu biliniyor. CHP deki kısmı olumlu değişikliklere bakarak Öcalan, kararını gözden geçirip bir süre erteleyebilir… Unutmamak gerekir ki, HADEP ve HEP, SHP ile seçim ittifakı yapmıştı.

Köktencilik ve kökten ret her zaman iyi olmayabilir. Kürt mücadelesi, önünü fiili oalrak açan, yasaları ise on yıl geriden gelen bir mücadeledir. Demokratik değerlere ve Kürt halkına az çok saygısı olan bir CHP iktidarında Kürtlük daha çok serpilip gelişecektir… Kürtlük, her dönemde bir tuğla kazanımı daha koyuyor yapısının üstüne…

Alevi ve Kürt kökenli Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlığına gelince… Hem Kürt, hem Alevi, hem başbakan hem CHP Genel başkanı… Bu Türkiye’ye ağır gelir… Kemal Kılıçdaroğlu’da Türkiye’nin sorunlarına hafif gelir…

Gandi, İngiliz sömürgeciliğine karşı mücadele başlatan Hintli bir liderin ismidir. İngilizleri kovmuş ve Hindistan’ın bağımsızlığını ilan etmiştir… Türk sömürgeci devletinin partisinde, partinin başında Gandi’ler olmaz…

Sonuç olarak kimse Kürtleri eski ile korkutmasın. Kürtler eskiden her önüne çıkanın arkasında savruluyordu. Şimdi 5 yıl sonrasını kestirmeye çalışıyoruz. CHP, eskiyi tekrar ederek bir adım bile yol alamaz. Çünkü Türkiye eski Türkiye, dünya dünün dünyası, Kürtler eskinin cahil Kürtleri değildir. Türkiye’nin ihtiyacı, eski usul kandırmaları raflardan indirmek de değildir.

Kürdün netleşmiş ve neredeyse ortak hukuk haline gelmiş üç temel talebi var:

1-Kürdistan adının iade edilmesi

2-Kürtçenin eğitim dili olması

3-Kürt güvenliğinin Kürdistanlılar tarafından sağlanması…

Bunun adı özerklik veya federasyondur…

Sonuç olarak CHP’deki gelişmeler olumludur. Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel başkanlığına seçilmesi ve Baykal ekibin tasfiye olması da iyidir.

İster değişsinler ister değişmesinler, her süreçten Kürtler kazançlı çıkacaktır… Kürt halkına karşı siyasal soykırım uygulayan, en çok Kürt çocuğu öldüren, gerici emniyet amiri ve polislerin hakimiyetindeki Türk şehirlerinde Kürt gençlerine karşı linç kültürünü kışkırtan AKP’nin iktidardan düşmesi her bakımdan olumlu olacaktır…

CHP iktidara gelirse, ilk gerici karar ve uygulamasından başlayarak bu kez iktidardaki CHP’ye karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.

Gerçek Kürt aydınları sömürgeci devlet partilerinden herhangi biri için kefil olmazlar. Onların uygulamalarına umut bağlamazlar. Kendi aralarındaki kavgayı onlar üzerinden sürdürmezler. Onlardan adil ve saygı olmalarını beklerler…

Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki CHP’den şimdiki beklentimiz de budur…

Hasan Bildirici
bildiricihasan@hotmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s