Lozan aldatmacası(1)

Lozan aldatmacası(1)

Fikret Yaşar

Tarih: 11 Ağustos 2010 Çarşamba

Kürdistan Tarihi ile ilgili çalışmama siz değerli okuyuculardan ve konunun araştırmacılarından çok sayıda mail almaktayım.

Bunların bir kısmı olumsuz içerikli, ancak büyük bir kısmı çalışmama katkı sunacak kadar değerlidir.

İslamiyet öncesi eski çağ Kürt tarihi çalışmalarım henüz bitmediği halde konu doğrultusunda çalışma yapan sayın Lia LİBERYAN’IN çalışmalarını faydalı bulduğum ve ayrıca gündemi kapsayan sorunların esas kaynağını teşkil ettiği için sizlerle paylaşmak istiyorum.

Her vesileyle Lozan Antlaşmasını referans gösteren talancıların aslında anlaşmayı en çok suiistimal eden kesim olduğu bu çalışmada net görülmektedir.

Metin çok uzun olduğu için birkaç bölüm halinde bilgilerinize sunmayı uygun gördüm. Çünkü gelen şikayetlerden biri de makalelerin uzunluğu yönündedir.

Bu nedenle “LOZAN” konulu çalışmayı iki bölüm halinde bilgilerinize sunuyorum.

LOZAN ANTLAŞMASINDAN ÖNCEKİ DURUM

“Osmanlı Devleti 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında çok hızlı bir parçalanma dönemine girmişti. Batı Avrupa’dan, Balkanlara yayılan milliyetçi ve devrimci hareketler, bu bölgenin Hıristiyan halklarının aydınlanmasına ve Osmanlının dinsel, ekonomik, sosyal ve kültürel baskılarına karşı çıkmasına neden oluyordu. Balkanları er ya da geç kaybedeceğini düşünen Osmanlı Devleti en azından Anadolu ve Orta doğudaki sömürdüğü halkları kendine bağlayarak bu bölgeleri parçalanmaktan kurtarmak istedi. Bu yüzden Müslüman, Arap ve Kürtlerle sıkı ittifaklar yapıldı. Ortak İslami değerler dile getirilip, Arap, Arnavut, Kürt, Laz, Çerkez gibi Müslüman halklarla bir ümmet birliği sağlanmaya çalışıldı. Hıristiyan olan Ermeni, Rum, Süryani ve Lübnanlı Maruniler ise bu ittifakın dışında tutuldular. Osmanlı yöneticileri bu ekalliyetlere güvenilmez, sadık olmayan, Batılı güçler ve misyonerle işbirliği yapan, Osmanlıyı parçalamak isteyen azınlıklar olarak görüyordu.

Ermeni tehciri, Pontus, Süryani ve Maruni katliamları, bu azınlıkları Osmanlı topraklarından silip atmak ve tamamen bir Müslüman coğrafyası oluşturmak ve Anadolu’yu Türkleştirmek icin yapılmıştı.

İttihat ve Terakki Cemiyeti ordudan aldığı destek yoluyla darbe yapmış ve Osmanlı devletinin başına geçmişti. Bu Cemiyetin planı Pantürkist, Turancı bir birlik oluşturmaktı. İttihatçılar evvela Arapları kazanmaya çalıştılar. Arap liderleriyle bir birlik oluşturdular, daha sonra Ermenileri ve Kürtleri kendi tarafına çekmeye çalıştılar. Bu oyuna gelmeyen Ermeniler padişah Abdulhamit’in zamanında olduğu gibi, haklarını aramaya devam ettiler. Kürtler ise siyasi bir sessizliğe girip olan bitine gözlemci oldular.

1911 yılında Osmanlının zayıflamasını fırsat bilen İtalya, Libya’ya asker çıkarıp işgal etti. Çıkan Trablusgarp savaşında Osmanlı kaybetti. Osmanlının bu yenilgisini fırsat bilen Balkan devletleri, Sırbistan, Karadağ, Arnavutluk, Romanya, Yunanistan ve Bulgaristan Osmanlının Makedonya ve Rumeli bölgelerine saldırıp, aldılar.

Osmanlı, Batı Trakya, Makedonya ve Rumeli bölgelerini kaybetti. Savaşta başarılı olan Bulgarlara Osmanlı topraklarından aslan payı düştü. Bulgar ordusu Edirne, Çorum, Lüleburgaz ve Tekirdağı da alarak, Çatalca da, İstanbul’a birkaç kilometre kala durduruldu. İkinci Balkan savaşı ise diğer bütün ülkeler ve Osmanlı tarafından Bulgaristan’a karşı yapıldı. Osmanlı Bulgarlardan bugünkü Trakya bölgesini aldı.

İttihatçılar Balkan savaşında sonra, 1908de başlattıkları Müslüman halkları Türkleştirme politikasını hızlandırdılar.

Buna en büyük tepki Araplardan geldi.

Arap çocuklarına okullarda Türk oldukları ve Oğuzların soyundan geldikleri öğretiliyordu. Onlara Arap dili ve kültürünü unutturmaya çalışılıyordu. Osmanlı Devleti Birinci Dünya savaşına girince, Türkleştirme politikasından kurtulmak isteyen Arap milletleri bu partiyle olan ittifaklarını bozdular ve İngilizlerle ittifak kurup, ayaklandılar. Osmanlı bütün Arap bölgelerini kaybetti. Ancak Kürtlerin önde gelen liderlerini ikna edip Anadolu’da bir ülke kurup beraber yönetmeye inandırdılar. Bu ülke daha ilerde, şimdiki Türkiye Cumhuriyeti olacaktı. Kürtler bu yüzden Arapların yaptığı gibi İngilizlerle ittifak kurmak yerine Türklerle ittifak kurmaya karar verdiler.

Osmanlıyı yenip, parçalayan Batılı güçler Anadolu’yu işgal ettiler. Anadolu’nun yerleşik halkaları arasında eşitçe paylaşılmasını öngördüler. Paris’e giden, Osmanlı, Yunan, Arap, Kürt ve Ermeni delegeler, Osmanlının paylaşımını öngören görüşmelere başladılar. Bu görüşmelerin ardından görüşmeciler Osmanlının topraklarını paylaşmayı öngören antlaşmayı imzaladılar. Antlaşmaya Kürtler adına, Kürt Teali Cemiyetinin temsilcisi, Şerif paşa katılmıştır. (Şerif Paşa Osmanlı devletinin İsveç büyükelçisiydi, babası Said Paşa ise Osmanlı Devletinin iki defa Dış İsleri Bakanı ve Berlin Büyükelçisi olmuştur). Antlaşmadan tarihi sonuçlar cıktı. Bunlar sıraca şöyleydi:

Irak, Suriye, Urdun, Lübnan, İsrail, Suudi-Arabistan, Yemen ve Ermenistan bu antlaşmadan, bağımsız ülke olarak çıktılar. Sevr’de, İzmir ve etrafı ve Çatalcaya kadar olan Doğu Trakya Yunanistan’a, Trabzon, Erzincan, Erzurum, Van, Muş, Ağrı, Kars’ın içinde bulunduğu Doğu Anadolu Ermenilere, Diyarbakır, Dersim, Elazığ, Urfa, Mardin, Hakkari, Siirt ise Kürtlere veriliyordu. Bütün bu ülkelerin sınırları Batılı diplomatlar tarafından çizilmişti. Kürtler bu antlaşmaya göre referandum yaparak bağımsız veya Türkiye’ye bağımlı kalıp kalmamaya karar vereceklerdi.

Bu antlaşmada en karlı çıkan ülkeler, daha sonra bağımsızlığını kazanacak olan Arap ülkeleri, Yunanistan ve İsrail devletiydi. Antlaşmanın daha sonra fhes edilmesiyle, kaybedenler ise Kürtler ve Ermenilerdi.

Kurtuluş savaşını başlatan Türkler, Batıda Yunanlardan, İzmir ve etrafını ve Trakya’yı, Doğuda Ermenilerden, Kars’ı, Güneyde Fransızlardan, Maraş, Antep, Urfa, ve Adana’yı aldılar. Önde Gelen Kürt aşiret reisleri ve siyasi liderlerin çoğu Kemalistlerin onlara federasyon sözü vermesinden sonra Türklerin yanında Kurtuluş Savasında yer aldılar.

LOZAN ANTLAŞMASI

Sevr (Sevres, Fransa’da, Paris’in yakınında bir kasabadır) antlaşmasını kabul etmeyen Kemalistler, Anadolu’da güçlendikten sonra, Müttefik kuvvetlerden, masaya kendi çıkarlarına uyan bir antlaşma yatırmasını istediler. Doğuda Ermenileri ve Batıda Yunanları yenen Kemalist orduya karşı İngiltere, Fransa ve İtalya yeni bir savası göze almadılar ve Kemalistlerin bu isteklerini Kabul ettiler. Lozanda en başarılı çıkan ve en çok kazanım elde eden ülke Terkiye’ydi. Yunanistan ise bazı ufak kazanımlarla idare ‘etmeye zorlandı. Ermeniler ellerinde tuttukları Kars, Ardahan, Iğdır, ve Artvin’i ve Anadolu’daki mülk, ve topraklarını kaybettiler. Onların Anadolu’da artik hiçbir, tarihi kültürel, ekonomik ve siyasi bağları ve hakları kalmamıştı. Lozan antlaşması bu halkın varlığını reddederek Türkleri haklı çıkardı ve Anadolu’nun hak sahibi milleti olarak kabul etti.

Yunanistan’la anlaşan Türkiye, Türkiye’de yaşayan 1.5 milyon Yunan, Yunanistan’a ve Yunanistan’da yaşayan 500 bin Türkün ise Türkiye’ye gönderilmesine karar verildi. Böylece Anadolu’da 3000 yıllık, Yunan ve Ermeni medeniyeti tamamen sona erdi, Hıristiyan dini de doğduğu ve yayıldığı coğrafya olan, Anadolu’dan tamamen silinerek, yerini Islama bıraktı. Türk milliyetçilerinin amaçladıkları Türk-İslam sentezi nihayet Anadolu’da Rum ve Ermenilerin varlığına son verilerek gerçekleşmiş oldu.

Anadolu’da yaşayan Müslüman ama Türk olmayan azınlıkların da asimilasyonu amaçlandı. Asimilasyonun hedefi olarak Doğuda Kürtler, Karadenizde Lazlar, Çerkezler, Abazalar, Gürcüler, Güneyde Araplar, Orta ve Doğu Anadolu’da Aleviler, Batıda Arnavut ve Boşnaklar hedef alındı. Kürtler hariç, diğer etnik Müslüman azınlıkların, değişik bölgelere yayılmış olmaları, Müslüman Türk çoğunluğunun içinde veya direk etki alanında yaşıyor olmaları, Türk çoğunluğuyla dini, kültürel, ticari ve siyasi ilişkilerinin olması ve feodal yapıya sahip olmamalarından dolayı, asimilasyonları başarılı olmuştur. Kürtler ise nüfuslarının yoğun olması, belli bir bölgede konsantre olmaları ve burada nüfusun ekseriyetini oluşturmaları, dağlık ve ücra yerleşim birimlerinde yaşıyor olmaları, feodal yapıya sahip olmaları ve sınırın diğer tarafında çok yoğun ve köklü Kürt bölgelerinin olması ve bu diğer Kürtlerle tarihi, kültürel, ticari ve siyasi ilişkilerinin olmasından dolayı asimilasyonları başarısız olmuştur. Ancak Lozan antlaşmasında, Kürtlere hiçbir, kültürel ve idari hak tanınmamıştır.

Antlaşmaya Türkiye adına katılan İsmet İnönü, kendini sadece Türklerin değil, Kürtlerin de temsilcisi olarak tanıtmış ve Türklerin haklarının Kürtlerin haklarına eşit olduğunu iddia etmiştir.

Batılı güçleri Kürtlerin Türklerle beraber kaderini çizmeye karar verdiğine inandıran İnönü, Lozan’da tek taraflı olan ve Kurt halkına kültürel ve idari hiç bir hak tanımayan antlaşmayı hayata geçirmişlerdir ve böylece Kürtlerin asimilasyon sureci resmen başlamıştı…” (Devamı var)

Fikret YAŞAR

Kaynak:

Lia LİBERİAN-LONDON

http://en.wikipedia.org/wiki/File:Turkey_Peace_treaty.gif Turkiyenin Lozan antlasmasinda sinirlarini gosteren Harita. Haritada Iskenderiye sancagi Suriyeye ait ve bogazlar ve Trakya siniri ise demilitarize (askerleri barindirmayan) edilmis bolge olarak gosterilmekte

http://www.faqs.org/cia/docs/132/0000256977/THE-HATAY-QUESTION-%28ORE-15%29.html Hatay sorununu anlatan ingilizce Amerikan CIA gizli orgutunun 1947 seneli belgesi

http://www.salom.com.tr/news/detail/8692-1934-Trakya-olaylari-Bir-aile-drami.aspx 1934 Trakya Olaylarini anlatan turkce yayinli, Turkiye Yahudilerinin resmi gazetesi ‘Salom’un bir makalesi

http://yenisafak.com.tr/diziler/varlik/index.html Varlik Vergisini anlatan Yeni Safak gazatesindeki turkce makale

http://en.wikipedia.org/wiki/File:ImbrosTenedos_2.svg Imbros ve Tenedos (Gokceada ve Bozcaada) adalarinin yerini gosteren harita

http://www.tlfq.ulaval.ca/axl/asie/turquie_imbros.htm Turk devletinin Imbros ve Tenedos adalarini turklestime politikasini kisaca anlatan Fransizca websitesi

http://www.byzantinos.com/Photos_Pogrom_1955/1_Turkish_mob_soldiers_1955.html Yunan websitesinde 5-7 Eylul Olaylarinin resimeleri

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=735543&title=67-eylul-devletin-muhtesem-orgutlenmesi Zaman gazetesinde cok onemli 6-7 Eylul Olaylarini anlatan bir makele. Devletin ve gizli orgutlerin olaylarla olan baglantisini anlatiyor

http://www.cyprusnet.com/content.php?article_id=2794&subject=standalone Turkiyenin Kibris isgalini anlatan sayfa

http://en.wikipedia.org/wiki/Turkish_invasion_of_Cyprus Turkiyenin Kibris isgalini anlatan kapsamli sayfa

http://en.wikipedia.org/wiki/Aegean_dispute Ege sorununu ele alan internet sayfasi

Fikret Yaşar
fktyasar@gmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s