Diyarbakır mitingine ‘Özerk Kürdistan’ damgasını vurdu

Diyarbakır mitingine ‘Özerk Kürdistan’ damgasını vurdu
BDP’nin Diyarbakır’daki tarihi ‘boykot’ mitinginde ‘Demokratik Özerk Kürdistan’ söylemi damga vururken, alanda bir araya gelen 150 bin kişiye konuşan BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak ve Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ni yıkmaya izin vermeyeceklerini söyledi. Kışanak yeni bir Anayasa’dan beklentilerinin de halklara özgürlük ve ‘Demokratik Özerk Kürdistan’ olduğunu ifade etti.

12 Eylül tarihinde yapılacak referandum öncesinde BDP’nin en büyük mitingi önceki gün Başbakan Erdoğan’ın yaklaşık 10 bin kişi toplayabildiği Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda yapıldı.

Bir hafta öncesinden hazırlığına başlanan miting öncesinde alınan yoğun güvenlik önlemleri ardından yaklaşık 3 saat önce onbinler miting alanına akın etmeye başladı. AKP mitingi için kurulan polis kontrol noktaları, onbinlerin alana akın etmesi ve yer darlığı nedeniyle BDP mitinginde platforma açılan İstasyon Caddesi, Milli Eğitim Müdürlüğü önü, Kapalı Spor Salonu önü ve Bağlar Polis Karakolu önlerine kadar çekildi.

Miting alanına gelenler polis kontrolünden geçtikten sonra ulusal giysiler giyinmiş görevliler tarafından alana alınırken, kentin Balıkçılarbaşı, Bağlar, Şehitlik ve Yenişehir bölgelerinden alana girmek isteyenler zaman zaman izdihama neden oldu.

Miting öncesinde sık sık çalınan “Ey şoreşger”, “Kızıl Güller Açınca”, “Hernepêş”, “Lêxê gerilla lêxê” ve “Diren Diyarbakır” şarkı ve marşları kitleyi coştururken, kitle sık sık “Bıji Serok Apo”, “Şehit Namirin”, “Katil Erdoğan” sloganları attı.

Yaklaşık 150 bin kişinin katıldığı miting öncesinde bir konuşma yapan BDP İl Başkanı Nijad Yaruk, devrim şehitleri anısına kitleyi bir dakikalık saygı duruşuna davet ettikten sonra, önceki gün aynı meydanda miting düzenleyen Başbakan Erdoğan’a seslenerek, “Urfa’dan, Antep’ten, Mardin’den, Batman’dan, Elazığ’dan adam toplayanlar gelsin bu meydanı görüp utansınlar” diyerek mitinge katılanlara teşekkür etti.

Daha sonra söz alan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, “Bu gece hayır gecesidir. Bu gece mazlum halklar için barış için açılıyor. Dileğim odur ki, Kürtler için de bu hayırlı Kadir gecesi barış için açılacak. Allahtan en büyük dileğim budur. Halkımın birliği büyüsün, halkımın ittifakı büyüsün” dedi.

‘ERDOĞAN BULDUĞUNU YEDİ’

Konuşmasını zaman zaman Kürtçe ve Türkçe yapan Baydemir, Başbakan Erdoğan’ı kastederek, “Kaç gün önce bir misafir geldi Diyarbakır’a. Türkçede sevdiğim bir atasözü var. Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer. Sayın Başbakan’da umduğuyla değil, bulduğuyla yetinmek zorunda kaldı. Sayın Başbakan 12 Eylül günü de Diyarbakır’dan sizin iradenizle umduğu değil, bulduğuyla yetinecektir. Kürt halkı bir kez daha kandırılamaz. O günler geçti. Kürtçe de Tıştê çu nede du derler. Bizde Başbakan’a sesleniyoruz. Kardeşlik dedik yok dedin, görüşme dedik yok dedin, o kadar elimizi geri çevirdin. Tıştê çu nede du diyoruz” dedi.

Baydemir, fikirleriyle, beyanlarıyla, kalemleriyle ve inançlarıyla AKP’nin samimi olmadığını açığa çıkaracaklarını kaydederek, onların oyunlarını bozacaklarını söyledi.

Diyarbakır’a gelen Başbakan’ın Diyarbakır Cezaevi’ni yıkacağı sözü verdiğini belirten Baydemir, elinde fotoğrafları göstererek şöyle dedi:

“Başbakan buraya gelerek 12 Eylül’ün fotoğrafını çizmek istedi. Eyvallah, baş göz üstüne. Ama unuttuğu bir şey var. 12 Eylül’ün mağduru olanların çocukları, torunları şu an bu meydanda ve şu an E Tipi Cezaevi’nde. Sayın Başbakan zulmün yaşandığı cezaevini yıkacakmış. Bunu ona yaptırmayacağız. Sana orayı yıktırtmayacağız. Orası insan hakları, demokrasi, barış ve birlikte yaşam müzesi olacak. Yaşadığımız zulmün hafızalarda silinmemesi ve bir daha böyle bir zulüm yaşanmaması için orayı yıktırmayacağı. orasını okul da yaptırmayacağız. Çünkü okul olursa çocuklarımıza Türküm-Doğruyum marşını söyletecekler, bu da olmayacak. Başbakan her fırsatta tek dil, tek millet, tek halk diyor. Ama diyarbakır7a geldiğinde diyemedi. Bunu Diyarbakır’da diyemez.’’

‘UĞURLAR CEYLANLAR BU HÜKÜMET DÖNEMİNDE KATLEDİLDİ’

Baydemir eline aldığı fotoğrafları göstererek, Başbakan’ın 12 Eylül fotoğrafını çizeceğine, Mazlum Doğan’ın Ferhat Kurtay’ın, Ceylan Önkol’un, Uğur Kaymaz’ın fotoğrafına bakmasını belirterek, Ceylan Önkol ve Uğur Kaymaz’ın bu hükümet döneminde katledildiğini söyledi.

Ceylan ve Uğur’un katillerinin halen yakalanmadığını belirten Baydemir, Başbakan’ın Apê Musa’nın adını ağzına aldığını, ama katillerini bulamadığını söyledi. Zulmün fotoğrafını kendilerinin de unutmadığını kaydeden Baydemir, KCK operasyonunda belediye başkanları ve politikacıların Başbakan’ın hükümeti döneminde tutuklandığını belirterek, “İşte senin icraatın bu” dedi.

Baydemir Anayasa paketine alerjileri olmadıklarını ve canlarının sıkıldığı için sandığa gitmemezlik yapmadıklarını kaydederek, “onurumuzu çiğnediğin için, Kürt halkıyla alay ettiğin için, ortaklaşmaya gelmediğin için sandık başına gitmiyoruz. Savaş uzadıkça, çatışma uzadıkça, kirlenme devam edecektir. Mesele onurlu bir barışı tesis etme meselesidir. CHP ve MHP iktidarlarını bu halk gördü, yaşadı ve şu an onlar bölgede tabela partisidir. Sayın Başbakan, ya özgürlük, ya müzakere, ya onurlu bir barış. Ya da tabela partisi olma. Tercih sizin” dedi.

ŞİİR OKUYUP EDEBİYAT YAPIYOR, TEHDİT EDİYOR

Baydemir’in konuşması ardından söz alan BDP Eşgenel Başkanı Gültan Kışanak da, Başbakan’ın Diyarbakır’da yaptığı miting sırasında şiir okuyup edebiyat yaptığını, ancak gittikten sonra gazetecilere yaptığı açıklamada Kürtlere yönelik tehditvari ifadeler kullandığını söyledi.

Kışanak, başbakan’ın halkın tarihinin, direnişinin bir parçası olan Amed zindanını yıkma sözü verdiğini belirterek, “Başbakan buradan duy. Orası bizim tarihimi, orası bizim toplumsal bilincimiz, orası bizim direnişimiz, o yüzden ayakta kalacak. Sana yıktırmayacağız” dedi.

Kışanak, Başbakan Erdoğan’ın bölge illerinde Fekiyê teyran, Ahmedê Xani’nin adını ağzına aldığını belirterek, “Buradan ona sesleniyoruz. Sayın Başbakan birileri bu isimleri size ezberletmiş. Ama zahmet edip onların tarihine bak. Bunlar üçyüz-dötyüz yıl önce ne yaptılar ona bak. Medreselerde Kürtçe eğitim verdiler bunlar. Sen anadilde eğitim vermeyi engelliyorsun, ne hakkın var bu isimleri ağzına almaya. Sen daha dört yüz yıl geridesin. Dört yüzyıl önce bu topraklarda anadilde eğitimde vardı, özerklik de vardı, bu halk kendini yönetiyordu. Sana tavsiyemiz bir daha bunların adını ağzına alma, ağzına yakışmıyor” dedi.

Kışanak, kendilerinin tek isteklerinin tanınmak olduğunu ve bu hakkın da insanın en doğal, en kutsal hakkı olduğunu belirterek, ‘’Bizim tek isteğimiz var: O da tanınmak. Bir insanın en doğal, en kutsal hakkıdır. Herkesin bir ismi, bir kimliği var. Bizim halkımızın da bir kimliği, dili, kültürü var. Sadece bunu istiyoruz, sizlerle barış içinde kardeşçe yan yana yaşamak istiyoruz. Biz yeni Anayasa da dilimizi, kimliğimizi, tüm kültürlere özgürlük, tüm inançlara özgürlük, örgütlenme özgürlüğü, anadilde eğitim, düşünce özgürlüğü, parasız eğitim, parasız sağlık, grev hakkı, demokratik bir yaşam, barış, özgürlük, demokratik özerklik ve demokratik özerk bir Kürdistan istiyoruz” dedi.

Kışanak’ın konuşmasının ardından sahne alan Koma Rewşen bir birinden güzel şarkılarla alanlardakileri coşturdu. Miting Koma Rewşen’in konserinin ardından son buldu

ANF NEWS AGENCY

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s