Sayın AKYOL,

Sayın AKYOL,

Selam hocam,

Daha önceki kimi yazılarınız gibi Başbakanın son D.Bakır mitingini değerlendiren yazınızı da okudum.

Daha şimdiden son seçimde (zaten) büyük bir katılımsızlığın olduğunu beyan ederek Kürtlerin göstereceği “etkin” bir iradeye gölge düşürmenin şimdiden bir alt yapısı gibi..
Yazı, içten içe, önümüzdeki sandık sonuçlarıyla BDP/PKK cenahının elde edeceği olası bir yengisini şimdiden etkisizleştirmeye matuf peşin hükümle kaleme alınmış bir yazı. Ya da her zamanki gibi bu temenniyle.

Bu böyle, dediğiniz gibi gelişse bile, fakat asıl ve acı olanın, Baydemir’in seçilme oranının belleğinizden silinmiş olup olmadığıdır.
Biliyorsunuz, “arşiv asla unutmaz”.

Önümüzdeki referandumda çok komik hadiselere de hazır olun hocam.
Remil atmış gibi çok iddialı olmayalım da, ama mesela, yer yer sandık başkanından başka tek bir kişinin oy kullanmadığı “boş sandık”hadiselerinde zavallı memurun oyunun belli olacağı gibi..
Bunları yaşayacağız, göreceksiniz.
Üstelik her ne kadar siz ille de bulmaya çalışsanız bile öyle tehdit mehdit bahanelerine sığınılamayacak açıklıktaki bir siyasi kararlığın yansıdığı sandık vakaları..

Hiç kuşkusuz yaşadığımız coğrafyanın sosyo/politik bir fotoğrafı var elinizde. Ama bilin ki oldukça eskimiş, buruşuk, sararmış bir siyah beyaz resimdir o , şimdiki durumlar çok farklı hocam. Çünkü buralar “Doğu ve Güneydoğu” değil artık, kabul etmezseniz de artık hızla “Kürdistan”laşmakta gayr-ı resmî olarak da olsa.

Diyarbakır mitinginde gözlemde bulunmak üzere bir “boykot” taraftarı olarak ben de vardım. Sadece ben mi, araştırın bakalım, bir iki giriş nöbetçisi
dışında DSİ, KARAYOLLARI, PTT, TEDAŞ ( Eğitimsen üyeleri dışındaki öğretmenler de dahil olmak üzere) gibi kamu kurumları çalışanlarından cuma namazı çıkışından
sonra mesaiye dönen olmuş mudur; tümü miting alanlarındaydılar.
Fakat sandık günü nerede olacakları mı? Onu Allah bilir..

Bakın hocam,
Özgürlük mücadelesiyle gönül bağım olmasına rağmen PKK’nin bu güne kadar yaptıklarının tümüne onay verenlerden değilim.
Hiç kuşkusuz sizin kadar değilse de benim de eleştirdiğim halleri var. Ne ki, üstelik belediye başkanlığı yapmış ve uzun yıllardır Kürt coğrafyasında yaşamakta olan biri olarak ülkenin bu dertten kurtulması tartışmalarında sizden daha fazla gerçekçiyim.
Dediğim gibi sizi tanıyorum, hem de yıllardan beri. Her ne kadar tahlillerinizde zaman zaman ya da sık sık “bilimsel/sosyolojik” görüşlere yer veriyor olsanız bile, zayıfladığı sanılan o damardan bağlı olduğunuz siyasi geçmişiniz, bu değerlendirmelerinizin “objektif” olmasına bir türlü izin vermemektedir.
Kendimizden biraz biliyoruz üstad, milliyetçilik böyle bir şeydir.

Bakın mesela, Türkiyedeki köşe yazarlarının önemli bir çoğunluğu, artık bu sorunun muhataplarıyla (Öcalan/PKK) görüşülmesi gerektiğini söylemesine
rağmen siz teorinizi, adı var kendi yok, (etkinlikleri kendinden menkul) üç-beş “beyaz kürt” temsilcisinin öne çıkarılarak, PKK’nin bitirilmesi üzerine
kurmuşsunuz. Ham bir hayal peşindeki bir koşu olduğuna inanmamıza rağmen hiç kuşkusuz bu da bir görüştür diyerek, saygı duyuyoruz.

Ne ki, bunun realize olması, uzun bir zamana ihtiyaç duyar sayın hocam. Hem öyle böyle de değil, en az bir yarım asır falan gerek bu işe, belki de daha fazla.
Bakın mesela neredeyse bir asırdır siz “Kemalizm” vakasıyla boğuşuyorsunuz..
Kolay mı sanıyorsunuz bu işler. Bir kuşak olsa neyse; birkaç kuşağın ruhuna işlemiş bir liderlik, ya da kurtuluş hareketinden insanları vazgeçirmenin reçetesini kim bulmuş ki bu güne kadar.
O halde ve peki, bu kanlı/siyasi curcuna böylesine uzun bir zaman sürsün mü?

Biliyorsanız bile görmek istemiyorsunuz; o temenni ederek “umut” bağladığınız çevreler, “evet” için D.Bakır’da yürüttükleri kampanyayı nerede açtılar
dersiniz; en fazla üç yüz kişinin alabildiği bir otelin yemek salonunda.
Ama inadınız inat, ille de kuramınız şu: “DEVLET artı BEYAZ KÜRTLER eşttir PKK’NIN BİTİMİ”
Evet, şimdiki konsept bu..

İktidarın her biçim yol yöntem deneyerek gerçekleştirdiği (ki, emniyetin resmi rakamları 30 bin diyorsa varın düşünün artık) “bölge mitingi”ne yeniden
dönersek, miting fiyasko olmasa da tam bir tiyatroydu aslında.
Mimiklerine kadar dersini ezberleyen aktör sahnedeydi. Yaşanmış olan destansı trajedilerin edebiyatını yapıyordu..
Karşısındakilerin bunlardan hiç haberi yokmuş gibi, bir bakıma tereciye tere satıyordu.

“Vurun ulan vurun, ben kolay ölmem!..” diyen A.Arif’i unutarak, timsah gözyaşları eşliğinde Diyarbekir’e olan “sevdasını” dillendiriyordu.

Daha dörtyüz yıl önce yazdığı Mem û Zîn’le kuramadıkları “birlik”ten ötürü Kürtleri sarsan bir yurtsever yazardan değil de, “ninni” yazmış bir Ehmedê
Xanî’den söz ediyordu sanki.

Kürt halkının bunları yutacağını zannediyordu zavallı adam!
Ve bununla, orada bulunmayan fukara kürtlerin çok değil, daha beş on gün önce ana ve babaları tarafından tanınmayacak denli paralanmış çocuklarının cesetlerini
unutacakları sanılsın istiyordu..

“Yaradılanı yaradandan ötürü” seven adamın, ” kadın da olsa, çocuk da olsa..” diyerek Kürt analarını ayaklar altına aldıran ve çocuklarını
katliamdan geçirten kendisi değilmiş gibi “yüreklere dokunmu”muş konuşmalarında!..
Üstelik, kendisinden iki gün sonra aynı alanda yüz binlerin “Katil Erdoğan!” diye arşa yükselen avazlarını duyar gibi olduğu halde..

Yaşanan Kürtlerin dramıdır bu, sayın Akyol.
Daha ne kadar sürer bu bahtsızlık bilemiyorum doğrusu.

Ama şu aralar her Kürtteki inancın “ezber”i haline gelen bir deyimi ben de tekrarlayayım: Bütün bunlar olurken ve sizler yazıp çizerken unuttuğunuz bir şey var,
“Kürtler eski Kürtler değil artık!” bilesiniz!

Bunu göreceksiniz, yaşayacaksınız.

Demokrasi ve özgürlük yolundaki su yatağını bulmuştur iki gözüm.

Kolay gelsin.

Abdullah KAYA

hevriz1952@hotmail.com

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s