Kürt ismi saymak

Kürt ismi saymak

Hasan Bildirici

Tarih: 12 Eylül 2010 Pazar

Bazı Kürt isimleri birden bire Türk devleti için kara kaşlı, kara gözlü, elma yanaklı olmaya başladı. Konya’da “şu heda fışkıracak toprağı sıksan şu heda…” diye inleyen Gürcü asıllı Türk Başbakanı Erdoğan, Diyarbakır’da Ehmedi Xani, Şivan Perwer, Ahmet Kaya ve Orhan Miroğlu’cu oldu… Amanosları yakın! diye ferman buyuran Türk İç işleri bakanı Beşir Atalay: Kemal Burkay’ı bizatihi telefonla arayarak:

“Dönünüz Kemal bey!” dedi

Tabii bizler, Türk basın üçkağıtçılığının sık PKK karşıtı görüşlerine başvurduğu Kemal Burkay’ın Sabah Gazetesindeki açıklamalarına kulak vermek zorundayız:

“Sağ olsunlar, Beşir Beyler bizi aradılar. Görüşlerimize tümüyle katıldığını söylediler.”

Bizim bildiğimiz Kemal Burkay’ın iki net görüşü var: Birincisi, Kürt Federasyonu’nun kurulması; ikincisi, canhıraş bir çabayla dağıtmaya çalıştığı PKK’nin tasfiye edilmesi… Beşir Atalay beyler, Burkay’ın bu iki görüşünden hangisine katıldılar acaba?

Havaalanında Orhan Miroğlu’nun kendi telefonundan tehdit aldığı haberini okurken, gecenin saat ikisinde TRT Türk’te Miroğlu’nun kitabı tanıtlıyordu. Ne yüksek edebiyat, literatür, felsefe! Tek yabancı seyircisi olmayan Vizyon-Tele gibi her şey… Türklerin devleti, Kürtleri ayırarak seviyor.

Aynı anda bütün Kürtleri ve Türkleri birden idare etme becerisine sahip Şivan Perwer, PKK’li Kürt gecelerinde kitleleri savaşa, isyana, ölüm kalım pazarlı bir Kürdistan’a doğru kışkırtırken, AKP yanlısı Kürt toplantılarında “evet”li barış mesajları iletiyor.

Ünlü düşünür Immanuel Wallerstein, Türk devlet modelinin ömrünü doldurduğunu söylemiş… İyi düşünmüş. Biz de ne zamandır, akrabaya, eşe, dosta, taraftar Kürde, taraftar Müslümana, taraftar Türk milliyetçisine, taraftar katile, tetikçiye servis yapan bir devletin yaşama şansının sıfır olduğunu söylemiştik. Devlet denen mekanizmanın yasaları herkes için eşit olur. Ne diyor içişleri bakanı:

“Dönünüz Kemal Bey!”

Biz dönmek istediğimizde ise:

“Sen bekle lan!” diyorlar.

Çözülecek ve çökecek olan bu devlettir işte.

Havaalanındaki gizemli telefon tehdidini anlatan Orhan Miroğlu, kendisine gösterilen devlet ve entel ilgi karşısında şaşkın olduğunu söylüyor. Doğrusu kapasitesini çok yakından bildiğimiz Miroğlu’na gösterilen devlet ilgisine biz de şaşkınız.

Benim bir tanıdığım var, batmak üzere olan dükkanına bir ara beni ortak etmek istiyordu. Param yok dediğimde, bana borçlanırsın demişti. Ticari zekam çok gelişkin değil, ancak batacağı kesin olan bir dükkana ortak olup, batak borcun yarısını üstlenecek kadar enayi olmak istemediğimde, arkadaşımız bana küsüp gitmişti.

Türk devleti, batağın faturasına ortak etmek istediği hevesli Kürtleri, isimlerini sayarak herhalde onurlandırıyor.

Peki bu tarz kurtarır mı?

Bu tarz, Türk devletini ve isimlerini saydığı Kürtlerin ne bugününü ne de yarınını kurtarır. Bin kez seçim olsa, Cizre’nin bir mahallesindeki muhtarlığı kazanamayacak olanların Kürdistan’ın göbeğinde AKP Kürtçülüğü yapmasının Kürt sorunun çözümüne katkısı, aldıkları oy oranıyla bağlantılı olarak, % 0,2’dir.

Yamuk işler bunlar. Kökten yamuk. Eskiden de Kürt-Türk ilişkileri, Kürt halkının iradesini gasp etmiş, ağa, bey ve şeyhler aracılığıyla zaten böyle yürüyordu. Ancak şimdinin internet ve televizyon çağında, miadı dolmuş devlet çeteciliğinin numaraları hemen sırıtıyor.

Sırıtan sadece devlet çeteciliği değil, devlet çeteciliği ile ilişki halinde olan alt kültür Kürt çeteciliğinin yaşam ve ilişki tarzı da sırıtıyor…

Kürdistan’ın baldırı çıplaklar halkı, iktidar ve çıkar ilişkisine bulaşmamış olanlar, kimliksizler, zulüm altında inleyen milyonlar… Açlık sınırının çıldırtıcı bıçak sırtında ölümüne dans edenler, Kürt ve Türk çeteciliğini ve onun ilişki tarzını ret edeceklerdir…

Herkes için adalet, herkes için olanak, herkes için şeffaf ilişkiler isteyeceklerdir…

Kürdistan’ı kilitlemiş sömürge kapılarını açacak anahtarın şifresi budur…

Ünlü düşünür Immanuel Wallerstein ne diyor:

“Türk devlet biçimi miadını doldurdu!”

Türk devlet biçimi miadını doldurur da, bu devlete rant, iktidar ve çıkar ilişkileriyle bağlı alt kültür Kürt çıkarcılığı miadını doldurmaz mı?

Kürt sorunu, devletten özel ilgi görüp, aşırı yemekten karın şişkinliği yaşayanların değil, Türk devlet çeteciliğinin baldırı çıplak bıraktığı öfkeli ve asi; aç ve kimliksiz, dağda, sürgünde ve zindanda olan milyonların Kürdistan adına iktidar olması sorunudur…

Hasan Bildirici
bildiricihasan@hotmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s