554 gün PKK’ya yaradı

554 gün PKK’ya yaradı
CENGİZ ÇANDAR
20/10/2010

?Diyarbakır’a gidin, görün. PKK’nın manevi gücü 554 gün önceye göre arttı.?

Diyarbakır’da KCK davasının görüldüğü mahkeme salonunda duruşma celsesine verilen kısa arada sanıklar, tahta perdenin ve bir kol uzaklığında dizilmiş jandarmaların arasından, izleyiciler ve avukatlarla sohbete koyulmuşlardı. Aralarından biri bana seslendi, “Ben 13 yıl hapis yattım. Hapis yatmaya alışığız biz” dedi gülümseyerek, “Yeter ki siz, kaleminizi hak ve adalet için kullanmaya devam ediniz…”
Grotesk bir andı. Tutuklunun, özgür bir bireye özgürlüğünü özgürlük için kullanması için âlicenap bir çağrıda bulunma anı.

Baştan sona siyasi bir dava
KCK davası, -dün de vurguladım- a’dan z’ye ‘siyasi’ bir dava. Zamanlaması bile, davanın ‘siyasi karakteri’ni ortaya çıkarıyor. KCK operasyonları, 29 Mart 2009 yerel seçimlerinin ertesinde başlatılmıştı. Daha ‘açılım’ ortada yoktu. İkinci dalga ise ‘Habur kazası’ üzerine açılımın frenine basıldığı ve DTP’nin kapatıldığı günlerde gerçekleşti.
Seçilmiş belediye başkanlarını kapsayan ‘ikinci dalga’, Nazi kamplarına götürülen Yahudileri çağrıştıran görüntüsüyle Türkiye’nin ‘utanç sicili’nde yerini aldı.
Başından beri, atılan adımın ‘KCK’yı PKK’lılaştırmaya yol açacağını, oysa gelinen noktada yapılması gerekenin PKK’yı KCK’lılaştırmak olduğunu’ yazdım, çizdim, haykırdım.
Hedefi, ‘dağdan indirmek’ olarak koyduysanız, ‘dağdan zaten inmiş’ olanları içeri tıkarak, ‘şehirlerde siyaset’e alanı kapatırsanız, ‘dağın yolunu genişletmek’ten başka bir şey yapmamış olursunuz.
Anlatmak istediğimiz buydu, yapılan, tam da ‘yapılmaması gerekenin yapılması’ oldu.
Hükümet çevresinin mantığı ise farklıydı. KCK operasyonu ile PKK’ya ağır bir darbe indirileceğini, bölgede gerek AK Parti’nin gerekse PKK karşıtı veya PKK baskısı nedeniyle rahat edemeyenlerin önünün açılacağını tasarlamıştı.

Bölgenin merkezi, nabzının attığı yer, Diyarbakır. Gidin görün. PKK’nın ‘manevi gücü’, 554 gün öncesinden çok daha güçlü. Hükümet, kayayı kaldırmış ama PKK’nın kafasına değil, kendi ayağına düşürmüş durumda.
12 Eylül referandumunda ‘evet’ ile BDP’nin ‘boykot’u ile ayrışmış olan Diyarbakır kamuoyu (tüm Güneydoğu), KCK davasında bir kez daha buluştu.
Diyarbakır’dan önce geçen cuma ve cumartesi Almanya’da Bottrop adlı küçük bir şehirde Komkar’ın ‘Anadilde Eğitim En Temel İnsan Hakkıdır’ şiarıyla düzenlenen ‘4. Kürt Kitap Fuarı’ndaydım. Komkar, PKK karşıtı, silaha bir mücadele yöntemi olarak her zaman karşı çıkmış Kürtlerin Avrupa örgütlenmesi. Onu biliyordum ama Almanya’da Bottrop diye bir şehrin olduğunu gidene dek bilmiyordum. Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde, Essen’in dibinde, Ruhr Havzası’nın küçük bir şehri.

140 bin nüfusa 100 anadil
Açılışta 140 bin nüfuslu Bottrop’un Belediye Başkanı Bayan Budge ile Entegrasyon Sorumlusu Dieter Pillath konuştu. Onların verdiği bilgilerden, 140 bin nüfuslu şehirde 100 anadil konuşulduğunu öğrendim.
Peki anadilde eğitim?
20 öğrenciye varan bir talep varsa eyalet yönetimi anadilde eğitimi sağlama yükümlülüğündeymiş.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ikide bir “Asimilasyon insanlık suçudur” sözleriyle bugünkü Almanya’yı ‘asimilasyonist’ olmakla eleştirmesinin meşru bir temeli yok.
O sözleri Almanya’da söyleyen Başbakan’ın kendi ülkesinde ‘asimilasyoncu’ bir politika izlediğinden habersiz, anadilde eğitime karşı çıkması, ne Ruhr Havzası’nda ne de Türkiye’de yaşayan Kürtlerin (Türklerin de) dikkatinden kaçıyor.

Azınlık değil asli unsur!
Düsseldorf’tan Diyarbakır yönüne uçarken, Türk gazetelerini okuyorum. Erdoğan’ın Kızılcahaman konuşmasını hayretler içinde görüyorum:
“Terör örgütünün desteğiyle ülkede siyaset yapanlar var. Bunların dilinde barış var. Resmi dilin Almanya’da Türkçe olarak kabul edilmesi ve anadilde eğitimin Türkçe olarak yapılması gibi bir talebimiz olmamıştır. Kaldı ki orada yaşayan Türkler azınlık hukukuna sahiptir. Benim ülkemde yaşayan Kürt kardeşlerim, Kürt vatandaşlarım bu ülkenin asli unsurudur…”
Türkiye’nin Kürtleri azınlık hukukuna konu olmadıkları için anadillerinde eğitim göremeyecek, asli unsun oldukları için mahkemelerde anadillerinde savunma yapamayacaklar.
Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek ve kimseye anlatılmayacak türden bir saçmalıkla yüz yüzeyiz.

Anlamsız bir sevgi söylemi
Başbakan’ın Kızılcahamam konuşmasında şu cümleler özellikle dikkatimi çekti:
“Bizim sevdiğimiz kadar, benim Kürt kökenli vatandaşlarımızın temsilcisi olduğunu söyleyenler inanın onları bizim temsil ettiğimiz kadar temsil edemezler.”
Bu sevgi söylemi anlamsız. Hiç kimse, Diyarbakır’ı Diyarbakırlılardan, Hakkâri’yi Hakkârililerden, Doğubeyazıt’ı Doğubeyazıtlılardan Van’ı, Vanlılardan çok sevme imtiyazına sahip olamazlar. Vatanın görmediğiniz, ayak basmadığınız her karışını, o karış üzerinde yaşayanlardan daha fazla sevemezsiniz. Kürtlerin vatan sevgisini, siyasi eğilimlerine bağlayarak sorgulayamazsınız da.
O vatan parçasının üzerinde yaşayan Kürtleri, elbette, sevebilirsiniz. Ama sevdiklerinizin anadiline pranga vurarak, onları sevdiğinize kimseyi inandıramazsınız.
Dolayısıyla onları, onlara sormadan ‘sizin temsil ettiğiniz kadar kimsenin temsil edemeyeceğini’ de ileri süremezsiniz.
İnanmayan, gitsin Diyarbakır’da şöyle bir yarım saat-bir saat sokaklarda dolaşsın. Orada devletten soyutlanmış bir halk yaşıyor. Diyarbakır’da devlet, güvenlik güçleri, mahkeme salonu, cezaevinden başka bir varlığa ve ‘temsil gücü’ne sahip değil.
KCK mahkemesi gecesi, Diyarbakır Kervansaray’da Kürtler, Ahmet Türk, Sırrı Sakık, Sezgin Tanrıkulu ve BDP’li milletvekili Akın Birdal ile paylaştığımız yemek masasında en doğru sözü, Diyarbakır’a pek nadir ayak basan bir Türk yazar söyledi: “Önümüzde duran sorun, nasıl bölünmeyeceğimiz değil, nasıl birleşeceğimiz.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s