Mezarlar, insanlar ve Şivan Perwer

Mezarlar, insanlar ve Şivan Perwer
10 Subat 2011
BAKİ GÜL

İnsan cenazelerine her din, inanç ve kültürde insana saygının gereği itina ile yaklaşılır. Mitolojik söylencelerle tanımlanan on binlerce yıl önceki zamanlarda da ölülere saygı vardı. Çok tanrılı ve tek tanrılı dinler zamanında da. Dinin yerine siyasal düşüncelerin olduğu siyasal sistemlerde de. Her topluluğun kendi üyesi insanına öldükten sonra da saygı göstermesinin gereği olarak yapılan cenaze törenleri, tutulan yaslar, çekilen ağıtlar, dökülen gözyaşları ve yad edilen hatıraları ile yaşamı sona eren insanlar hep saygı ile anılır. İlyada destanında Hektor’un ölüm töreni için Truva kralı şunları söyler: “Haydi, dokuz gün sarayda ağlayalım ona/ Onuncu gün gömelim, halk da yapsın şöleni./ Onbirinci gün bir tümsek yığarız mezarına,/ Onikinci gün gene savaşırız gerekirse.” Tarih boyunca her din, kültür ve toplulukta böyle olmuştur. Savaşlarda bile ölen askerlerin cenazelerinin yerde bırakılmaları insana saygı ölçüsü olarak tanımlanır. Düşmanını öldüren ordular, onların ölülerine saygı gösterirler. Ölülerin gömülmesi için savaşlara ara verildiği bile olur.

Müslüman insanın cenazesi inancı gereği gömülmeden belirli aşamalardan geçirilir. Ölen insanın önce gözleri kapatılır. Bir bezle çenesi bağlanır. Ölünün elbisesi çıkarılır. Elleri yanlarına uzatılır. Ölünün yanına güzel kokulu bir şey bulundurulur. Cenazesi bir an önce yıkanarak, kefenlenip defnedilmesi sağlanır. Serdar Kaangil de, “Ölü gömme Kültleri” başlıklı yazısında birçok din ve inanca göre ölü gömme kültürünü anlatırken herkesin bildiği bu bilgiyi bize tekrar hatırlatıyor: “Cenaze namazından sonra ölü mezara konur. Mezarın en az göğüs hizasına kadar kazılması şarttır. Ölü gömülürken kefenin bağları çözülür ve sağ yanına yatırılarak kıbleye yöneltilir.”

Peki yüzde 99’u Müslüman denilen Türkiye’de son günlerde ortaya çıkan toplu mezar vahşeti neden böyle sessiz geçiriliyor? Hangi din, inanç ve kültürde ölen insanları çöplüğe, karakol bahçelerine, ıssız dağ başlarında öylesine çukurlara gömer? Hangi siyasal sistemde kendisine inançlı, demokrat, özgürlükçü diyen bir siyasetçi ölen insanları kimlik-inanç ve siyaset ayırımına tabii tutup insan cenazelerinin çöplüklere ve ıssız dağ başlarındaki çukurlara gömülmesini meşru, normal sayan açıklamalar ile durumu normalleştirebilir? Ve neden Türkiye’nin ana muhalefet partisi her konuda iktidara laf yetiştirme çabasına girer de; toplu mezar vahşeti gibi bir konuda sessiz kalıp hep eleştirdiği iktidarla ortak hale gelir? Ne kadar acı! Ne kadar korkunç! İnsanlık hiçbir zaman insanlığından bu kadar uzaklaşmadı… İçine girilen ahlaksızlığı, insana saygısızlığı daha da derinleştirmek için çöplüklere, karakol bahçelerine, ıssız dağ başlarına öylece gömülen on binlerce genç insanı gerilla oldukları için ve devlet tarafından öldürüldükleri için cenazelerine yapılan insanlık ve hayvanlık dışılıkları normal görmeye, normal göstermeye çalışıyorlar…

Hadi devletin içindeki ve devletin tarafındakilerin söylemlerini, sessizliklerini anladık da; tam da bu zamanda “AKP’nin açılımının Avrupa’da devam ettirmek lazım” diyen sürgündeki Kürt ses sanatçısının bu sözlerini nasıl anlamak lazım!.. Nasıl bir midedir bu? Nasıl bir siyasal seçenektir? Nasıl bir bastırılmış duygudur ki bu böylesi bir zamanda kendisini dışavuruyor?

Tam da bu zamanda diktatörlerin gitmesi için halkların birbirleri ile dayanıştığı, korku rejimlerindeki iktidarların yıkıldığı bu zamanda; Kürdistan’daki Mübareklere, Saddamlara, Bin Alilere ve Hitlerden daha korkunç politikaları hayata geçirenlerin zulmüne kim destek vermek ister! Hele Kürtlerin 15 Şubat gibi bir tarihi günün yıldönümünde… Şeyh Said’in ve on binlerce Kürt gencinin kemikleri sızlıyor… Bizim vicdanımız… Vicdan sahibi olması gereken sanatçıların büyük çoğunluğu suskun. Konuşan kişi ise, bu zülmün sürdürücüsü partinin ve artık hiç kimsenin –AKP’lilerin bile inanmadığı- “Kürt açılımını Avrupa’da sürdürme” çabasında…. Mevcut durum bana hemen Borges’in “Evrensel Alçaklığın Tarihi” adlı kitabını tekrar okumamı hissettirdi.

guelbaki@ymail.com
Okunma: 1020

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s