Neden Kafkasya’ya gidecektik?

Neden Kafkasya’ya gidecektik?
Neden Kafkasya’ya gidecektik?

Şivan,

Kürt Rönesansı’na katkın büyüktür. Sesinle, eski duruşunla, mazlumlardan yana tavrınla, bestelerinle, ajitatif sahne performansınla unutulması mümkün olmayan işlere imza attın. Bir tek Londra konserinin, dünya TV’lerinin yardımı ile dünyada 400 milyon insana ulaştığını hatırlamak yeter.. Kürt Halkı’nın (Milleti’nin) her önemli adımını sazın ve sesinle destekledin. Kürdistan Festivalleri’nde Sen vardın, Zaxo’da yine Sen. KDP Kongreleri’nin değişmez ismi oldun.. Sayın Barzani’ye de destek verdin. Roma’da Sayın Öcalan ile en son görüşen üç sanatçıdan biri Sen’din. “Gelê Kurdistan, şoreş û volkan” gençlerin dilinden hiç düşmedi. Kaç kişi Sen’in stranlarını dinleyerek dağların yolunu tuttu, hesaplanamaz.

Ama,

belli ve hayati bir dönüm noktasında, bir tek tavır bile herşeyi silmeye yetiyor.. Evet o dönüm noktası bugünlerde yaşandı. Hiç hesaplamadan, düşünmeden veya düşünmemeyi tercih ederek Türk Devleti’ne “evet” dedin ve onları güçlendirecek her adımı atmakta tereddüt etmedin.. Mir Fırat’la kucaklaştın.. Bilinen gizli temaslar geliştirdin.. Şimdi de Türk Devleti’nin en önemli “anti-terör” (siz bunu Anti-Kürt olarak okuyun) bakanı ile pahalı bir anlaşma yapmış bulunuyorsun..

İşte bu voli ile o şanlı maziyi bir tek darbe ile yıktın…

Şivan..

Sen “Ger ez Şehid bim” diye haykırırken kaç gencin tek sermayeleri olan canlarını feda etmek için dağlara çıktığını biliyor musun? “Min helal bike” stranı ile ne kadar can seni dinledi, vatanlaştı..”Hele werin vê govendê”.. “Ev govenda azadîxwazan”e diyordun. Yanık, fakat inanmışların sesi ile “Pêşmergeyî cepheye gönderin” demesi kolaydı. Giden gelmiyordu, buna yandığın oluyor mu? Büyükler ile Viyana’da saf tutup övgüler alıken umurunda mıydı Kürt gencinin şehadeti? Onların gösterdiği yolda yürüyerek direnişçileri sadece hayatta kalmaya davet etme onursuzluğu bir hastalık, çağdaş bir veba gibi ortalığı kavururken Sen geri kalamazdın. “Berxwedan jîyane”, “Serhildan Jîyane” Amedli Küçük Generaller’in sloganı iken sen bu kutsal sloganları stranlaştırmıştın. O küçük generaller, işkence gördüler, yargılandılar, hapisleri boyladılar, yaralar aldılar, şehadete erdirildiler, değil mi? Vay be! Sen neymişsin be Şivan! İnsanları kurşun yağmuru altına gönder, Sen ise vakti geldiğinde parsanı alarak sıvış.. Ne ala kurtuluş mücadelesi bu.. Kürdistan niçin hep esarete mahkumdur, anlaşılıyor sanırım.

6.Mart.1975’i (Güney’deki yenilgi veya geri çekilmeyi) protesto eden müzik yaptın. Gegerxwîn’den “Kîne em”i okuduğun zaman ortalığı veya dünyayı sarsmıştın.. Londra’da 100 milyonlara dinletmiştin “kava û guhderz”in çocuğu olduğunu.. Lenîn’e, Heval Robson’a, Ho’ya düzdüğün methiyeleri bir tarafa bırakıyorum. Nihayet enternasyonal bir tavır sergilemiştin.. O övdüklerin ve övmediklerin yurtlarını bağımsızlığa, sınıflarını iktidara taşımışken, Senin de vatanın olan Kürdistan bugün ayaklar altında eziliyorsa bu fiili utanca katkın büyüktür. Bozgunculuk, oportunizm ve teslimiyet iliklerine işlemişken tarihe verecek ne cevabın olabilir? Bak; ben her dönemdeki tavırlarıma şu anda da sahip çıkıyorsam, sen de bunu yapabilirdin ve saygınlık kazanırdın.. Ama nerede öylesine bir kararlılık?

“Tırba min Çêkin Li Kurdistan” diye yanık bir sesle stran okuduğunda, seni yurtseverler’in kaldırmasını hayal ediyordun.. Ya şimdi.. Ah uçkur ah! Ah cüzdan ah! Kürtler’e teslimiyet yolu gösterenlerin saflarında yerin oldukça sağlam görünüyor.. “Em dixwazin ala xwe hildin” “Alayê Tirkan”e dönüştü.. “Hey Dîrok” derken emperyalizme meydan okuyan birinin, eninde sonunda uşakların uşaklığı sayılabilecek bir pozisyonu tercih edeceklerini kim bilebilirdi?

Ne günlerdi o 1970-li 1980’li veya 1990’lı yıllar.. Örgütlerin bağımsızlıktan aşağı bir talebi red etmeleri hatırlarda değil mi? Şimdi ise o “şanlı” örgüt liderleri çekingen bir teslim olma yarışına girmiş bulunuyorlar. Sen ise hiç olmazsa kumda yazdıklarını rüzgara terk etmenin utancını yaşarsan bu da yeter.. AKP aşkı Güney’i sarmış durumda. Bunu politika sanıyorlar.. Oysa bugün, Türk Devleti’nin beşinci kolu tarafından düzenlendiği muhakkak olan üç bombalama olayı ile Kerkük Halkı terörize edilmiş, yedi kişinin ölümü, onlarca insanımızın yaralanması ile sonuçlanan “ihtar” eylemi gerçekleşmiştir. Sen ise kalkmış, AKP Kürt Meselesi’nde olumlu adımlar atıyor. TRT-altı bu konuda iyi bir örnektir mealinde laflar ediyorsun.. Yere batsın bazılarının cebine giren o Güneyliler’in dolarları! O dolarlar bir gün başlarını yiyecek, ama haberleri yok. Beyhude yere başlarını kuma gömerek görünmez olmaya çalışıyorlar. Ne yapalım..

Hatırlar mısın bir ara MED-TV bahçesi sayabileceğimiz bir alanda bana bir teklifte bulunmuştun. Seninle Kafkasya’ya birlikte gitmemizi teklif etmiştim. Red ettiğimi de hatırlıyorsundur.. Oraya neden gidecektik? Seni pohpohlayıcı bir pozisyona sokacaktın beni.. O zamandan önce de senin kişiliğni biliyordum. Ama Sen, tıpkı bugün olduğu gibi, yanılmıştın. Umarım İbrahim Tatlıses gibi bir dolar-euro milyoneri olursunda Kürt Halkı’nın yakasından düşersin.

2011-02-09

Aşavan Sirac Kekuyon

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s