Zimanê me hebûna me ye!

21 Şubat Dünya Anadil Günü’nde Kürtler sokaklara dökülerek Türk devletinin Kürtçeye yönelik baskı ve inkar politikalarını protesto etti. Van’da onbinlerce kişi „anadil mitingi“nde biraraya gelirken, Amed’de de onbini aşkın kişi Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü. Yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan dillere dikkat çekmek amacıyla BM tarafından ilan edilen 21 Şubat Dünya Anadil Günü, Kuzey Kürdistan’da etkinliklerle kutlandı. Van’da BDP ve DTK’li yetkililerin katılımıyla onbinlerce kişinin biraraya geldiği „anadil mitingi“ yapıldı. Amed’de onbinler yürüyüş yaptı. Şırnak, Urfa, Mersin, İstanbul, Muş, Hakkari, Siirt, Adana, Dersim, Kocaeli, Mardin, Tokat ve Bingöl’de yürüyüş, panel ve açıklamalarla „Kürtçe’nin anayasal güvence altına alınması, anadilde eğitim“ talepleri dile getirildi. Birçok ilde de üniversite öğrencileri okulları boykot etti.

Van’da onbinler buluştu

Kürt Dili ve Eğitim Hareketi (TZPKurdî) öncülüğünde „Zimanê me hebûna me ye, hebûna me îradeya me ye“ sloganı ile Van’da dün düzenlenen „Anadil mitingi“ne onbinlerce kişi katıldı. BDP ve Kürt kurumlarının desteklediği mitinge katılmak için halk sabahın erken saatlerinden itibaren miting alanı Beşyol’a akın etti. Sarı-kırmız-yeşil renklerin hakim olduğu, tüm pankart ve dövizlerin Kürtçe olduğu alanda, üzerinde Albert Enistein’in dil çıkaran fotoğrafının yeraldığı, „Ez zimanê xwe dixwazim“ yazılı lolipopların çokluğu dikkat çekti. Mitinge BDP Batman Milletvekili Bengi Yıldız, Van Milletvekili Özdal Üçer, Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, TZPKurdî Sözcüsü Xecê Şen, BDP’li ilçe belediye başkanları, BDP İl eşbaşkanları, DTK sözcülerinden Cemal Coşkun, kentteki sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.

İnkar politikasına ‘yeter’

KURDÎ-DER Şube Başkanı Levent Ürün yaptığı konuşmada, 80 yıldır Kürt dili ve kültürünün yasaklı oluğunu belirterek, „Kürt halkı, dili ve kültürünü yasal güvenceye almadan asla durmayacaktır. ‘Kürt halkı ne istiyor diyenler’ bu alanlara baksın“ dedi. Dil Bayramı’nı kutlayan DTK Sözcüsü Cemal Coşkun, „Kürt halkı artık Newroz coşkusuyla alanlara çıkarak dilini sahipleniyor. Sistemin inkar politikasına karşı Kürt halkı her zamankinden daha fazla diline sahip çıkıyor“ diye konuştu. TRT 6’in de inkar politikalarına hizmet ettiğini belirten Coşkun, „Bazı insanlar çıkıp buralarda görünüyor. Bu yanlıştır. Bundan vazgeçin“ çağrısında bulundu.

Kürtçeye yönelik inkar politikasına „yeter“ demek için kitlelerin alanlara döküldüğünü belirten TZPKurdî Sözcüsü Xecê Şen, ‘KCK davası’nda yargılanan Kürt siyasetçilerin durumuna dikkat çekerek, „Bizler mahkemelerde gösterilen bu onurlu duruşu selamlıyoruz. Eğer bir dili kabul etmiyorsan o zaman neden TRT 6 açtınız? Burada amaç asimilasyon politikası mıydı“ diye sordu.

Erdoğan İnönü rolüne soyundu

BDP Batman Milletvekili Bengi Yıldız ise Lozan Antlaşması’nda yapılan Kürt inkarının halen devam ettiğini belirterek, „Lozan’da kan emici İsmet Paşa Kürt halkını kandırırken, şu an ise aynı rolü Erdoğan ve Fetullah Gülen uyguluyor“ dedi. CHP’nin Van gezisine atıfta bulunan Yıldız, „CHP Genel Başkanı halen ‘doğu sorunu’ diyor ve Kürtçe eğitim için erken olduğunu söylüyor. Biz bir halkız. Bakın Mustafa Kemal ve kan yiyici İsmet Paşa bizi Lozan’da kandırdılar. İsmet Paşa orada Kürt halkının temsilcisi olarak kendini gösterdi. Ama Kürt halkını inkar etti. Şimdi ise Erdoğan ve Gülen yapıyor. İnkar politikası o dönemde olduğu gibi halen sürdürülüyor“ dedi.

AKP Hükümeti’nin Kürt inkarına dayalı bir politika yürüttüğünün altını çizen Yıldız, konuşmasında Başbakan Yardımcısı ve AKP Van Milletvekili Hüseyin Çelik’e seslenerek sordu: „Bu dil senin anadilin değil mi? Utanmıyor musun ki, buna karşı çıkıyorsun. Sen de hiç utanma yok mu? Nasıl anadilini inkar edersin?“

Amed’de anadil yürüyüşü

Amed’de de TZPKurdî öncülüğünde dün „anadil yürüyüşü“ yapıldı. STÖ’lerin de destek verdiği yürüyüşe onbini aşkın kişi katıldı. Büyükşehir Beledisi Konukevi önünde toplanan halk, Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü’ne doğru yürüyüşe geçti. Sık sık, „Bê ziman jiyan nabe“, „Zimanê me hebuna me ye“ sloganları atıldı. Milli Eğitim Müdürlüğü önüne gelen kitle, duvarlara „Bê ziman jiyan nabe“ yazılı dövizler astı.

Kürtçeye anayasal güvence

KURDÎ DER Genel Merkez Yöneticisi Rıfat Öztürk, Türk Başbakan Erdoğan’ın ‘tek dil, tek millet’ söylemlerinin 25 milyona yakın Kürt halkını yok saymak anlamına geldiğini söyledi. Kürtçeye yönelik eğitim, yargı ve birçok alanda yaşanan hak ihlallerine dikkat çeken Öztürk, Kürt halkının kendisine yönelik onursuzluğu kabul etmeyeceğini söyledi. „Kürt halkı bu ülkenin eşit ve özgür yurttaşları olarak ele alınmalı ve bu tanımlama yeni anayasada yerini almalıdır“ diyen Öztürk, „Kürtler ‘dil ve kültürü bireysel haklar temelinde kullanabilirler’ yaklaşımı asimilasyon politikalarının devamıdır“ açıklamasında bulundu. Kürt halkının ortak talebi eğitimin yerel yönetimlere devredilmesi, ya da devletin Türkçeye sunduğu bütün olanakların aynı şekilde Kürt dili içinde sunulması gerektiğini söyledi.

Eğitim dili olmalı

Anadille ilgili imzalanmış sözleşmelerin kağıt üzerinde kaldığını belirten BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani Kürtçe savunma talebinin reddedildiği ‘KCK davası’na işaret ederek, „KCK davası inkar edilen bir dilin davasıdır“ dedi. Kürt dilinin özgürleşmeye ihtiyacı olduğunu belirten Geylani, „Bir dili ancak eğitim özgürleştirir. İnsanın doğal bir hakkı olan anadil yaşam alanında kabul edilmedikçe özgürlük sağlanmayacaktır. Bütün sorunların çözümü anadilin özgür olmasıdır. Yaşadığımız sıkıntıların temel kaynağı dil üzerindeki egemenlik ve inkardır“ dedi.

Kızıltepe’de binler yürüdü

Öte yandan Kürt kurumları birçok ilde çeşitli etkinliklerle Kürtçe üzerindeki baskıları protesto etti. Mardin’in Kızıltepe İlçesi’nde binlerce kişinin katıldığı „Zimanê me hebûna me ye, hebûna me îradeya me ye“ sloganı ile düzenlenen „Anadilde eğitim istiyoruz“ yürüyüşü yapıldı. KURDÎ DER binası önünde biraraya gelen halk, „Êm ê bi xweseriya demokratik dibistanên azad ava bikin“ pankartıyla Özgürlük Parkı’na kadar yürüdü. Burada bir konuşma yapan BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, „Kürtlerde binlerce şair, binlerce, yazar, binlerce dengbêj ve sanatçı var. Yazılmış binlerce eser var. Kuran’ın Kürtçe çevirisi yapılmıştır. Kürtçe Kutsal Mevlidi yazılmıştır. Bu mudur bilinmeyen dil dediğiniz“ diye sordu. Derik’te yüzlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş yapılırken, Mazıdağı’nda da BDP İlçe binası önünde basın açıklaması yapıldı.

Hakkari’de Belediye Barajı önünde biraraya gelen halk, Kürtçe üzerindeki baskıları protesto etti. Adana’da BDP Yüreğir İlçe Binası önünde, Muş’ta Malazgirt İlçesi’nde, Kocaeli’nde BDP İl Başkanlığı’nda, İzmir’de KURDÎ DER Agora Parkı’nda basın açıklaması yaptı. İstanbul’da ise TZPKurdî, İstanbul Kürt Enstitüsü’nde güne ilişkin bir açıklama yaptı.

Öğrencilerden ders ve boykot

Üniversite öğrencileri de Anadil Günü vesilesiyle eylemdeydi. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Halkların Kardeşliği İçin Gençlik Platformu üyeleri, ellerinde taşıdıkları „Q, W ve X“ harflerinden oluşan dövizlerle okul kampüsüne girmek istedi. Polis barikatıyla karşılanan öğrenciler, daha sonra kampüs önüne getirdikleri tahta ile alternatif Kürtçe ders düzenledi. Mersin’de ise Demokratik Yurtsever Gençlik (DYG) üyesi öğrenciler Dünya Anadil Günü nedeniyle 1 günlük okul boykotu yaptı. Bingöl’de ise DYG üyesi gençler anadilde eğitim talebiyle basın açıklaması yaptı.

Tokat’ta Gaziosmanpaşa Üniversitesi öğrencileri de 1 günlük okul boykotu yaptı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi öğrencileri de Kürtçe üzerindeki baskıların sona erdirilmesi talebiyle üniversite içinde yürüyüş yaptı. Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde de ilköğretim öğrencileri okulları boykot etti.

Dili yok saymak halkı yok saymaktır

Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde „Dil ve dün üzerindeki asimilasyon ile anadilde eğitimin önemi“ konulu panel düzenlendi. Kürt dilinin korunması ve gelişebilmesi için eğitim dili olmasının önemine vurgu yapıldı. Silopi’de ise Laleş Kültür Sanat Merkezi’nde panel düzenlendi. Urfa’da Karakoyun İş Merkezi önünde yapılan basın açıklamasına çok sayıda STÖ temsilcisi katıldı. Viranşehir’de ise BDP İlçe Binası önünde basın açıklaması yapıldı. „Bir dili yok saymak, o dili konuşan insanları yok saymaktır. Bir halkın kültürünü, tarihini yok saymaktır“ denilen açıklamada, anadilin temel haklar arasında yer aldığı kaydedildi.

Siirt’te MKM ve Eğitim Sen Şubesi tarafından anadilde eğitim talebiyle yürüyüş yapıldı. Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşte „Huner parçeyeke bingehin a jiyana civakî û şoreşgeriye“, „Em perwerdehiya zimanê kurdî dixwazin“ pankartları taşındı.

İnsanlık suçu

Dersim’de ise KURDÎ DER öncülüğünde Özgürlük Meydanı’nda kitlesel basın açıklaması yapıldı. Belediye Başkanı Edibe Şahin’in de katıldığı açıklama Zazaki lehçesinde yapıldı. KURDÎ-DER Yöneticisi Aziz Avin, „Türkiye’de yaşayan 25 milyonu aşkın Kürdün halen anadillerinde eğitim görmemeleri Başbakanın da dediği gibi insanlık suçudur. Almanya’da yaşayan 10 bin Türk yurttaşın anadillerinde eğitim hakları engellendiği için sayın Başbakan, Almanya devletine ‘asimilasyon insanlık suçudur’ hatırlatmasında bulunuyor ancak kendi ülkesinde yaşayan 25 milyon Kürdün en temel hakkı olan anadilde eğitim hakkını yasaklayarak asimilasyonu kendisi uyguluyor“ dedi.

DİHA/HABER MERKEZİ

——————————————————————————–

Urfa ve Diyadin’de 87 bin imza

‘’Kürtçe üzerindeki yasaklar kaldırılsın, anadilde eğitim ve öğrenimin önü açılsın“ talebiyle yürütülen imza kampanyası kapsamında Urfa’da 70 bin imza toplandı. Ağrı’nın Diyadin İlçesi’nde ise 17 bin imzaya ulaşıldı. DTK, TZPKurdî, KURDÎDER, BDP, HAKPAR ve KADEP tarafından yürütülen imza kampanyasında kapsamında Urfa’da Karakoyun İş Merkezi önünde imza standı açıldı. Halkın yoğun ilgi gösterdiği imza kampanyasına ilişkin bilgi veren KURDÎDER Urfa Şube Başkanı Ömer Yardımcı, „Sadece iş merkezi önünde 20 bin imza topladık. Urfa merkezde 30 bin imza toplandı. Sekiz ilçede de çalışmalarımız sürüyor. İl genelinde toplam 70 bin imza topladık“ dedi. İmza kampanyasına ilde yaşayan Arap, Ermenilerin de destek verdiğini belirten Yardımcı, imza kampanyasında hedeflerinin 100 bin imzaya ulaşmak olduğunu söyledi.

İki dilli yaşam kampanyası kapsamına Ağrı’nın Diyadin İlçesi’nde ise 17 bin imza toplandı. Toplanan imzalar, Avrupa Birliği, Meclis Başkanlığı ve UNESCO’ya gönderilmek üzere BDP Diyadin İlçe Örgütü’ne teslim edildi. İmzaları teslim alan Diyadin İlçe Başkanı Musa Zorbay, „Hedefimiz 10 bin imza iken belediye meclis üyeleri il genel meclis üyeleri ve parti çalışanları, köy köy dolaşıp bu sayıyı 17 bin çıkarmışlardır“ dedi.

DİHA/URFA/AĞRI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s