2011: Bütün Erkekler Kerata, Bütün Kürtler Sapık , Kadınlar Su Testisi

Bütün Erkekler Kerata, Bütün Kürtler Sapık , Kadınlar Su Testisi
Fatma ÖZCAN
Vallahi aslında anladım ki yılların geçmesiyle yani 2010’nun- 2011 olmasının hiçbir manası yok. Şimdi, yılların biriktirdiği o geri kalmışlık ve sorunlarımız aynen 2011’e girdiğimiz o gece büyük bir kutlamayla devredildi anlaşılıyor tüm ülke halkı tarafından. Yılların küflenmiş, tozlanmış, yosun tutmuş beyinleri, insan beyni, o insan beyninin neden olduğu sorunlar aynen devrediliyor o binbir umutla girdiğimiz yeni yıla. Sorunların öngörüyle çözüleceği yerine önyarıyla devleşim önümüze servis ediliyor birileri tarafından.. Şunun şurasında daha bir ayı doldurduk yeni yılımızın , ikinci ayımızdan gün aldık.

Ne oluyor? Hala farklılıklarımızı kabullenemeyen, gelenekçi zihniyetimize yön veremeyen, birey olamamış, insanın kanını donduracak laf kalabalşığı yapmaktan çekinmeyen varlıklar olarak hayatımızı sürdüyoruz. Aslında biz hayata ne anlam katıyoruz çok merak ediyorum. Dedikodu kültürünü aşamayan mahalle ağzını kendine meslek edinmiş insancıklar mıyız aslında.

Düşünmek lazım…

Bu tespitleri en iyi doğrulayacak iki örnek var önümüzde birincisi Posta yazarı Candaş Tolga Işık’ın köşesinde yazdığı yazıda Kürtlerin yüzde doksanının çanak antenden porno film izleyip ensest ilişki yaşadığı tezini köşesinde ifade etmesi. Posta yazarı Candaş Tolga Işık bölgede yaşanan sorunları bir çırpıda çözmüş köşesinde. Çanak antenlerin çokluğunu bölge halkının tek Kürtçe yayın yapan Roj Tv’yi izlemek için taktırdığından haberi yok. Dahası haberdar olmak için de hiçbir çaba göstermemiş olmalı ki Bölge halkının porno film izlemek için taktırdığından bahsetmiş köşesinde Işık. Bundan bahsederken birçoğu hala çekirdek aileye geçememiş, en az on kişinin bir arada yaşadığını ve bu kişilerin o kalabalıkta yalnız kalıp porno film izleyemelerinin neredeyse imkansız olduğunu ya bilmiyor yada düşünemedi.Burda Kürtle hiç porno izlemez demiyoruz elbet, izleyen mutlaka vardır, ama bu o halkın bir özelliği değildir, yada tamamına mal edilemez. Kürtlerin hepsini tecavüzcü, porno izleyen, ensest ilişki yaşayan sapık insanlar yapmasına bir anlam vermek imknasız. Veremeyişimin nedeni kendisinin çok aklıbaşında yazılar yazdığı nedeniyle değildir. Bölgeyi köy köy gezdiğini söylemesinden kaynaklı. Herhalde gezerken o insanlarla hiçbir sohpeti olmadı, onların sorunlarını dinleyip bölgeyi anlamaya, gerçekçi bir şekilde yorumlamaya çalışmadı. Kuru kuru gitti geldi. Bir yazar ancak bu kadar gerçekten uzaklaşır. Hala ülke atmosferine ayak uyduramayan farklılıklarımıza öcü gözüyle bakan, ülkemizin mozaik yapısını ısrarla benimsemeyen büyük bir önyargıyla yaklaşan kendine aydın ve yazar demekten gocunmayan zavallı zihniyetiyle bir arada yaşıyoruz.

Ne yazık…

İkinci örnek ise Sabah Gazetesi Yazarı Hıncal Uluç Defne Joy Foster’ın ölümü için yazdığı yazıda gerici erkek zihniyetinin bir kadınını acımasızca ve önyargıyla nasıl mahküm ettiğini görüyoruz. Yeğeni olduğunu söylediği Kerem Altan için ‘’evlibarklı ve çocuklu kadını niye götürmüş ‘’Kerata’’, gibi bir ifade kullanan Uluç, (bir erkeği yaptığı şey için sevimlileştiren ‘’vay kerata vay, vay çapkın vay’’ diyen adam) Foster için ‘’evli barklı kadın bunu nasıl yapar’’ özel hayatı istismar eden, kadını aşağılayan tamamen önyargıyla yazılmış söylemlere yer vermiş. Yazısını bitirdiği cümlede ise ‘’su testisi su yolunda kırılır’’ bir yazara yakışmayacak cümlelere yer veren, kendini ahlak bekçisi sanan, özel hayatı taciz etmekten çekinmeyen bunu yazısında açıkça dile getiren adamı anlayamıyorum. Kadın olunca 5N 1K’sını kullanan, burnunu heryere sokup çıkaran, erkek olunca geçiştiren adamları anlayamıyorum. Kendileri neyin peşindeler acaba, başkalarını aşağılamak, iğnelemek, onları namuslu mu yapıyor. Bu nasıl bir zihniyettir.

Pes artık…

Aslında her iki örnekte görmemiz gereken şu, farklı hayat tarzları, farklı kültürler, farklı diller, farklı dinleri bir arada barındıran bu anlamda bir mozaik olan ülkemize hala alışamadığımızı gösteriyor tüm bu yaşadıklarımız. Bu farklılıklarımızla bir şekilde karşılaştığımız da ise ucuzca yorumlayıveriyoruz, önyargıyla, kendi kaygı ve korkularımla alakalı olarak gerçekleri göremiyoruz ya da işimize gelmiyor. Sudan çıkmış balığa dönüyoruz, hayata dönmek için o yana bu yana kıvırıp duruyoruz. Hayatın asla tekrarlanamayacağı gerçeğini hatırlarsak insanları bu kadar basit düşünmenin ve yorumlamanın ne kadar tehlikeli ve acımasız bir şey olduğunu belki fark ederiz. Siz toplumda kimin nerede olup olamayacağını karar veremezsiniz sayın yazarcıklar , Allahtan öyle bir belirleyiciliğiniz de yok.

Mutlu şeyler yok 2011 yurdumda Allahtan Tunus ve Mısır da gericilere vurulan darbeler var da uzaklara baktığımızda tebessüm edebiliyoruz.

Yinede mutlu olalım biz yeni yıllara girerken, gıdım gıdım da olsa değişiyor birşeyler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s