1 Mayıs kutlamalarından evlerine dönenlere

1 Mayıs kutlamalarından evlerine dönenlere

Meydanlara indiniz,
Milyonlarla ifade edilen sayıda emekçi, kadın ve işsize karıştınız. Damla iken sel haline geldiniz.
Kiminiz Taksim’e, İstanbul’un güneşine akın ettiniz
Zaaaptettiniz o güneşi..
Kiminiz Sihhiye Meydanına, Kiminiz Kordon’a indiniz,
Beraberinizde şehit fotografları taşıyarak,
O güzelim sloganlarınızı attınız!

Rahatladınız, moral buldunuz..

Sonra evlerinize döndünüz,
O meydanlara inme fırsatı bulmayanlara, inemeyenlere anlattınız o ihtişamı,
Çocuklarınız, ihtiyarlarınız, komşularınız hayranlıkla dinledi sizi,
Anlattıkça coştunuz,
Mahirleştiniz, Denizleştiniz, İbrahimleştiniz..

Ama çoğunuz,
Kürt yakın tarihinin kavası,
Mahsum Korkmaz’ı tanımazsınız bile,
Bu ayaıp bir yana,
Özgürlük ve bağımsızlık savaşının nice çınarını,
Belki de Ahmed Repo’yu, Beritan’ı, 12 yaşındaki silahlı şehit gerilla Rojin’i hatırlamadınız,
Murat Vadisi’nde sizin de uğrunuza toprağı öpenleri, Dersim’de, Bagok’ta destan yaratanları, Rubarok’lu 57 yoldaşı, Agirî şehitlerini bilmezsiniz..

Enternasyonal!
Mehter takımı,
Fetih ruhu ile kutlanan 1 Mayıs’ta Enternasyonal ne hale geldi…

Bazılarınız Taksim’de, Kordon Boyu’nda, İpekçi Parkı’nda yürürken Enternasyonalist bir dayanışma olmasa bile birşeyler yaptınız..
Bağırdınız, sloganlar attınız, rahatladınız..
Ama unutmayın; Güneş, bazılarınız için hiç doğmasa bile, çoğunuz için yarın yine doğacaktır,
Faşizmin polisleri, jandarmaları, askerleri ile göz göze geleceksiniz..
Ankara’da, İstanbul’da, Adana’da onlarla merhebalaşacaksınız,
Hiç bir yabancılık çekmeyenleriniz olacaktır,
Bir yanınız “özgürüm” diyerekten!

Bazılarınız ise Amed’de, Van’da, Hakkari’de Ruha’da ertesi güne uyanmanın şaşkınlığını yaşayacak,
Vücutlarını yoklayaraktan,
“Bugün de yaşıyorum” diyecekler,
Hayattan bir gün daha ödünç almanın şaşkınlığı hala üstlerinde olacak,
Libyalı’yı hatırlayacak bunlar, Yemenli’yi, Suriyeli’yi, Bahreynli’yi de düşünecek,
Günlük işkence seanslarını yaşayacakları çadırlara sıkı adımlarla yürüyecekler,
Yıkılmış olan çadırı yeniden kurmaya çalışırken,
Duçe’nin emrindeki İmamın Ordusu ile burun buruna gelecekler..
Karşılıklı kin dolu bakışlar fırlatılacak,
Sonrasında İmamın Ordusu’nun “Allah! Allah” deyu saldırısı başlayacak..
Ama saldırganların hedeflediği kitlenin fertlerinde, o kahramanların gözlerinde korku okunamayacak!
Duçe bu kararlı ve korkusuz duruşu duyacak elbette..
İliklerine kadar duyacak korkuyu!
Hatırlayacak açların kaybedecek hiç bir şeylerinin olmadığını!

Kuduracak!
Korkağın kudurması kan demektir!
KAN!
Mazlumun kanı,
Emekçinin kanı..
Bu kan onu boğuncaya kadar oluk oluk akacak..

…Ve siz!
Enternasyonal bir görev yerine getirdiklerini sanan lafı bol, eylemi az olan siz!
“Şanım yürüsün” diye yürüyen ve şimdi dinlenen siz!
TV’lerde kanal kanal dolaşmaya başladınız bile,
O haber kanallarında,
Çarpık yüzlü, çarpık kafalı, faşist cellatların uşaklaarı TV spikerlerinin uyduruk haber bültenlerinde,
Kin kusan cümleler kurulacak, iftiralar atılacak,
“Terör Örgütü”nün, “Bölücü BDP”nin “hain planlar kurduklarını” hep tekrarlayıp duracaklar.

Enternasyonal dayanışma diyorsanız,
Birlik diyorsanız,
Halkların kardeşliği diyorsanız,
Bozun bu ahlaksız, bu kirli oyunu!
Onlara, ipleri faşist Erdoğan’ın elinde olan bu haber okuyucularına, bu Birandlar’a, Feymanlar’a, Kırcalar’a Dündarlar’a,
“Acaba” derecesinde bile inanmaayın, sunulan her yemi yutmayın!

Yapmayın a dostlar!
Yapmayın cıvanlarım!
Siz ki Türk Devleti’nde yetişen en iyi beyinlersiniz,
Demokratsınız,
Bu yeme gelmeyin!
Gerilla alanlarında, Avrupa’da, daha başka yerlerde tanıma fırsatı bulduğum,
Hayran kaldığım
O fedakar,
O gerçek enternasyonalist,
Sapına kadar devrimci,
Türk, Arap, Pakistanlı, Alman Gerillalar’ın hatırı için bir an durun, düşünün…

…Veee
Bu vahşi faşist güruhun oyununu bozmak için hareketlenin!
Hapsedildiğiniz kalıpları kırın!
Fabrikalarda, sokaklarda, dağlarda, ovalarda,
Size her zaman el verenlere siz de el verin..
Hani şu değişen güzelim “Bütün Dünya İşçileri ve Ezilen Halklar, Bileşiniz!” sloganı varya
İşte onu diriltin!
Dirilin!

Yıkılan bir bloğu esas almanız için zorlanıyorsunuz..

Ama;

Sömürü, talan, zulüm, ulusal baskılar, emperyalizm, cinsel baskılar, vurgunculuk sürdükçe,
Faşizm kapıları çalacaktır!
Siz olmasanız da, köleliğe razı olsanız da mücadele devam edecektir. Bu eşyanın tabiatıdır..
Önemli olanı anlayın,
Ya tok köpek olacaksınız faşist efendilerin kapısında,
Ya da yarı tok ama özgür kurt olacaksınız dağlarınızda!
Seçim sizin..

2011-05-01

A Sirac Kekuyon

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s