12’ler için

12’ler için

Sömürgeci Türk güçleri Uludere sınır hattında 12 PKK gerillasını katletti. HPG’nin açıklamasına göre katliam, sınırı geçmek isteyen Türk birlikleriyle çıkan çatışmada yaşandı. Türk ordusunun açıklamasına göre ise çatışma, gerillalar içeri sızmak isterken çıkmış. Sivili, siyasetçisi ve gerillasıyla Kürt halkı, savaş teknolojisini yenileyen Türk silahlı güçlerinin atış poligonu haline geldi. Saldırılar en çok da, görüşme adı altında sürdürülen oyalama turları sırasında meydana geliyor. Türk egemenliği basını, çalışanı, siyasetçisi ve aydınlarıyla PKK’nin elini kolunu bağladı. PKK, kendini ve hatta dağlara sığınarak silahlanmış gerillalarını koruyamaz hale geldi.

Son bir ay içinde 50 PKK gerillası öldürülmüşse, bu, 5 bin kişi olarak belirtilen gerilla güçlerinin bir ayda % 5’nin imhası anlamına gelir. Bu rakam 500 bin kişi olarak söylenenTürk ordusunun bir ayda PKK’ye karşı 500 elemanını kaybetmesiyle eş değerdir.

Rakamlar kötüdür. Bu rakamlar, ölüm çağrısı yapmak için değil, Kürtlerin içinde bulundukları ölüm siyasetinin vahametini anlatmak için verilmiştir. Yoksa hiçbir güç, insan kanı üzerinde yüzen Türk devletiyle cinayet yarıştıramaz.

Kürtlerin savaş ve barış konularını tartışacakları ulusal kongreleri ve ulusal karar organları yoktur. Bu sadece PKK’nin suçu değildir. Kürtler, Ulusal Kongre yoksunu bir halktır. Bu nedenle savaş ve barış kararları dar örgüt toplantılarda kolay alınır ve kolay da kaldırılır.

Kürt halkının evlatlarının çıplak dağlarda teknolojinin namlularının ucunda ölüme yürütülmesinin sonuçlarını artık PKK’nin de düşünmesi gerekmektedir. Eskiden PKK’yi basit karakollarla karşılayan Türk devleti, şimdi termal kameralar, su dolu sınır barajları, F 16’lar, insanı vücut ısısından tespit eden silahlarla karşılıyor.

PKK komutanları ise ya sürekli barış demeçleri veriyor ya da köşe yazarlığı yapıyor. Komutanlarının köşe yazarlığı yaptığı tek hareket galiba PKK’dir. PKK komutanlarının şu nedenle köşe yazıları yazmaması ve çok sık demeç vermemesi gerekiyor.

Kişinin veya örgütün karakteri, gücü, savaş niyeti, zaafları, ne düşündükleri genellikle yazdıkları yazılar ve verdikleri demeçlerden anlaşılır. Onun için Türk generalleri siyasete bulaştıkları halde az konuşurlar. Açıklamaları da genellikle bir telgraf uzunluğunu geçmez. Fakat PKK sorumluları hep konuşur; çok konuşulduğu için konuşmalar kendi içinde giderek çelişir. Türk savaş uzmanları bu açıklamaları, konuşmaları ve her biri bir kitap kapasitesinde olan röportajları dikkatle incelerler. PKK’nin zayıf yanlarını ve ne düşündüğünü tespit ederler. PKK’de kimse Kürt mücadelesinin selameti için komutanlara az konuşmaları ve az demeç vermeleri gerektiğini söyleyemez. Aksine gazeteciler ve televizyondaki program yapımcısı aydınlar, sürekli PKK sorumlularını konuşturarak işlerini yürütürler.

BDP’liler ve tanınmış Kürt siyasetçileri her gerilla katliamından AKP ve Erdoğan’ı sorumlu tutan demeçler veriyorlar. Demeçleri boştur.

12 gerilla için ağıt yakmayacağım. Ağıt yakmayı zaten beceremem. Bırakalım ağıtı Kürt anaları yaksın. Ateşin düştüğü evler yaksın. Çaresizlik içeren ağıtlar ve ağlamalar bana ağır gelir. PKK, Kürt halkının çocuklarını dağlara özgür bir Kürdistan yaratmak için çekmiştir. Bunun gereklerini yerine getirmek zorundadır. Bu yolda ilerlerken kayıpları da olacaktır.

Tanrı, sevdiği kuluna önce eşeğini kaybettirip sonra buldurtmakla sevinmesini sağlarmış. Türk devleti de ileri bir zamanda artık Kürt öldürmemeyi bir açılım ve çözüm olarak yutturmak isteyecektir. Hiç nedeni yok iken tutukladığı binlerce Kürdü serbest bırakmayı da Kürt sorunun çözümünde bir adım olarak Kürtlere giydirecektir.

Türk devleti, devlettir. İsyan bastırma ve isyancıları zaman içinde eritmek gibi tecrübeleri vardır. Normalde Kürt isyanı karşısında alttan alması gerekenin, imha ve inkar rejiminin sahiplerinin olması gerekirken, baskı ve şiddet altında kıvranan PKK’nin taleplerini en alta indirmekle kalmayıp, sürekli ikna etmeye çalışan konumda olması Türk devleti tarafından aafedilmemesi gereken bir zaaf olarak algılanmıştır. Türk devleti PKK’ye karşı her alanda bunu gereklerini yerine getirmektedir.

PKK de dahil Kürtlerin hepsi inanılmaz bir ıstırap içerisinde kıvranıp duruyor. Türk egemenliğinin sınır ufku, Kürtlerin de ufku haline gelmiş. Egemen siyasete çok yakın durmanın sonucudur bu. Ne kadar çok onun alanında oynarsan zaman içinde o kadar çok onun tarafından belirlenirsin.

Bilmiyorum, başka ne yazılabilir? Umutsuz değiliz, fakat üzgün ve öfkeliyiz. Türk egemenlik sisteminin çizdiği ölüm ufku gözbebeklerimize sis perdesi olarak inmiş.

Bu kanlı sis perdesi dağıtılmalıdır.

Kürt halkı, bedeli çok ağır ödettirilen tek seçenekli mücadele biçimlerine mahkum edilmemelidir.

PKK’nin, Kürt halkının ve şehit ailelerinin başı sağ olsun.

Sürekli değişen ölüm rakamlarından bu kez payımıza 12 düştü…

Kürdistan halkı 12’leri unutmayacak…

Hasan bildirici

bildiricihasan@hotmail.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s