Erdoğan Faşizmi yüzünü gizlemiyor!

Erdoğan Faşizmi yüzünü gizlemiyor!

Kürtler’in ve däåer demokratlarin birlik çabaları gerektiği yere taşındıkça Erdoğan Liderliği’ndeki Türk Devleti’nin kudurganlığı daha da belirginleşiyor. BDP, KADEK, HAK PAR, DDKD, Dini yönü ağır basan Kürtler, tek tek şahsiyetler, Süryaniler ve Türk gerçek sosyalist hareketlerinin taraftar veya yöneticilerinin, seçim-2011 günlerinde tek ses haline gelmeleri ile paralel olarak Türk Askeri’nin, polisinin, sistem partilerinin, görsel basınının, MİT’inin, Özel Harp birliklerinin fiili saldırıları büyük bir hızla yayılmaya, can almaya başladı..

Dağlarda 12 Gerilla’nın şehit düşmesi, Türk Askeri’nin Güney’e girmesi, Türk Yargısının Muş’ta ve her yerde gerçek yüzünü açık bir şekilde gösterdi. Sonuçta Türk Devleti ile Kürt Halkı’nın arasındaki bağlar tümüyle çözülme yoluna girdi. Koşaner Yalakası’nın askerleri Erdoğan’ın emri ile Kürt Halkı’na/Milleti’ne bütün gücü ile yüklenmiş bulunuyor. Nereye kadar? Katliam mı düşünüyorsunuz? “Katliam yok, tehcir var” demeye mi hazırlanıyorsunuz?

Duçe şunu iyi bilsin.. Kürt Halkı/Milleti bu kez onun gibi faşist bozuntularının kılıçlarına boyunlarını uzatmayacaklardır. Kürt giderse emin olun sizin faşist güruhunuz da sürüklenecektir.. Ne diyordu Said’i Kurdi (biraz değiştirerek): “Zalimler için yaşasın TAK!.” TAK veya yeni TAK’lar, zalimlerin cehennemi olsa kabahat kimin? Buna siz ve destekçileriniz “terörizm” mi diyeceksiniz? İyi düşünün, neyin terörizmi? Çocuk ve masumları öldürmek hariç, mukabele-i bil misil her zaman meşrudur! Siz ki zevkle, ağzınızın suyu aka aka sivilin, Kürt Özgürlük Savaşçısı’nın, köylüsünün, işsizinin, işçisinin, ÇOCUĞUNUN, kadınının, siyasetçisinin kanını dökmeyi bir marifetmiş gibi dünyaya ilan edersiniz, neden aynısı size yapıldığında terörizm olacak? Bu sözler naif insanlara sert gelebilir. Ama lütfen Türk Faşistleri’nin öldürdükleri 400’ü aşan sayıdaki Kürt çocuğunu da şöyle bir düşünün (üstelik hiç bir Kürt kan dökmeyi, hele hele çocuk kanı dökmeyi aklının ucundan bile geçirmez)..

Biliyorum, şiddet büyük bir sarmaldır. İçine bir kere girildi mi çıkılmaz. Türk Devleti veya Erdoğan’ın münafık faşizmi bu sarmalı canlı tutmakta ısrar ediyor. Kürd’ü tahrik etmenin ötesine geçtiğini, direkt olarak halka silah doğrulttuğunu artık herkes görebiliyor.. Amerikan gazeteleri bile Erdoğan rejimine karşı Kürdistan’da oluşan direnişi Arap Ülkeleri’ndeki direnişe benzetiyorlarsa bunu düşünmeleri lazımdı. Ama Erdoğan takımının dış sivil seslere milim değer vermediğini biliyoruz. Kürt Ölüyor, Kürt tutuklanıyor. Ama etraftaki sahte demokrat ülkeler Kürd’ü susturmak için manevra üstüne manevra yapıyorlar.. Bu reva mı?

Türk Kesimi’ne hep hatırlatırım. Almanya’ya Nazizm’in gelişini çok iyi okusunlar. Bilhassa tuzu kuru CHP’liler okusunlar.. Etrafa laf yetiştireceklerine Türk Devleti’nin gittiği istikameti iyi hesaplasınlar. MHP’nin defteri artık dürülmek üzeredir. Bu modası geçmiş ırkçı partiyi dökmeyi planladığı Kürt Kanı bile kurtaramayaktır. Ölüm tarlasına doğru hızla ilerliyorlar. Dünyayı sarmakta olan faşist dalga, kendisini faşist sanan tabansız Türk Irkçı bozuntularını kucaklamayacaktır.

Türk Halkı’nın büyük bir kısmı işin vahametini kavramış değildir. Oysa Türk Devleti uluslararası bir oyunun bir vidası haline gelmiştir. Ankara Hakimleri şu anda Washington’a lazımdırlar. O halde “istikrar” diye seslendirilen, pratikte mevcut iktidarın değişmezliğini öngören günler yaşanıyor. Bu bakımdan Seçim-2011 basit bir seçim değildir. İçine pek çok parmağın karıştığı bir meydan savaşı verilmektedir. Şu anda Erdoğan için her şey kolay görünüyor. Okyanus ötesindeki İmam tarafından hazırlanan kasetlerin havada uçuşması tesadüfi olamaz. Düşünün; sayısal olarak Türk Meclisi’nin üçte ikisini kontrol eden AKP’liler hakkında bir tek kaset bile ortaya çıkmazken, CHP ve özellikle MHP’lilerle ilgili kaset üstüne kaset ortaya çıkıyor. Muhalif Türk Kadınlar ve Erkekler artık eşleri ile bile yatağa girmekten korkar duruma gelmişlerdir. Sanki bir anda birileri ortaya çıkacak da sevişme anının tam da ortasında “haydi kameraya gülümseyin” diyecek gibi bir ruh hali taşıyorlar. Bu kadar alçak insanların, üstelik “dindar” geçinerek Türk Devleti’nin egemen olduğu Coğrafya’yı cehenneme çevirmeleri içe sindirilebilir mi?

Ama Faşizme karşı aktif mücadelede kelleyi koltuğa alanlar da var. Bu umut vericidir..

Türk Kesiminde hazırlanan bir bildiri ile 330 şahsiyet Emek, Özgürlük ve Demokrasi blokuna destek sunuyor.. Onları buradan selamlıyorum. Öte yandan Avrupa’da yayınlanan bir bir bildiri ile bazı Kürt Şahsiyetleri, Kürt Partileri’nin bloklaşmasını destekliyorlar. Bu bildiriye ben de imzamı bastım. Fakat bu bildiri bir ayağı topal olan bir bildiri görünümündedir. Bu bildiride unutulan şey faşizme karşı topyekun bir duruş sergileyenlerin en aşağısından bir kesimi unutulmuştur. Oysa sıcak coğrafya’da çok ciddi bir anti-faşist direniş oluşmaktadır ve Türk Kesimi’nin gerçek sosyalistleri de bedel ödemeyi göze alarak bu savaşımda Kürtler ile bloklaşmaya gitmişlerdir. Ayırım yapmadan blokun tümü desteklenmeli idi.. Daha geçen günlerde DHKP’ye baskın adı altında sosyalistler Türk Devlet Terörü eşliğinde derdest edildiler. İşkencehanelere sürüklenen bu insanlar desteklenmemeli mi? Öğrenciler her gün Erdoğan’ın bakanlarını, anayasa profesörlerini protesto ediyorlar. Köylüler gümüş üretiminde kullanılan insanlık dışı metodlara karşı direniyorlar. Karadeniz’de ve Kürdistan’da tabiatı tahrip eden barajlar halkın hedefinde. Madenciler, taşaron işçiler, işsizler artık durumlarının bir kader olmadığının bilincini taşıyorlar. 1 Mayıs’ın asıl yerine oturtulması, bir bayram komedisinden kurtarılması an meselesidir.

Elimizdeki malzeme bu! Bu malzemeyi bir yandan toparlamak, öte yandan da arttırmak mücadele ile olur. Ne diyor Ertuğrul: “Kürtler’in özgürlüğü için mücadele etmeyene sosyalist denmez!” Bu bir aşamadır. Hiç kimsenin anti-faşist mücadelede yer alanları bölmeye hakkı yoktur.

CHP bu mücadeleye katılmak istiyorsa devlet ile bütün bağlarını koparmalı, Kürtler’i kandırmaya kalkmamalıdır. Unutma Çifte dönek; Kürd’ü eskisi gibi kandırmak mümkün değildir.. Senin elinde ne din silahı vardır, ne de ardında Amerika! Orta oyunu oynama. Kavgayı iyi kavra ve yerini al.. Yerini almayanların akibetini öğrenmek istiyorsan Nazizm’in Almanya’ya yerleşme sürecini iyi oku, iyi kavra! Eminim o zaman ölümün soğuk yüzünü göreceksin..

2011-05-15

A Sirac Kekuyon

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s