Erdoğan: “Özgürlük deyince neden BDP akla gelir hayret ediyorum”..

Erdoğan: “Özgürlük deyince neden BDP akla gelir hayret ediyorum”..

Başlıbaşına bu sözler bile Türk Devleti’nin, Türk Hükümeti’nin, Türk Özel Harp Dairesi’nin ve Türk savaş makinasının yaşadığı çıkmazı ifade eden bir anlam yüklüdür. Bu, büyük bir hayal kırıklığının dışavurumudur.. Zalimin özgürlük anlayışının kırılıp döküldüğü bir cümledir bu..

Ama..

Ama eğer Erdoğan cahil olmasa idi.. Söz konusu kişilik birazcık diyalektik mantık bilse ve işletse bu tuzağa düşmezdi.. Tabii ki bu tuzak kendisinin kurduğu bir tuzaktır.

Evet, en basit şekli ile (buna çocuklar için diyalektik diyelim), diyalektikte zıtların birliği ve giderek mücadelesi vardır. Zıtlar olmadan evrende hiçbir maddi varlık oluşamazdı. Mikro atom gücü, makro atom gücü, elektro-manyetik güç ile yerçekimi (itimi) arasındaki savaşım biricik yaratıcıdır. Eğer bu savaşım olmasaydı, Mikro Evren’den tutun, Makro Evren’e varıncaya, yani en küçükten, en büyüğe kadar maddi varlıkların tümü bu savaşımın ürünüdürler.

Zıtların mücadelesi insanın iç savaşımı olarak hissedilir. İnsanların geliştirdikleri inanç sistemleri evrenin varlık sebeplerini araştırır dururlar. Bu konuda en açık saptamalarda bulunan bir din vardır. Bu din Kürtler’in atalarının dini olan Zerdüştiliktir (Siz bakmayın Erdoğan’ın hezeyanlarına, Zarathuştra Dini ya da ‘Zerdüştilik’ hala bütün Ortadoğu kaynaklı dinlerin etkisi ile sistemleştiği bir dindir). Zerdüştiler’e göre insanın iç dünyasında, toplumda ve evrende iki temel kutup, iki temel güç sürekli mücadele halindedir. Evren’in, toplumun ve insanın iç dünyasının varlığı bu mücadeleye bağlıdır veya bu mücadele için vardır. Bu iki temel güç İyi ve Kötü’dür..

Erdoğan’ın hayretinde işte bu iki temel güç rol oynar. BDP eğer “özgürlük” denilince akla geliyorsa, bunun anti tezi, zıddı da zulmu, köleliği veya faşizmi temsil ediyor demektir. Halk yani toplum, özgürlük ile BDP’yi özdeşleştirdiğine göre, zulmu, köleliği ve faşizmi de birileri kitlenin hatırına getirecektir. Yani BDP’nin zıddı olan bir başka odak olacaktır bu.. Peki kimdir veya nedir bu?

Tabii ki bir siyasi parti.. Hem de BDP’ye ölümüne karşı olan bir parti. Üstüne üstlük Türk Ordusu’na emir verebilecek pozisyonda olan bir parti.. Polisi, Mit’i elinin altında tutan bu partiyi hemen hatırladınız. Peki kim? Elbette Erdoğan’ın AKP’si..

Zerdüştiler Avesta’da Kötü’ye “Druj” diyorlar. Yani yalancı.. Yalana sapmış.. Yalana tapanlar demektir bu. Erdoğan yalancı mı? Evet! İftiracı mı? Evet!

İsterseniz son zamanlarda salladığı yalanlara bakalım ve bu kişiliğin seviyesini anlayalım..

Yalan:

-“Teröristler” “Irak’tan” geçiş sağladıklarında Asker duracak mıydı? Elbette “Benim askerim” (ilk defa benim askerim diyor) gerekeni yapacaktı.. Her zaman da yapacaktır..

Doğrusu:

Gerilla Türk Devleti’nin kendilerine saldırı düzenlediği anda hareket halinde değildi. Hatta Türk Devleti’nin talebi üzerine ateşkes pozisyonundaydı. Türk Ordusu, Kuzey ile Güney arasında çizilmiş olan sınırı geçerek saldırıyı gerçekleştirmişti. Bu saldırı gerçekleştirilmeden önce gerilla sadece savunma halindeydi. Ama burada bir şeyin daha altını çizelim; çatışmada 8 gariban asker de hayatını kaybetti. Türk Devleti bu gerçeği neden gizliyor? Bu askerler gömülmek üzere ailelerine verildi. Askeri ve polis yetkililerinin nezaretinde defnedilen bu askerlerin aileleri neden konuşturulmuyor? Çünkü konuşurlarsa AKP oy kaybedecektir..

Yalan:

Erdoğan Sayın Öcalan’ın mealen “Kürtler’in atalarının dini Zerdüştiliktir. İslamiyet Kürtler’e zorla kabul ettirilmiştir” dediğini miting meydanlarında haykırıyor..

Doğrusu:

Yalan söylüyor. Sayın Öcalan bir hareketin lideridir. O, benim bildiğim hiç bir konuşmasında dinler arasında çatışma yaratacak bir belirlemede bulunmamıştır. Zerdüştilik konusunda saptamalarda Ben (Sirac Kekuyon), Ethem Xemgin, Cemşid Bender, Feqi Hüseyn, ve bir kaç başka Kürt insanı dışında Zerdüştilik konusunda bu tür bir beyanda bulunan olmamıştır. Ben ve yukarıda isimlerini verdiğim diğer bilim emekçileri hiç bir partinin üyesi değiliz/değildik, hiç bir hareketi yönetmedik. Görüşlerimiz hiç bir lideri bağlamaz. Ama oldukça iddialıyım. Bu büyük Mitoloji konusunda Türk Devlet memuru “bilim adamları”nın tümüne ders verecek donanıma sahibim. Erdoğan’ın göbeğinde atıyorsa, toplasın “ilimdar”larını benimle Zerdüştizm’i tartışsın..

Yalan:

Kürt Ulusal Hareketi ile Ergenekon arasında bir bağ vardır..

Doğrusu:

Daha önce “Ciddi bir Komplo yolda!” başlıklı yazımda bu fabrikasyon “ilişki”nin gündeme geleceğini ortaya koymuştum. Erdoğan şu anda bu komployu hayata geçirmekle meşgul.. Bu tabii ki yalandır. Şimdi son aldığım bir istihbaratı sunuyorum: Kürt bayan Vekiller’den Emine, Sabahat ve Aysel topun ağzında. Bu Vekilleri ilk planda Ergenekon’a bağlamaya çalışacaklardır. İstihbarat yine sağlamdır..

Yalan:

Erdoğan; “Roj TV MHP’yi övüyor” diyor..

Doğrusu:

Bu açık bir yalandır. MHP’yi barajın altına bırakma savaşımında porno kaset üretimi yetmemiş olacak ki, AKP faşistleri “kardeş partileri” olan MHP’yi “yıpratmak” için ROJ TV’yi adi bir şekilde kullanıyor.

Bu konuda çok fazla misal verilebilir. Şimdilik bu kadar yeter.

2011-05-21

A Sirac Kekuyon

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s