Kürdistan’ın son Kralı: Şeyh Mahmut Berzenci

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Kürdistan’ın son Kralı: Şeyh Mahmut Berzenci

ADULLAH RAMAZAN /SERBAZ SİYAMEND-ANF HEWLER – Federal Kürdistan Bölgesinde birinci dünya savaşı yıllarında Şeyh Mehmud Berzenci bağımsız bir devlet kurma girişiminde bulundu. Bundan tam 92 yıl önce, 23 Mayıs 1919 yılında İngilizlere karşı isyan ederek kendi hükümetini kuran ve kendisini de Kürdistan Kralı ilan eden Berzenci, 1932 yılına kadar İngilizlere karşı amansız bir direniş gösterdi.

Şeyh Mehmud Berzenci 1878 yılında Süleymaniye’ye bağlı Berzence köyünde dünyaya geldi. Berzenci babası şeyh Seid, amcası şeyh Ehmed ve 50 adamıyla birlikte 1913 yılında Osmanlı imparatorluğu tarafında yakalanıp öldürüldükten sonra babasının yerini aldı. Şeyh Mehmud Berzenci ya da diğer adıyla Şeyh Mehmud Hefîd, Kadiri tarikatına mensup bir şeyhdi. Kendisi Kürtçe, Arapça, Türkçe ve Farça’yı çok iyi biliyordu. Bunun yanı sıra birçok şiiri de bulunuyor.

Berzenci birinci dünya savaşı yıllarında bağımsız Kürdistan Devleti için çaba harcadı. Bunun için İran’da bazı Kürt aşiretlerle ittifak yaparak İngiliz ve Araplara karşı savaştı. Bu süreçte üç defa Kürdistan hükümetini kurdu ve kendisini de Kürdistan Kralı ilan etti. Berzenci İngilizlerin denetiminde kurulacak bir Kürdistan hükümetini asla kabul etmedi. O dönemde Irak’ta İngiliz temsilcisi olan Major Soane’nin Kürt güçlerini silahlı milis gücü olarak kullanmak istediğini fark ederek buna karşı durdu. Berzenci İngiliz ve Arap saldırılarına karşı 1932 yılına kadar savaşarak direndi. Daha sonra 9 Ekim 1956 yılında yaşama gözlerini yumdu.

BERZENCİ’NİN BİRİNCİ KÜRDİSTAN HÜKÜMETİ İLANI

Şeyh Said Berzenci, henüz Osmanlı egemenliği son bulmadığı ve İttihatçıların başta olduğu 1908 yılında isyan eder. Bu isyan ittihatçılar tarafından bastırılır. Bu isyanda Şeyh Said, Şeyh Mahmut, şeyh Ahmet ve birçok yakın akrabası esir alınarak Musul’a sürgün edilirler. İttihatçılar bu yıllarda Berzenci ailesinin Kürdistan’daki etkisini bildikleri için tüm aileyi ortadan kaldırmayı düşünerek Şeyh Said, kardeşi Şeyh Ehmed ve 50’ye yakın adamını katleder. Olaylar Kürdistan’da duyulduktan sonra tepki giderek büyür. Kürt aşiretleri Şeyh Mahmut’un serbest bırakılmasını, aksi takdirde Musul’u basarak ölenlerin intikamını alacaklarını söyler. Bunun üzerine Şeyh Mahmut serbest bırakılır.

Şeyh Mahmut Berzenci Süleymaniye’ye döndükten sonra, 1918’de Kerkük’teki İngilizlerin başkomutanına ve Wilson’a bir mektup gönderir. Mektubunda; Kürdistan’da bağımsız bir hükümetin kurulmasına dair bir teminat verilmesini ister. Şeyh Mahmut’un Wilson’a gönderdiği mektubun ardından, Binbaşı Noel eşliğinde bir İngiliz heyeti Şeyh Mahmut ile görüşmek üzere Süleymaniye’ye gelir. Görüşmeler sonucunda 1 Kasım 1918 günü Süleymaniye’nin Sera kapısında resmi bir törenle Şeyh Mahmut Berzenci Irak’taki genel hükümdar tarafından “Kürdistan Yöneticisi” olarak atandığı açıklanır. Şeyh Mahmut bu süreçte Paris Barış Konferansı’na gönderilmek üzere bir müzakere mektubu hazırlar, Reşit Kaban ve Seyit Ahmet Berzenci aracılığıyla Paris’e gönderir.

İNGİLİZLER ÖNCE KABUL EDER, SONRA OYUN OYNAR

İngiltere bu kararı 11 Kasım 1918 yılında resmi bir biçimde kabul eder. Ancak İngilizler Şeyh Berzenci’ye verdikleri sözden geri döner. Berzenci’nin Kürdistan’daki etksini kırmak için çeşitli oyunlara başvururlar. Bu durumu fark eden Berzenci, İran ve Irak’ta ki birçok Kürt aşiretleri ile görüşmelerde bulunup başkaldırı hazırlığı yapmaya başlar. 23 Mayıs 1919 tarihinde İngilizlere karşı isyan hareketi başlatılır. Bu ayaklanma ile İran ile Irak’taki Kürtlerin birleşerek Büyük Kürdistan’ın kurulmasını amaç edinir. Süleymaniye’de başlayan ayaklanma kısa sürede Kürdistan’ın birçok bölgesine yayılır.

Şeyh Berzenci kuvvetleri Süleymaniye’ye bağlı Derbendi Baziyan’da konumlamışlardı. 17 Haziran’da İngiliz kuvvetleri tank ve toplarla Şeyh Mahmut kuvvetlerini kuşatarak bombardımana tutarlar. Berzenci bombardıman sonucu yaralanır ama ona rağmen mevzi aldığı büyük bir kayalık arkasında uzun süre çatışarak direnir (Bu günde o taşın etrafı sarılarak milli park haline getirilmiş. İsmini de Kahramanlık Taşı konulmuştur). Anak Berzenci İngiliz kuvvetlerine esir düşmekten kurtulamaz. Burada Kürt tarafında 300’ye yakın ölü 500 yaralı, İngilizlerden ise 4 tank, 19 askeri araç tamamen imha edilirken çok sayıda da askerin öldürüldüğü belirtilir.

İNGİLİZLER CESETLERİ HALKIN GÖZLERİ ÖNÜNDE YAKTILAR

İngiliz kuvvetleri 22 Temmuz 1919 tarihinde Süleymaniye merkezine girerek büyük zarar verirler. O günü Berzenci’nin oğlu Şeyh Letif Hefid kendi günlüğünde şu şekilde anlatır: “İngilizler çatışma sonucu şehit düşen insanlarımızın bedenlerine gözlerimizin önünde benzin dökerek yakıyorlardı. Bu görüntüler karşısında duramadım ve müdahale etmek zorunda kaldım. Doğacak tepkiden korktukları için cesetleri yakmaktan vazgeçtiler.” Daha sonra esir alınan Şeyh Mahmut Berzenci Bağdat’ta götürülür. 25 Temmuz 1919 tarihinde kurulan askeri bir mahkemede Berzenci yargılanmaya başlanır. Berzenci mahkeme tarafından şu suçlardan dolayı yargılanır;

1- İngiltere’ye karşı isyan etmek ve kan akmasına sebep teşkil etmek,

2- İngiltere bayrağını indirip, yerine Kürdistan bayrağını dikmek.

WILSON: ONUN HAYATTA KALMASI TEHLİKELİ

Mahkeme, Şeyh Mahmut Berzenci ve Şeyh Muhemed Xerib için idam karar verilirken mahmekemede hazır bulunmayan yardımcılarından Şeyh Mehmud Xanê Hewrami için ömür boyu, Şeyh Mehmud Xani Kani Sanan için de üç yıl ceza keser. Kürdistan’da eylemlerin devam etmesinden kaynaklı Berzenci’nin cezası 10 yıl hapse ve Hindistan’a sürgüne çevrilir. Wilson, mahkemenin bu kararını tehlikeli bulup şunları ifade eder; “Şeyh Mahmut’un hayatta kalması onun dostları için büyük bir umuttur. Düşmanları için de büyük bir tehlikedir. Şeyh Mahmut’un dostları onun döneceği ümidiyle eski tutumlarına devam edeceklerdir. Düşmanları da döneceği korkusuyla rahat bir yaşam yaşayamayacaktır. Şeyh Mahmut hayatta olduğu sürece Kürdistan’da istikrar olmayacaktır.”

BİRİNCİ HÜKÜMET BİR YIL SÜRER

1921 ve 1922 yılları arasında İngilizler ile Türkler arasında Musul sorunu çıkar. Türkler Musul’un milli misaki sınırlarına dahil olması gerektiğini dile getirirken İngilizler de Kürdistan’ı öne sürerek Musul üzerinde hak talep ederler. Bu ikircikli politikalar sonucu İngilizler Kürt Hükümetini yeniden kurma girişiminde bulunurlar. Bunun için Şeyh Berzenci 1922 yılında İngilizler tarafında tekrardan Kürdistan’a çağırılır. Bu sırada Kürt silahlı güçleri kırsal kesimlerde İngilizlere karşı mücadelerini sürdürürler. Yine İngiliz baskılarından kaynaklı Berzenci ailesi İran’a göç etmek zorunda kalır. Aile Simko Şikak tarafında misafir edinerek yardım edilir.

Böylelikle Şeyh Mahmut Berzenci’nin kurmuş olduğu birinci Kürdistan hükümeti son bulur. Bu hükümet Kürdistan’da 1 Kasım 1918 ile 22 Temmuz 1919 tarihleri arası hüküm sürer.

BERZENCİ’NİN İKİNCİ KÜRDİSTAN HÜKÜMETİ İLANI

Şeyh Berzenci sürgüne gönderildikten sonra Süleymaniye’de Irak’a bağlı işbirlikçi bir hükümet kurulmuştu fakat Kürtler hiçbir zaman bu hükümete itibar etmediler. Aksine Kürtlerin İngilizlere karşı öfkesi giderek büyümüştü. Bunun sonucunda da İngilizler sürgüne göndermiş oldukları Şeyh Berzenci’yi geri getirmek zorunda kaldılar. Berzenci’nin gelişi üç aşamalı olarak gerçekleşir:

*27-28 Ocak 1922 günü Berzinci Hindistan’dan Kuveyt’e getirilir.

*12-13 Eylül 1922 günü Berzinci ji Kuveyt’ten Bağdat’ta

*20-30 Eylül 1922 günü Berzinci Bağdat’tan Süleymaniye’ye getirilir.

Şeyh Berzenci, Kürdistan’a tekrar “Kürdistan Yöneticisi” olarak geri döner. Ardından yeni bir kabine kurulur ve bakanlıklar belirlenir. Bakanlıklara atanan isimler Güney Kürdistan’da yayın yapan Bangi Kurdistan Gazetesi’nde yayınlanır. İngilizler ve Irak Kralı Faysal, Şeyh Berzenci’ye Kürdistan’ın bağımsızlığının tanınacağına dair söz verirler. Şeyh Berzenci İngiliz ve Irak Kralı’nın kendisine vermiş olduğu sözü yerine getirmeyeceğini bildiği için 1 Kasım 1922’de Kürdistan hükümetini kurar, kendisini de Kürdistan Kralı olarak ilan eder. Hükümet kabinesi, basın kurumu, okul ve orduyu kurar. Salih Zeki Sahebqiran ve Macid Mustafa askeri başkomutan ve kendi danışmanı olarak ilan eder. Reşid Zeki Kaban ise hükümetin dış ilişkiler sorumlusu olarak atanır.

İlan ettiği bağımsız Kürdistan sınırı bugünkü Güney Kürdistan’ın tamamını kapsıyordu. Başkenti Süleymaniye, resmi dil Kürtçe, ordunun ismi ise Kürt ulusal ordusu olarak belirlenir.

A-Berzenci hükümetinin bakan ve bakanlıkları şu şekildeydi:

1-Başbakan: Şêx Qadirê Şêx Sehîd Hefîd

2-İçişler ve Sağlık Bakanı Vekâleti: Şêx Mehmûd Xerîb

3-Maliye Bakanı: Abdulkerîm Elyas Alaka (File)

4-Eğitim Bakanı: Mîr lîwa Mistefa Paşayê Yamolkî

5-Adalet ve Din Bakanı: Mele Seîdê Kerkûlkî

6-Gümrük Bakanı Ehmed Begê Fetah Beg (Hemdî Sahêbqiran yê şahîr)

7-Savunma Bakanı: Seyîd Ehmedê Berzincî

8-Devletin tüm kurumlarından sorumlu bakanlık: Mîr lîwa Sedîq Qadrî Paşa

9-Hizmet İşleri Bakanı: Mihemed Axa Abdûlrehman Axa

B-Berzenci’nin Kürdistan hükümetinin bayrağı:

Yeşil zemin üzerinde kırmızı daire, kırmızı daire içinde beyaz hilal.

C-Posta pulu

İki çeşit posta pulu bastırıldır. Pulun çevresinde Güney Kürdistan hükümeti ortasında ise çapraz çakılmış iki hancer resmi konulur.

D-Basın Kuruluşları:

Berzenci hükümetine bağlı birçok haftalık ve aylık gazete, dergi basılıyordu. Örneğin:

Bangî Kurdistan: Bilimsel, toplumsal ve edebi bir gazeteydi. İlk sayısı 2 Ağostus 1922 yılında çıkar. Son sayısı ise 8 Kasım 1923 çıkmış. Daha sonra 1926 yılında birkaç sayı daha çıkarılmış olsa da devam ettirilememiştir. Gazete imtiyaz sahibi ve sorumlusu Yamolki’li Mustefa Paşa idi.

Rojî Kurdistan: Haftalık Siyasi, toplumsal ve edebi bir gazete olarak çıkarılır. İlk sayısı 10 Ekim 1922’de son sayısı 3 Mart 1923 tarihinde çıkar. Gazetenin sadece 15 sayısı çıkarılır.

Bangî Heq: Siyasi, toplumsal ve edebi bir gazete olarak çıkarılır. İlk sayısı 8 Mart 1923 yılında çıkarılır. Sadece 3 sayısı çıkarılabilinir. Bu gazete on zorlu süreçlerde Süleymaniye’ye bağlı Surdeşê nahyesinin Casane mağarasında çıkarılır. Bangê Heq gazetesi Kürt mücadelesinde dağda çıkarılan ilk gazete olarakta bilinir.

Umêdî Istiqlal: Haftalık toplumsal ve kültürel gazete olarak çıkarılır. İlk sayısı 20 Eylül 1923 yılında Süleymaniye’de çıkarılır. Bu gazetenin toplam 25 sayısı çıkar.

E-Kurulan okullar:

Şeyh Berzenci’nin Kürdistan hükümetinde dört okul kurulur:

1-Mehmudi Ortaokulu: Bu okulda 6 öğretmen ders verir

2-Kadiri İlkokulu: 3 öğretmen ders verir

3-Rûfî İlkokulu: 3 öğretmen ders verir

4-Letîfî İlkokulu: 3 öğretmen ders verir.

F-Kürt Ulusal Ordusunun Kuruluşu:

1-Kürdistan Hükümet Kralı, Kürt Ulusal Ordusunu kurar:

2-Yeni Birlik: Genel Kurmaybaşkanı Tofîq Wehbî iken, ordusu 9 komutanlıktan oluşur

3-Berzenci’nin yanında kalan 6 subay da orduya katılır.

4-Türklerden geriye kalan 5 subay da Kürt Ulusal Ordusuna katılır.

İNGİLİZLER BOMBA YAĞDIRIR, BÖLGE KAN GÖLÜNE ÇEVRİLİR

Berzenci öncülüğünde kurulan Kürt hükümeti İngiliz sömürgeciliğin istemleri doğrultusunda hareket etmediği için İngiliz güçleri Kürt hükümetine karşı oldukça kanlı ve vahşi bir savaş başlattı. İngiliz uçakları Kürt şehir ve köylerini bombardımana tutarak binlerce sivil insanın katledilmesine sebep oldular. Bir o kadar insanı da kaybettiler. Güney Kürdistan baştan sona kan gölüne çevrilir.

BERZENCİ İNGİLİZ OYUNUNU ANLAMIŞTI

Bu dönemde Kürtlere, Şeyh Mahmut Berzenci, Simko Shikaki ve Mirza Taha Nehri öncülük yapıyordu. Kürt komutanlardan Mirza Taha İngilizler tarafından kandırılarak Türklerin eline geçmiş olan Rewanduz’a saldırır. Bu saldırıda birçok Kürt insanı katledilir ve başarısızlıkla sonuçlanır. İngilizler bölgede Türklere güç getirmediklerini ve Berzenci’yi de kandırıp onlara karşı savaştıramayacağını anladığında Kürtlere karşı farklı bir planlama içine girerler. İngiliz Yüksek Komiserliği bir bildiri hazırlar. Bu bildiride şunlara yer verilir: “İngiliz ve Irak hükümetleri, Irak sınırları içinde yaşayan Kürtlerin, bu sınırlar içinde bir devlet kurma haklarını tanımaktadır. Umut edilir ki, çeşitli Kürt unsurlar en kısa zamanda aralarında anlaşmaya vararak, söz konusu hükümete verecekleri biçimi, otoritesinin neleri kapsayacağını bildirmeleri ve İngiliz ve Irak hükümetleriyle ekonomik ve siyasi ilişkilerini tartışmak üzere yetkili delegeleri göndermelerini beklemekteyiz.” Buna rağmen Şeyh Mahmut Berzenci kandırılamadı. Berzenci İngiliz devletini çok yakından tanıyordu. Bununda bir oyun olduğunu biliyordu.

1923’te Lozan Antlaşması’nın ilk sonuçlarının belirlenmesiyle birlikte Kürdistan’ın birçok bölgesinde kıyamlar baş gösterir. Şeyh Berzenci, İngiliz ve Irak yönetiminin vaatlerinde samimi olmadıklarını görünce büyük ve genel bir ayaklanma hazırlığı yapmaya başlar. Bunun için de Necef ve Kerbela’daki Şii liderlerle de temasa geçer. Aynı zamanda Kerkük şehrini almak için de Kuzey ve Doğu Kürdistan’da başta gelen aşiret reisleriyle görüşmelerini devam eder.

RUSYA’DAN YARDIM İSTER

30 Ocak 1923 tarihinde Güney Kürdistan Kralı adına Şeyh Mahmut Berzenci Reşif Efendi ve kendi temsilcisi olan Arif Efendi ile birlikte Tebriz’te ki Sovyet konsolosluğuna bir mektup gönderir. Mektupta, “Kürt halkı ingiltere’den hak talebinde bulunmuştur. Fakat onlar oldukça vahşi bir biçimde top, uçak ve süvarileriyle halkıma saldırıyor. Birçok yerleşim birimimizi talan etti. Bizim için netleşen bir şey var ki oda Sovyet devleti dışında bize yardım edecek hiç kimsenin bulunmadığıdır. Onun içinde sizden hükümetimizi tanımanızı istiyoruz. Yine düşmanı korkutmak için silaha ihtiyacımız vardır” der.

SÜLEYMANİYE BOMBALANIR

Bu gelişmelerden haberdar olan İngiliz yönetimi ve askeri kuvvetleri Bağdat’ta bir araya gelerek 21 Şubat 1923 Şeyh Mahmut hükümetine şu ültimatomu gönderirler: “Ya tüm idari konseyinle Bağdat’a gelip durumu izah edeceksin ya da görevden alınacaksın.” Berzenci İngilizlerin bu ültimatomuna kulak vermez ve Rewandoz’daki Türk güçleriyle de ilişki kurmaya başlar. Bunun üzerine İngilizler 20 savaş uçağıyla(Air Royal Force) Süleymaniye’yi bombalamaya başladılar. 03 Mart 1923 tarihinde İngilizler uçaklarını tekrardan bombalama için gönderirler. Burada patlamayan kazan bombalarından birinin 250 kg olduğu tespit edilir.

TÜRKLER BERZENCİ’Yİ YALNIZ BIRAKIR

Daha sonra Şeyh Mahmut, Serdeşt (Doğu Kürdistan) yakınlarında bir mağaraya yerleşip 8 Mart’ta Bangî Heq adlı bir gazete çıkarıp ilk sayı-sını “cihad” çağrısına ayırır. Salih Zeki komutasında “Kürt ulusal ordusuyla” kıyam hazırlığını sürdürür. İngilizler Kürt ve Türk güçleriyle kendilerine karşı ittifak yapmasınlar diye ordusunu alıp Koysancak ve Rewandoz’a doğru yola çıkarlar. Rewandoz’daki Türk kuvvetlerin başında bulunan Ali Şefik 22 Nisan 1923 tarihinde kendi güçlerin çekerek Berzenci’yi yalnız başına bırakır. İngiliz, Arap ve bazı Kürt işbirlikçileri Berzenci’ye karşı çetin bir savaş verirler. Bu savaşta Berzenci güçleri kırılır. Rewandoz düştükten sonra 16 Mayıs 1923 tarihinde İngiliz güçleri Süleymaniye’ye girerler.

ÜÇÜNCÜ ŞEYH MAHMUT BERZENCİ HÜKÜMETİ

İngilizlerin Süleymaniye’yi almalarından sonra da direniş devam ettiği için İngilizler Şeyh Berzenci hükümeti yerine kurmuş oldukları geçici yürütme komitesini 14 Haziran 1923’te görevden alır ve 17 Haziran günü de İngiliz yönetimi Süleymaniye’den çekilme kararı alır. Bunun üzerine 11 Temmuz 1923’te Şeyh Mahmut tekrar Süleymaniye’ye döner. Fakat İngilizler, Kürdistan’daki Ranya, Keladıze’nin kuzeyi, Qeradax ve Helepçe’nin güneyi, Çemçemal’ın batısını Süleymaniye ilinden ayrılarak Bağdat’taki işbirlikçi hükümete bağlayarak Şeyh Berzenci’nin etki alanını daraltmaya çalışır.

LOZAN’DA KÜRTLERİN DEVLET KURMA HAKKI ELLERİNDEN ALINIR

22 Temmuz 1923 tarihinde Lozan antlaşmasıyla Kürdistan için şu karara varılır: “Kürtlerin bağımsız devlet kurma hakkı ellerinden alındı.” Bu karardan üç yıl önce Sevr anlaşmasında Türk ve Kürtlerinde temsilcileri olduğu toplantıda Kürtlerinde diğer uluslar gibi kendi kaderlerinin tayin hakkı kararı unutulur. Lozan ile Türk ve İngiliz devletinin kendi çıkarları doğrultusunda Kürdistan’ı kendi aralarında paylaşmasıyla sonuçlanır.

Şeyh Mahmut İngiliz yönetiminin bütün uyarıları ve tehditlerine rağmen Kürdistan’ın diğer bölgeleriyel ilişkisini kesmez. İngiliz kuvvetleri, tehdit amacı ile Şeyh Mahmut’un genel karargahına tekrardan bombalı saldırıda bulunur.

BERZENCİ TESLİM OLMAZ, SÜLEYMANİYE YİNE BOMBALANIR

İngiliz yönetimi şeyh Berzenci’yi “silahlı kuvvetlerin izni olmaksızın asker toplamak, kanunsuz vergi toplamak, ülkenin düşmanlarıyla ilişki kurmak”la suçlayarak 20 Mayıs 1924’te, Şeyh Mahmut’un beş güne kadar teslim olmaması durumunda kentin yeniden bombalanacağı bildirir. Şeyh’in teslim olmaması üzerine 27 ve 28 Mayıs’ta İngiliz Hava Kuvvetleri Süleymaniye’yi bombalar. Bombardımanın şiddeti sonucu şehrin nerdeyse üçte ikisi yıkılır. Berzenci bombardıman sonucu kendi kuvvetlerini Süleymaniye’nin Qelaçolan ilçesine oradanda İran’a çekilir.

1924 Haziran’ın sonlarına doğru Berzenci ve askeri güçleri kendi aileleri ve çocuklarını Parezan’dan Hewraman’a gönderir. Askeri güçlerini de dört koldan Süleymaniye’ye gönderir. Tüm askeri güçlerden sorumlu kişi Macid Mustafa idi. Dört kola ayırdığı askeri güçleri de şu şekildeydi;

1-Seyin Muhamedi Cebari öncülüğündeki suvari birlikleri Kerkük’e bağlı Sengaw ve Cebare gönderilir.

2-Kerim Begê ve Fetah Beg’in öncülüğündeki birlikler Kerkük’e bağlı Derbendê Baziyan ve Çemçemal nahiyesine konumlanır.

3-Xelîfe Yunis’un üzerinde bulunduğu askeri güç Şarezur’e gönderilir

4-Şeyh Muhamedi Seyidi Biçkol öncülüğündeki güç Süleymaniye’ye bağlı Qeredax nayiheysine gönderilir.

BERZENCİ DİRENİŞİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN İŞBİRLİKÇİ GÜÇLERE AF ÇIKARTIR

Abdula Adil, Remzi Abdulkerim Qeradaxi, Yunis Efendi ve Hikmet Efendi öncülüğünde bir piyade birlik Kerkük’e bağlı Şarezur, Derbendi Baziyan ve Çemçamal ilçelerine yolanır. Başka bir askeri güç de Şeyh Reşid Bax komutasında Kerkük’ün Serçinar ve Surdaş ilçelerine gönderilerek buradan da Caf aşiretinin yardım etmesi istenir. Berzenci’nin kendisi ise Şarezur nahiyesine ve çevresine gidip gelerek var olan durumu gözlemler.

İngilizler Süleymaniye’den Kerkük’e doğru geri çekilirler. Bundan dolayı Ekim 1924 yılında Berzenci tekrardan Süleymaniye’ye döner. Mücadelesini tekrardan yükseltmek için direnişi güçlendirmeye çalışır. Bundan kaynaklı o güne kadar İngilizlerle birlikte hareket eden tüm işbirlikçi Kürtlere af kararı çıkarır ve “Kürt halkına karşı işlenen suçlardan pişman olan herkes tekrardan Süleymaniye’ye dönebilir” der.

GÜNEY VE KUZEY KÜRDİSTAN BİRBİRİNDEN KOPARILIR

16 Kasım 1925 tarihinde uluslar arası güçler Türkiye ile Irak arasında belirlenen sınırı resmi olarak kabul eder. Böylelikle Güney ve Kuzey Kürdistan birbirlerinden koparılır. Fakat yine de İngiliz ve Bağdat işbirlikçi hükümetine karşı Kürtlerin ulusal direnişi devam eder.

Berzenci Lozan anlaşmasından sonra kendisine karşı İran, Türkiye, Irak ve İngiliz güçlerinin birleştiğini, işlerin zorlaştığını fark eder. Diğer taraftan da direnişi sürdürdükçe Türk, Arap, İran ve İngiltere’nin Kürt halkı üzerindeki katlaiamlarının devam edeceğini görür. Hatta ilk defa İngiltere bu dönemde Kürtlere karşı kimyasal silah kullanıldığı görülür. Bundan kaynaklı Berzenci Aralık 1926 tarihinde İngilizlerle Xormal köyünde diplomatik görüşmelere oturur. Bu görüşmelerde de bir şey çıkmaz.

İNGİLİZLERE CEVABI: ÇEKİLEMEM

İngilizler Berzenci’den çalışmalarına son vermesini, bir oğlunu da Bağdat’ta okumak için göndermesini talep ederler. Berzenci bu talebi kabul etmez ve onlara şunları söyler: “Benim için kaderim önemli değil, fakat Kürt halkı için umut ettiğim ve uğruna yaşamımı verdiğim her şeyi bu şekilde bırakıp çekilemem” der.

İngilizler Berzenci’nin düşünsel ve ulusal çalışmalarını onaylamaz. Berzenci de İngilizlerin dayatmalarını kabul etmez ve İngiliz uçaklarına rağmen direnişine devam eder. Daha sonra ise İran’a çekilir. Fakat Berzenci 1927 ile 1931 yılları arasında bazen savaşarak bazen de diplomatik yollarla İngilizlerle mücadele eder. İngilizler hiçbir zaman Kürtlerin isteklerini kabul etmez.

Haziran 1930 yılında İngilizler ile Irak hükümeti arasındaki anlaşma resmi olarak kabul edilir. Böylelikle İngilizler Irak’ın bağımsızlığını kabul etmiş olurlar. Irak tümden İngilizlerin eline geçmiş olduğu için burası Hindistan için bir ön karakol görevi görür.

Berzenci 20 Mart 1925 tarihinde Milletler Cemiyetine göndermiş olduğu mektupta kendisini Kürdistan kralı olarak ilan ederek Kürdistan’a bağımsızlık talebinde bulunur.

1956’DA BİR HASTANEDE VEFAT EDER

Berzenci Doğu Süleymaniye, Kuzey Halepçe, Qeradax, Kifri ve Diyala’ya kadar partizan savaşı verir. En son Kerkük’e bağlı Tuz Hurmato’nun kuzeyindeki Awbarik köyünde “düşman” güçleriyle karşılaşır. Burada uzun bir direniş sonucu Arap ve İngiliz askerleri yenilir. Bu direnişten sonra Berzenci Doğu Kürdistan’daki Piran’a doğru çekilir fakat burada İran güçlerinin kendisini arkadan kuşatacağını anlayınca tekrardan İngilizlerle diyalog yolunu seçer.

Berzenci İngiliz ve Arap saldırılarına karşı 1932 yılına kadar direniş gösterir. 13 Mayıs 1932 yılında İngilizlere teslim olur. Daha sonra 9 Ekim 1956 yılında Bağdat’ta hastanede iken yaşamını yitirir. Şeyh Berzenci cenazesi Süleymaniye’de büyük Camiye getirterek cenaze namazı kılındıktan sonra dedesi Kake Ehmedi Şeyh yanına gömülür.

ANF NEWS AGENCY

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s