Komünist Şirinler’in ruhuna Fatiha!

Ahh vahşi kapitalizm sonunda bunu da yaptı! Keskin ve sivri dişleri arasında öğütüverdi çocukluğumuzun en “şirin” komünistlerini…

Neredeyse 3 kuşak büyüten o mavi “Şirinler”in beyazperdeye taşınmış halini izleyince itiraf ediyorum “Komünizm parayı, feminizm kocayı bulana kadar!” sözünün verdiği ayarı iliklerimde hissettim.

“Malsız mülksüz bir köyde eşitçe ve kardeşçe yaşamak ne de kolaymış. Düştünüz kapitalizmin göbeği New Yorklara gördünüz Şirin Babayı” demek istemesem de; bu film, izleyenlere bunu dedirtiyor.

Ama tabii yer mi Anadolu çocuğu?

Yemez…

Her türlü komplonun itinayla kurulabildiği bu zekalar, öyle Amerikan sineması oyunlarına gelecek mi sandınız?

Önce sorarlar adama “neden şimdi?”

Tam da Amerika’nın ekonomik krizde olduğu ve kapitalizmin neredeyse 1,5 yıl da bir tıkandığı bir döneme girmişken, yılların Kızıl şapkalı Şirin Babası ve tayfasını alıp kendinize uydurarak “heytt ulen güç ben de hala!” diyecekseniz, sobelendiniz.

Şirinler çizgi filmi, masum bir çizgi film olmanın ötesinde özellikle İletişim Fakültelerinde “Kültür Emperyalizmi” derslerinde örnek olarak gösterilen bir konu.

İzlediğinizde şirin bir çizgi filmden ibaret gibi görünse de alt metin okumaları o kadar da masum olmadığını gösterir.

Şirinlerin yaşadığı hayat biçimi komünizmi temsil etmektedir. “Para”nın “p”si yoktur hayatlarında.

Şirin Baba özellikle de Kızıl şapkasıyla Karl Marx’ı, şirine feminizmi, süslü eşcinselliği, güçlü şirinse maço erkeği temsil etmektedir. Yaşamları içinde aile yoktur, herkes kardeştir ama ne hikmetse bebek şirin vardır:))

Tabi Gargamel’i ve Azman’ı da unutmamak lazım.

Papaz cübbesi giyen Gargamel kapitalizmi ve dini temsil ederken Azman’da kapitalizmin her dediğini sorgulamadan yapan sistem parçalarıdır.

Ehh bu kadar ön bilgi sanırım yeter. Ders notu mahiyetindeki bu bilgileri yazdım ki aslında ne demek istediğimi daha iyi anlayın!

Şimdi size filmde komünist şirinlerin nasıl da çaktırmadan kapitalizmin kucağına oturtulduğunu anlatmayacağım.

Filmi gidin ve görün! Çarkın dişlilerinin bir şekilde dönmesi lazım:)

Ama çocukluk hayallerimizde yer etmiş Şirinler’in ikinci defa bir ideolojiye kurban edilişini görmek “aslında hiç bir şey göründüğü gibi değildir” dedirten bir korku filmi efekti gibi.

Tamam tamam! Bu kadar sistemin içine gömülmüş yaşarken cümlelerimin yarattığı “abartılı” imajının farkındayım.

Ama yine de içimdeki çocuk kızmadan edemiyor:

“Zaten modern kadını bir giydiğini bir daha giyemeyen, yolda yürürken vitrinlere yapışmadan yürüyemeyen, yeni bir ayakkabı alırken dahi gözü hemen köşedeki kırmızı ayakkabıda olan bir tip manyaklığa attınız, kurtulamıyoruz.

Varolduğundan beri aynı kıyafeti üstünden çıkarmayan, bundan da hiç gocunmayan, aynalarla barışık, güzellik takıntısı olmayan Şirine’ye bari bulaşmasaydınız.”

Tam da Kapitalist sistemin uzun kolları için artık ulaşılmadık alan kalmadı derken “şimdi uzanın ve çocukluğunuza dönün” diyen bir terapist kılığıyla bilinçaltımızın en masum alanlarında gezindiğini görmek can sıkıcı.

Bu arada madem çocukluğunuza döndünüz, gelmeden önce “komünist şirinlerin ruhuna fatiha” okumayı unutmayınız!

Ceyda IŞIK

ceyda.isik@internethaber.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s