SÜRGÜNDE BİR KADIN, REWŞEN BEDİRXAN

Berjin Haki

Ey felek, ka ew sera û
Birc û qûnaxê di min?
Ka rez û bostan û dar û
Kanî ew baxê di min?

Cigerxwîn

Çok yazıp, çok anlattığımız halde anlattıklarımız, unuttuklarımızı yeterince geri getirmez. Kahramanlardan, ünlülerden, yazarlardan, şairlerden sıkça sözederiz. Ne varki, bazıları gölgesinde kalır bir ötekilerinin. Ne kadar yabancılaşmaya, unutmaya karşı olsak bile unutulup, yitirilir birileri ya da birşeyler belleğimizde. Rewşen Bedirxan da unutulmaya bırakılan, ara sıra sözü edilip geçilen Kürt aydın kadınlarından en önde gelen isimdir. Malesef çoğumuz onun neler yaşayıp, neler yaptığının üzerinde pek durmaz, çabucak geçiştiriveririz. Tanıyanların sayısı ise oldukça azdır. Sürgünlüğün o kadın duygularını, nasıl sızlattığını pek azımız düşünmüş olmalıyız. O dönemde sürgün olmanın, başkalarının ülkesinde kalmanın, en önemlisi bir kadın olarak mücadele etmenin hiçte kolay olmadığı kesin. Üstelik yaşadığı yer bir Avrupa ülkesi değil, Suriye. Dinin, feodalitenin etkisinin yüksek olduğu, kadının dıştalandığı bir ülkede ısrarla ve inatla mücadele etmek herkesin harcı olmasa gerek. Celadet Beyi okurken hemen yanı başında duran Rewşen Bedirxan’ın duygularının ne olduğunu hep merak ederim. Kimbilir nasıl da içi sızlıyordur eşinin öyle kahırlı tütün içmesine. Duyduğu haberlerde sürekli kürtlüğün yasaklanması, yok sayılması karşısında kim bilir neler söylemiş neler düşünmüştür? Eşini teselli edip güç verirken kendi yüreğine nasıl söz geçirebildi? Kim nerden bilebilir? Ya neşe? Çalabildi mi bir kere olsun kapılarını? Rewşen Bedirxan ve eşi Celadet Bedirxan Şam da çalınan Üm Qelsüm’ü, Asmahan’ı ve onların söylediği şarkıları dinleyip hüzünlendiler mi? Rewşen Hanım Arapçayı çok iyi bildiği gibi öğretmende üstelik. Arapça çalınan şarkıların tılsımını anlattı mı Celadet Bey’e. Bir mırra pişirip içebildiler mi karşılıklı ve keyifle? Dinlerken dengbej Ehmede Fermane Kiki’nin kavalını, hangi dağı, hangi kaleyi, hangi sürgünde yitirdikleri insanları hatırladılar? Kim nerden bilebilir? Hani Hawar dergisini kurarken yaşadıkları heyecana karşılık, dergi kapatıldığı sırada da yaşadıkları üzüntü karşısında neler yaptılar? Rewşen Hanım güç vermiş olmalı eşine. İnatla yeni bir dergi olan Ronahi için. O bir yazardı. İyi bilirdi kalemin mürekkebinin yürek olduğunu. Hani şöyle bir kaç saniyeliğine de olsa camın karşısına geçip, arap sokaklarına dalarken kendi sürgün acılarının dışında, başka insanların neler yaşadıklarını, acılarını yüzlerinde görebildi mi? Görmez olur mu? Kalemini bu kez de başka insanların en çok da başka kadınların yüreğindeki mürekkebine daldırmış olmalı. Yoksa hiç kadınlar için toplantılara, konferanslara katılır mıydı? Kadın derneklerine üye olur muydu?

Tam yazın başlangıcı olan 1 Haziran 1992 yılında hayata veda eden Rewşen Bedirxan’ı anmak, ”unutulmaya” eğilimli belleklerimizi uyandırmak istedim. Aslında kürtler için bu bir vefa borcudur. Bu nedenle bir kez daha olsa onun hayatına kısaca değinme gerekliliğini duydum.

Daha çok Bedirxan ailesinden olup değerli Kürt aydını Celadet Bedirxan’ın eşi olarak bilindi.

Rewşen Bedirxan 11 temmuz 1902 de Kayseri de ülkesinden uzak, sürgünde dünyaya geldi. Önce sürgünlüğü, sonra kürtlüğü tanıdı. Klamlarda masallarda sıkça geçen ve Kürlerle bir türlü barışmayan feleği daha küçük yaşlarda öğrenmiş oldu. İki yaşında iken ailesi İstanbul’a, 11-12 yaşlarında da Şam’a göç ettiler. Çok geçmeden ailenin bütün sorumluluğunu üstlenen sevgili babasını burada yitirdi. Bir süre sonra Türk ordusu Şam’dan çekilince gittiği okulda Arapça ve İngilizce eğitim aldı.

Öğretmen okulundan mezun olduktan sonra 23 yaşlarında önce Ürdün de, ardından Şam da çalışmaya başladı. Rewşen Bedirxan 1929 yılında evlendi. Ancak yirmi ay sonra eşinden ayrıldı. Bu evlilikte neler yaşadığı, neden ayrıldığı konusunda kaynaklarda pek söz edilememektedir. Rewşen Bedirxan, halkı için çalışmayı ve kendisini sürekli eğitmeyi ihmal etmedi. Kaldıki bu aileden gelen önemli bir öğreti olmuştu. 1934 tarihinde Suriye’de Kadınlar Birliğin’e üye oldu. Anlaşılan odur ki, özellikle o yıllarda toplumda en çok ezilenin kadınlar olduğunun derin bilincindedir. 1935 yılında Celadet Bedirxan ile ikinci evliliğini yaptı. Celadet Bedirxan ile el ele verip Hawar dergisinin çalışmalarını sürdürürken, sürgünlüğün derin acısını iliklerine kadar birlikte yaşadılar. Yaptığı söyleşiler de Celadet Bedirxan’ı sadece bir eş değil, iyi bir öğretmen olarak da gördüğünü söyledi. Rewşen Bedirxan, vatansızlığın nasıl bir anlam taşıdığını çok derinden hissedip yaşarken aynı zamanda tüm kadınların ızdırabının da bir vatanı olmadığının farkındadır. 1944 yılında Suriyeli kadınlar adına Kahire de düzenlenen Dünya Kadınlar Kongresi’ne katıldı. 1946 yılında okul müdiresi olarak atandı. 19 47 yılında ise Suriye radyosunda çocuk programında spikerlik yaptı. Hawar dergisinin dağıtım işlerinin yanında dergide yazılar yazdı. Hawar’da latin alfabesi ile yazılar yazan ilk Kürt kadını olmuştur. Celalet Bedirxan’ın ölümü ile oldukça derinden sarsıldı. Ancak buna rağmen Rewşen Bedirxan çalışmalarını tek başına kalma pahasına da olsa sürdürmekten asla çekinmedi.

1957 yılında ırak Kürtleri ile ilişkilendi. O dönem Atina’da yapılacak olan sömürgeciliğe karşı bir konferansa Kürdistan adına katılmak için büyük çaba sarfetti. Konferansa Kürdistan adına katılmaları için davetiyeler onun eline ulaştı. Davetiyeler Celal Talabani, Nureddin Zaza ve Rewşen Bedirxan’ın adına geldi. Ancak konferansa binbir zorlukla sadece Rewşen Bedirxan katıldı. Bu kongre kürtler için ulusal öneme sahiptir. Bu kongrede Baas partisinin kurucularından Mişel Eflaq’ın Rewşen Bedirxan’ın konuşmasına karşı çıkmasına rağmen Rewşen Bedirxan ilk defa Kürtler adına konuştu. Anılarında konferansda kürt delegeler için ayrılan koltukların konferans boyunca, boş olmasına sitem etmiş ve katılması gereken diğer davetlilerin ”hiçte makul olmayan sebeplerle gelmediğini” üzülerek anlatmıştır. Rewşen Bedirxan burada yaptığı konuşmanın metninin fransızcasını diğer delegelere dağıtmayı ihmal etmez.

Sonraki yıllarda Rewşen Bedirxan, Dr. Nuri Dersim’i, Hasan Hişyar, Haydar Haydar ve Osman Efendi ile birlikte ‘Kürt Bilim Ve Yardımlaşma’ derneğini kurdular. 1971 yılında ise Irak da bulunan Kora Zanyariya Kürd adlı akademinin onur üyesi seçildi. O dönem Kürtlerle ilgili kütüphanelerde bulunan eserlerin toplanması için görevlendirildi. O zaman İstanbul’a giderek bu çalışmayı da başarıyla yerine getirdi.
Ne yazık ki bu dönemlere ilişkin Rewşen Bedirxan’nın neler yaşadığı nasıl zorluklarla karşılaştığına dair hiç bir anlatıma rastlayamadım. O dönem İstanbul’a dönmek onun için nasıl bir duyguydu bilmiyorum. Ancak bilmeyi çok isterdim. Kaldıki sadece o zaman değil, bir kadın olarak tek başına verdiği mücadele takdire değerdir. Vefatından önce kürt kadınlarının Irak da yaptıkları çeşitli toplantı ve kongrelere katılarak katkıda bulunmaktan hiçbir zaman çekinmedi.

Rewşen Bedirxan’ın Dotmam adlı kitabının yanında Kürt Edebiyatından sayfalar adlı bir kitabı da arapça Beyrut da yayınlandı. Bunların dışında bir çok çeviriler yaparak, çeşitli dergilerde yazılar yazdı. “Jin û Bextiyariya Malê” adlı yazısında kadınlara şöyle seslenir: “Güzellik ve bahtiyarlık para ve köşkler değildir. Evet güzellik şudur: Güzel söz, alışveriş ve kendi milleti ve vatanına harcadığı emek, iş ve çalışmadır. Parayla olan yaşamın güzelliği biter. Ancak yurtseverlik ve bilgi ile olan yaşamın güzelliği bitmez.”

Rewşen Bedirxan son yıllarında bir kürt öğrenciyle yaptığı konuşmasında özellikle kürtlerin birliğine değinerek bir arada olmalarını öğütler. Bu konuda söylediği şu söz unutulmazdır: ”Bana Kürtlerin birliğini ver, sana özgür bir Kürdistan vereyim”.

(aktüel bakış)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s