Kendimi gözden geçiriyorum

Kendimi gözden geçiriyorum

azaman@htgazete.com.tr

BAŞBAKAN Erdoğan, geçtiğimiz gün KCK operasyonlarına yönelik eleştiride bulunan gazetecilere “Kendilerini gözden geçirsinler” demiş. Anayasa hukukçusu Prof. Büşra Ersanlı ve yayıncı Ragıp Zarakolu’nun KCK davası kapsamında kargatulumba evlerinden alınıp tutuklanmaları karşısında kimi gazeteciler arasında yükselen infialden söz ediyordu Başbakan Erdoğan.

Aleyhlerindeki iddianame ortaya çıkınca gerçekleri anlayacağımızı belirten Erdoğan’ın sözünü dinlemeye karar verdim ve kendimi, daha doğrusu uzun zamandır tertiplemeye niyetlendiğim not defterlerimi ve resim arşivimi şöyle gözden geçirdim. Akabinde “Eyvah yandım” dedim. Zira “Kürdistan”, “Özerklik”, “Önderlik”, kısacası PKK lügatinin neredeyse tüm sözcükleri not defterlerimin orasında burasında sivilce gibi patlıyordu. Fotoğraflardan hiç bahsetmeyelim. Hele Murat Karayılan ile geçen sene Kandil’de verdiğim poz… Bakınca Muhteşem Yüzyıl’daki Sümbül Ağa’nın gırtlağındaki derinliklerden çıkardığı seslerin benzerleri bir anda benden de çıkıverdi. Bu delilleri derhal yok etmeliyim. Çünkü baksanıza, Büşra Hoca’nın terörist olduğunu kanıtlayabilecek türden deliller arasında benzer ifadeler içeren not defteri varmış. Oysa dün Alper Görmüş’ün Taraf Gazetesi’nde belirttiği gibi büyük ihtimalle Büşra Hoca, tıpkı benim gibi görüştüğü çeşitli insanların (illa Kürt olmaları gerekmez) anlattıklarını not almıştı. Ama savcıya göre bu bir suç.

Sorgulama sırasında hazır bulunan Avukat Hülya Gülbahar’a göre savcı, Büşra Hoca’ya sormuş: “Notlarınızda ‘kendi kaderinizi belirleme hakkı’ yazılı. Bunu niçin yazdınız?” Kadıncağız da, “Burada yazılı olan Türkiye’nin imzalayıp onayladığı BM sözleşmelerinde yazılı olan ‘halkların kendi kaderini belirleme hakkı’dır. Burada o vurgulanmaktadır” demiş. Hızını alamayan savcı bu kez, “Burada ‘İspanya örneği’ yazmaktadır bu ne demek?” demiş. Prof. Ersanlı’nın cevabı: “Bizzat değişik dönemlerde hükümetler (Tansu Çiller’i kastediyor) ve mevcut hükümet de İspanya, İngiltere örneklerinde etnik sorunun çözülmesiyle ilgili incelemeler, araştırmalar yapmadılar mı? Halen de yapılmıyor mu? Bu sorunun da iddia edilen suçla delil olarak en ufak ilgisi yok.”

Elbette yok ama gel de derdini anlat. Terörle Mücadele Kanunu’muzun maşallah kolları öyle bir geniş ki, diyelim ki Kamerun milli futbol takımının hastasısınız, formasını aldınız, haydi kodese. Çünkü Kamerun bayrağı tıpkı PKK bayrağı gibi sarı-kırmızıyeşil. Sahi Cumhurbaşkanı’yla geçen yıl Kamerun’a gittiğimde formalarını almıştım. Tam dünya kupası öncesi. Onu da derhal yok etmeliyim.

Demem o ki, Terörle Mücadele Kanunu’nun mevcut haliyle hepimiz potansiyel terörist konumundayız. Mesele sadece Ersanlı veya Ragıp Zarakolu değil. Yani “Bizlerden birine nasıl dokunursunuz, bu kadarı da fazla” meselesi değil. Ezgi Başaran’ın Radikal Gazetesi’ndeki köşesinde yayınladığı “Anonim türkü: Bir insan nasıl terörist olur?” başlıklı yazısı, anlatmak istediğimi fevkalade özetliyor.

Hopa’da Metin Lokumcu’nun ölümünü Ankara’da protesto ettiği için tutuklanan ODTÜ öğrencisi Ömür Çağdaş Ersoy’un dramını anlatan yazı, Ersanlı ve Zarakolu’nun durumunda olan yüzlerce, belki de binlerce ismini cismini duymadığımız insanların TMK’nın ağlarına nasıl yakalandığına işaret ediyor. Ersoy’un tutuklandığından aylar sonra çıkan iddianameye göre kendisi THKP-C terör örgütü üyesi olmakla suçlanıyor. Aynı davadan yargılanan 23 öğrencinin “suç aletleri” flama, plastik çubuk (flamanın takıldığı plastik çubuk söz konusu) ve taş. Başaran’ın aktardığına göre evlerinde yapılan aramalar sonucunda bulunan deliller ise Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan fotoğrafları, posterleri, Mahir Çayan’ın toplu yazıları, Irak Savaşı’nı protesto sırasında kullanılan dövizler. “Dilenci değil yoksuluz, köle değil halkız” yazan bir pankart, Marx’ın yaşamöyküsü kitabı ve benzer sol yayınlar. Şimdi kütüphaneme göz gezdiriyorum. Marx’ın Komünist Manifesto’su bende de var. Onu da yok edeceğim.

Bir de İmralı duruşmaları sırasında Öcalan’a bakarak çizdiğim portre. Galiba onu da yakmam gerekecek. Belli olmaz bu gidişle Mesud Barzani’nin bana hediye ettiği imzalı fotoğrafı da, işi garantiye almak için Atatürk posterimi de… Evet ben üzerime düşeni yapıp kendimi gözden geçirdim. Şimdi rica sırası bende. Hükümetimiz de şu Terörle Mücadele Kanunu’nu bir zahmet gözden geçirse de ortada bir yerlerde buluşsak. Yoksa çok mu fazla şey istiyorum?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s