Başbakan’ın ordusu karıncaları zehirliyor

Başbakan’ın ordusu karıncaları zehirliyor

M.Salih Erol

Başbakan’ın ordusu, ” vatanımızın bir parçası” dediği ve “kardeş halk” Kürtlerin asırlardır yaşadığı coğrafyayı bombalıyor yine.

Bir coğrafyanın börtü böceğini zehirli gazlarla zehirliyorsan eğer, bilmem ne bombalarıyla koyununu keçisini vuruyorsan eğer, içinde insan barınamasın diye ormanlarını yakıyorsan eğer, özgürlük talebi dışında bir istemleri olmayan sevda yaşındaki çocuklarının cansız bedenlerini kuyulara dolduruyorsan eğer o coğrafya senin değildir. Ve sen orada devlet değilsindir artık.

Yine, ölü seviciler cesetler üstünden matematik yapıyor.

Yine, sevda yaşındaki Kürt ve Türklerin çocukları toprağa düşüyor. Ne garip, her iki tarafta toprağa düşen çocuklarına “şehit” diyorlar.

Yine, devletin galeyanına gelen Türkler, komşuları Kürtlerinin gözlerine sokarcasına balkonlarını bayraklarıyla donatıyorlar.

Yine, sosyal medyanın karanlıklarında kendilerini gizlemiş ve adlarını dahi gizleyecek kadar korkak olan Kürt ve Türklerin sentetik kahramanları, ölü bedenler üzerinden üstünlük yarışındalar.

Günlerdir süren ve dünyaya kapatılmış savaş alanından, egemenlerin izin verdikleri kadar haberdarız.

Kim bilir kaç tane annenin yüreği yangın yerine döndü, kaç ocak söndü. Kim bilir kaç tane kuşun, atılan bombalardan dolayı ödü patladı.

Kim bilir kaç tane karınca yuvası atılan gazlardan dolayı yok oldu.

Kim bilir kaç tane ceylan yavrusu, kazan bombalarıyla yaralanmış Kürt dağlarına küsüp gitti.

Dillerin dualı, ellerin abdestli olduğu bu kutsal ayda, ümmetin kurtarıcılığına soyunmuş Başbakan, futbol maçlarında golleri sayan başıboş amigolar gibi, televizyona çıkmış, elindeki kâğıttan, şu kadar asker şehit oldu, bu kadar terörist öldürlüdü, diye döküm yapıyor.

Aynı Başbakan, Suriye sokaklarında vurulmuş cesetlere sahiplik ediyor. Filistin’de yaralanmış çocuğu tedavi ettirebilmek için özel uçak gönderiyor. Zalim diye Arap diktatörleri ve İsrail Devleti ile kavga ediyor.

Ümmetin mazlumu Kürtler, on yıllardır insanca bir yaşam için ödemedikleri bedel kalmadı. Başbakan ise, özgürlük yolunda verilmiş canların cesetleriyle övünüyor. Oysa, Başbakan’ın iman ettiği din, özgürlük için savaşmayı farz kılıyordu.

Ben bir tarafım, mazlumluktan ve mağduriyetten beli bükülmüş halkımın tarafıyım. Yani Kürdüm. Kürtlüğe ilişkin doğru yapılmış her eylemin ortağıyım, taraftarıyım. Ama anlaşılabilsin diye harflerin tepelerine basa basa yazıyorum; Bir çatışmada can veren asker ölümleri beni sevindirmez. Asker annelerinin çığlığı her kulağıma değdiğinde yüreğim burkulur, kederden heder olurum. Bilirim ki acının tadı nahoştur ve acı düştüğü yeri tarumar eder. Asker ölümlerine, halkımın haklı davasının savunucusu gerillaların ölümüne üzüldüğüm gibi üzülürüm. Bu insan olmanın gereğidir. Çünkü başkalarının acılarına sevinmek de, onlar üzerinden çıkar sağlamak da tarifi olmayan lanetlik bir iştir.

Başta Başbakan olmak üzere Türk halkı, asker ölümlerine üzüldükleri gibi gerilla ölümlerine üzülmeyi öğrenmedikleri sürece daha çok asker ve gerilla ölümleri görecek bu topraklar.

Sadece, Kürtler insani haklara sahip olabilsinler diye beş yüz kişilik bir gerilla grubu, tankları-topları, heronları-jetleri, misket bombaları-zehirli gazları.. olan yüz binlerce sayıdaki bir orduya saldırıyor. Ölümüne yaşama âşık bu insanların intihar gibi eylemlerinin sebebini Başbakan anlayışı anlamayana kadar daha çok ölümler görecek bu topraklar.

Keşke bu konuda, bir cümle dahi yazamayacak kadar kelime bulamayacağımız günler gelse.

Keşke ateş, Kürt ya da Türk bir ocağı daha yakamasa.

Keşke.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s