Türk-İslam çetesi de dağılacak!

Türk-İslam çetesi de dağılacak!
Hasan Bildirici

Kemalistlerden iktidarı devralan Türk-İslam kadrolarının devleti vardırdığı yer, Türk-İslam faşizmi oldu. Biz böyle yazdığımızda İslamcı veya Müslüman arkadaşlar, İslamın faşizmi olmaz diyerek tepki gösteriyorlar. İslamın bal gibi faşizmi olur. Saddamlı, Esatlı, Müberekli, Kral ve Emirlikli Arap cağrafyasında hükümünü sürdüren İslam faşizmidir. Müslümanlık, bir dindir. Hıristiyanlık ve Musevilik de dindir. Dinler kullanılarak kurulan sistemlerin niteliği onun rejim karakterini belirler. Allah ve peygamber satarak iktidara gelen İslam diktatörülerinin zavallı Müslüman halkı götürüp bıraktığı liman ortadadır.

Erdoğan, Türkçü ve İslamcı bir faşisttir. Partisinin kadrolarının çoğu öyledir. AKP faşizminin Kürdistan’da dayandığı taban da Türk İslam faşizminin koltuk değeneğidir.

Batılı devletler, dinle aralarına mesafe koyarak burjuva demokratik birer rejim kurmuşlardır. Batılılar, Hristiyan diktatörlüğünün hüküm sürdüğü Orta Çağ karanlığından çok ağır bedeller ödeyerek kurtulmuşlardır.

Türkiye gibi çalıntı çeyrek demokrasilerle yönetilen ülkelere Batılıların uygun gördükleri ise din karışımı bir diktatörlük olmuştur.

21. Yüzyılda Türkiye Osmanlı artığı Sünni diktatörlere çok mu ihtiyaç duyuyordu?

Hayır, Türkiye ve Kürdistan’ın böyle bir iktidar biçimine ihtiyacı yoktu. Batılı devletlerin, Müslüman dünyasına karşı Batı için ajanlık yapacak AKP gibi İslamcı bir partiye ihtiyaçları vardı.

TC’nin kuruluşunu gerçekleştiren Kemalist diktatörler, Türk İslamcılarını ve ırkçılarını yıllarca solculara, Alevilere, azınlıklara ve Kürtlere karşı tetikçi olarak kullandılar.

Şimdi roller değişti, sokağın tetikçileri iktidarı elegeçirdiler. Batı desteğiyle örgütlendirilen Fethullah Gülen, İslam coğrafyasının kemiklerini kıran Amerika’da oturtularak işlem tamamlandı.

Batı tarafından İslam coğrafyasının kemikleri kırılırken, iktidarda CHP’nin olduğunu düşünün. Her Cuma camiden dağılacak olan Türk-İslam kitleleri “Amerika’ya ölüm, Avrupa’ya ölüm!” diye slogan atacaklardı. Şimdi iktidarda dut yemiş bülbül gibiler. Her fırsatta öten bülbül dut yiyince neden susar acaba? Her halde ağzının tadına varmak için. İslam coğrafyasının kemiklerinin kırılması iktidardaki Türk İslam diktatörlerini rahatsız etmiyor. Aksine yıkılışlarına yardım ediyorlar.

Başkasının mezarını hazırlayanlar, bir gün gelir mezarı hazırlananlar olur. Hapisteki Kemalist 40 general olup bitenin doğru düzgün farkında değiller. Onlar hala bir gün iktidara gelmeyi hayal ediyorlar. Hayır, bu asla gerçekleşmeyecek. Kemalist unsurlar ancak, İslam coğrafyasının kemikleri yeterince kırıldıktan, Türk İslam faşizmi yeterince kullanıldıktan sonra bir istikrarsızlık unsuru olarak Türk sistemine çöreklenmiş İslamcı bürokratların temizlenmesinde kullanılacaklar. Ve o zaman Türkiye asla eski Türkiye olamayacak…

AKP faşizminin Kürdistan sorununda üstlendiği rol, yıkcı ve serserice bir roldür. Batı tarafından kullanılmak üzere oluşturulmuş olan AKP’nin Arap iktidarlarına yönelik kullanılan ajanlık durumu, durmuş bir saatin günde zamanı iki kez doğru zamanı göstermesi gibi, bazen Kürtlerin işine yarıyor. Bu durum, AKP’nin Batı tarafından kullanılmasının bir sonucudur. AKP iktidarının Esad yönetimine tavır almasıyla ortaya çıkan Kürt inisiyatifi, AKP’nin iradesi dışında gelişmiş nesnel bir durumdur.

Tarih Kürdistan’ı parçalayıp sömürgeleştirmiş lanet dörtlüye işte böyle bir de birbirinin kuyusunu kazma rolü yüklemiştir. İran, Suriye, Irak ve Türkiye arasındaki gerlimin niteliği budur. Kürdistan’ın gaspı üzerine kurulmuş hastalıklı gövdelerini karşılıklı yiyip bitireceklerdir.

Türkiye Cumhuriyeti diye bir devlet yoktur, Türkiye Cumhuriyeti Krallığı vardır. Türk devleti, Kemalistlerle İslamcı Türk ırkçıları arasında el değiştiren askeri ve bürokratik bir krallıktır. Meclis, bu krallığın maskesidir. Roma imparatorluğunun da bir senatosu vardı. Roma Senatosu, Türkiye meclisinden daha demokratikti. Türk meclisinin çıkarmaya hala güç yetiremediği bir çok yasa, Roma İmparatorluğu’nun hukukunda yazılıydı.

Bir devleti yaşatacak olan askerler ve bürokratlar arasındaki maaş ve iktidar uyumu değil, devletle vatandaşlar arasındaki hukukun adaleti ve sağlamlığıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Krallığı ile Kürt vatandaşları arasındaki hukuk, bir suç hukukudur. Türk hukukunda Kürtlerin hak ve özgürlükleri değil, neleri yapamayacağı yazılıdır. Alevilerin Türk hukukunda hiçbir yeri yoktur. Solcuların da yoktur. Türk hukuku, Kemalist diktatörlerle Türk İslam ırkçılarının hak ve özgürlüklerini düzenlemiş bir hukuktur.

Bizim için bu bir çete hukukudur bu.

Bu çete hukuku, özgürlük arayışçısı Türk vatandaşları ve Kürt özgürlük savaşçıları tarafından parçalanıp sahiplerinin kanlı ve karanlık suratlarına çarpılacaktır.

Bütün diktatörüler çok kararlı görünürler.

Türk İslam diktatörlüğü de kararlı görünüyor. Çete hukuku yolundaki kararlılık, işte tam da bu, Türk İslam diktatörülerinin de yıkılma nedeni olacaktır.

Tarih, Türk İslam faşistlerine, adalet diyip iktidara geldikten sonraki çeteciliğin hesabını ağır soracaktır.

bildiricihasan@hotmail.com

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s