Rojava raporundaki detaylar yayınlandı

HEWLER 13.09.2013 14:45:00
 

Ulusal Kongre Hazırlık Komitesi’nin Rojava’daki durumu incelemek üzere oluşturduğu komitenin hazırladığı raporun detayları ortaya çıktı.

Federal Kürdistan Bölge Başkanı Mesut Barzani’nin 8 Ağustos’taki talebi ardından Kürt Ulusal Kongresi Hazırlık Komitesi tarafından oluşturulan 9  kişilik heyet, 19 Ağustos günü Batı Kürdistan’a geçerek beş gün boyunca incelemelerde bulundu.  DİHA tarafından yayınlanan raporun detaylarına göre heyet, Dêrîk, Girkêlegî, Enya Şer Rimêlan Paşa köyü ile Rimêlan, Gundê Zexîre, Tirba Sipî, Celaxa, Qamişlo, Dirbesî, Serê Kaniyê şehirlerini ziyaret etti.

Bu raporun detaylarının yayınlanmasından önce Kürt Ulusal Kongresi Hazırlık Komitesi, Rojava Heyeti’nin raporuna ilişkin Federal Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesut Barzani’nin yaptığı bir açıklamanın düzeltilmesini istemişti. Düzeltme yapılmaması halinde raporunun orijinal halinin yayımlanması bekleniyordu.  Barzani, heyetin raporunda Rojava’da katliam yapıldığına dair hiçbir belgenin olmadığını savunurken, Halep bölgesindeki katliamda ölenlerin de iki silahlı güç arasında yaşanan çatışmanın sonucu olduğunu ve heyetin Amude’ye gidişine izin verilmediğini söylemişti.

Oysa raporda Til Hasıl ve Til Aran’daki olaylara ilişkin mağdur ailelerle yapılan görüşmeler yer alıyor. DİHA’nın haberine göre heyet siyasetçi, genç, uzman, avukat, öğretmen, din alimi, aydın ve toplumun önde gelenleri gibi farklı kesimlerinden 400 kişi ile görüşürken, özelikle sivillere yönelik silahlı gruplarca katliamların yapıldığı belirtilen Halep’e bağlı Til Aran ve Til Hasıl’dan kaçan ailelerle görüşmeler yapıldı.

Amude şehrini ziyaret etmek için de heyet üyeleri her ne kadar başvuru yapsa da heyetin iki üyesi (Delil Amed ve Şilan Eminoğlu) buna karşı çıktığına dikkat çekildi. Amude’de iç sorunlar yaşandığı ve bunun da heyetin görev alanına girmediği, sözkonusu iki üyenin karşı çıkışına gerekçe olarak gösterildi. Bundan dolayı da heyetin diğer üyeleri de bu ziyareti yapmamaya karar verdiler.

Heyetinin Batı Kürdistan’da toplumsal kesim ve yapılarla yaptığı görüşmelerinin sonucunda tespit ettiği “sorunlara” yer verildi.  Rojava’da Asayiş güçleri ile YPG güçlerinin oluşturulduğunun belirtildiği raporda iki güce karşı farklı görüşlerin dile getirildiği ifade edildi. Rojava Halk Meclisi (MGRK) ve onlara bağlı kesimlerin, bu iki gücü ulusal güç olarak tanımladığı, Suriye Kürtleri Ulusal Meclisi (ENKS) ve yandaşlarının da bu iki gücü bir partiye bağlı güçler olarak tanımladıklarına yer verildi.

“Siyasi açıdan Rojava Kürdistanı ikiye bölünmüş” tespitinin yapıldığı raporda,  “Bu da ENKS ve EGRK’dir. Her ne kadar bu iki taraf arasında bir antlaşma yapılmış ve buna göre Desteya Bılında a Kurd (Kürt Yüksek Konseyi) oluşturulmuşsa da Hewler antlaşmasının hayata geçmemesi, Desyeta Bılında a Kurd’a bağlı komisyonların oluşturulamaması ve EGRK’nin Partiya Azadiya Kurdi’ye (ki ENKS’nin üyesi) karşı tutumundan dolayı 5 ayı aşkın bir süredir Desteya Bılınd a Kurd’ın toplantıları durdurulmuş” deniliyor.

Sınır kapılarının kapalı olmasının Rojava’da halkın ekonomik sorunlar yaşamasına neden olduğu tespitinin de yapıldığı raporda, “Bu da yaşamsal ihtiyaçların fiyatlarının artmasına, temininde sorunlar çıkmasına neden olmuştur.  Aynı zamanda Rojava’da güvenliğin olmaması ve gerginliğin sürmesinden dolayı bölgedeki tüccarların bir kısmı göç durumunda kalmış, bir kısmı da çalışmalarını durdurmuş” diye belirtiliyor.

Sağlık noktasında da Rojava’da ciddi sorunlar yaşandığının belirtildiği raporda, elektriğin olmamasının, içme suyu kuyularının, fırınların ve işyerlerinin çalışmamasına neden olduğu kaydedildi. Bu durumun da halkın günlük yaşamını olumsuz etkilediği belirtildi.

Raporda, talan edilen birkaç hastanede ilaç, uzman kadroların ve özellikle kan tahlillerinin yapılması için gereken özel malzemelerin olmamasından dolayı Rojava’da sağlık sorunlarını baş gösterdiğinin altı çizildi.

Bu sorunların da Rojava halkının Güney Kürdistan ya da Kuzey Kürdistan’a göç etmesine neden olduğu tespitinin yapıldığı raporda, “Bu durum diğer bölgelerden gelen Arapların onların yerlerine yerleşmesi ve Rojava’nın demografik yapısının değişmesi gibi bir tehlike yaratıyor” denildi.

Heyet üyelerinin, Qamışlo’da Hıristiyanlarla da bir araya geldiği ifade edildi. Bölge halkı ile benzer sorunlar yaşayan Hıristiyanların aynı zamanda kendilerine özgü sorunları olduğuna işaret eden heyetin elde ettiği bilgilere göre Suriye devriminin başladığı günden itibaren, Haseke’de 84, Qamışlo’da 16 Hıristiyan kaçırılarak fidye istendi.

Göç etmek zorunda kalan Hıristiyanların mal ve mülklerinin korunması, siyasi parti ve sivil toplum örgütleri tarafından eğitim devrelerinin açılmasıyla bölge halkının barış, birlikte yaşam ve birbirini sahiplenme üzerine eğitilmesi, Hıristiyanların bölgenin yönetim mekanizmasında Kürtlerle birlikte yer alması biçiminde talepleri dile getirildi.

Raporda heyetin Til Aran ve Til Hasil’e güvenlik sorunlarından dolayı gidemediği belirtildi. Ancak, söz konusu kentlerden Qamışlo’ya gelen üç ayrı grup ile görüşmeler yapıldığı ifade edildi. “Toplam 50 kişiden oluşan bu guruplarda 18’i kadın, 11’i çocuk, 21’i erkek yer alıyordu” diyen heyet, her üç gurubun hikayelerini dinlediklerini ve yaşanan olaylar, ölü sayısına ilişkin farklı görüşlerin ifade edildiğini belirti.

Rojava’ya gönderilen yardımların dağıtılmasına ilişkin de halkın şikayetleri olduğu bilgisi de raporda yer aldı:

Raporda ek bir bölüm olarak görüşülen kesimlerin talepleri sıralandı:

-İlgili tüm taraflar, partiler ve herkesin Hewler Anlaşmasının gereklerinin yerine getirmesi. Kürt Yüksek Konseyi’nin, özellikle de uzman heyetlerinin aktif hala getirilmesi

-Savaşın Kürtlerin çıkarına olmadığı, Kürt halkının düşmanlarının artmasına neden olduğu için Kürt bölgesinde savaşın önlenmesi için acilen çalışma yürütülmesi. Ayrıca savaş ve barış konusunda tüm tarafların katılması ve kararın tek bir tarafın elinde olmaması. 

-Tüm taraflar arasında bütünlüklü ve ortak bir askeri gücün oluşturulması.

-Rojava Kürdistanı için acilen ilaç temin edilmesi

-Federal Kürdistan ile Rojava Kürdistan’ı arasındaki Semalka Sınır Kapısının ticarete açılması. Rojava Kürdistan’ındaki tüm ilgili tarafların katılımıyla yapılacak olan ortak bir programla yürütülmesi, sadece tek tarafın elinde olmaması.

-Rojava Kürtlerinin Türkiye ve Federal Kürdistan Bölgesine göçü engellemek için çalışma yürütülmesi. Sadece insani durumlar için halkın Federal Kürdistan Bölgesine geçişine beli bir süreliğine izin verilmesi. 

-Partilerin başkanlık merkezlerinin Rojava Kürdistan’ına dönmesi.

-Kürt tarafları arasında basın yoluyla karşılıklı yürütülen savaşın önlenmesi.

-Rojava Kürdistan’ında bir kampın kurulması için çalışma yürütülmesi ve kendi yerini bırakmak zorunda kalan halkın bu kamplara yerleştirilsin. Aynı zamanda Federal Kürdistan Bölgesine göç edenlerin Rojava’ya dönmesi için çalışma yürütülmesi.

-Aydınların ve basın çalışanlarının çalışmalarının engellenmemesi ve basın özgürlüğüne ve çalışmalarına saygı gösterilmesi. 

-Türkiye ile Rojava Kürdistan’ı arasında bir sınır kapısının açılması için Kuzey Kürdistan halkının Türkiye hükümeti üzerinde baskı kurması. 

-Halktan bazı kesimler YPG’ye silah ve mühümmat temininde yardımcı olunmasını telap etti.

Heyetin Kürt Ulusal Kongresi Hazırlık Komitesi’ne sunduğu önerileri ise şöyle sıralandı: Rojava Kürdistan’ı için acilen ilaç temin edilmesi, Yukarıda heyete sunulan taleplerin hepsinin yerine getirilmesi için çalışma yürütülmesi, Semalka (Pêşabîr) sınır kapısının ticarete açılması için yeni bir sistemin indirilmesi ve sınırın tek tarafın elinde bulunmaması.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s